EKONOMİK KRİZDE EN FAZLA MESAİ YAPAN MESLEK 'HAYAT...
Reklam
Dr. İLKNUR ÜNER

Dr. İLKNUR ÜNER

‘Acemi Finansçının Günlüğü’

EKONOMİK KRİZDE EN FAZLA MESAİ YAPAN MESLEK 'HAYAT KADINLARI'

12 Kasım 2018 - 22:32

EKONOMİK KRİZDE EN FAZLA MESAİ YAPAN MESLEK ’HAYAT KADINLARI’

Dünyanın en eski, en saygı duyulmayan mesleklerinden biridir ‘hayat kadınlığı’. Pek çok ülkede, farklı dönemlerde ‘hayat kadınlarının’ yaptığı mesleğe lanet okunsa da aslında erkekleri memnun etmenin çok ötesinde, ekonomiyi ayakta tutan veya pek çok siyasi kararın arkasında olan oyuncular olduğunu söylemek gerekir.

16  yüzyılda Fransa’nın en tanınmış hayat kadını Veronıca Franco’nun en sadık müşterisi Kral 3. Henydi. Kralın yatak arkadaşı değil aynı zamanda gizli karar alıcısı olduğu da söylenmekteydi. Güzelliği baş döndüren Veronica cadılıkla suçlanmış ancak aynı gün kendisi ile duruşmaya çıkan hayat kadınları yakıldığı halde o kurtulmuştu.

Catherine Walters ise 19. Yüzyılda İngiltere’nin başdöndürücü güzelliğe sahip hayat kadınıydı.Kendi ülkesinin krali ve komu ülkelerin kralları onun devamlı müşterileri arasındaydı. Ülkeler arasındaki siyaseti gizliden gizliye yönettiği, pek çok kararın onun yanında alındığı anlatılmaktaydı. O döneme güzelliğiyle adını yazdırsa da aslında gizli bir oyuncuydu.

Mata Hari adıyla tanınan  Margaretha G. MacLeod ise egzotik dansları ile yaşadığı bölgede herkesi büyülüyordu.1. Dünya savaşında Almanyanın ajanı olduğu suçlamasıyla kurşuna dizilerek öldürülmüştü.
Her birinin farklı hikayesi olsa da dünyanın en eski mesleği ‘hayat kadını’ olarak yaşamlarını sürdürler.Kimi çok zengin bir şekilde kimi ise kurşunların hedefi olarak öldü. Kimi güzelliği ile baş döndürdü kimisi ise cilvesi ile müşterilerinin en yakın sırdaşı oldu. Pek çok kitabın kahramanı pek çok filmin konusu oldular. Aşkları , yaşamları, yanlızlıkları, cadılıkları, ölümleri hep farklı farklı şekilde anlatıldı. Kimse gerçek hikayelerini anlamak dinlemek istemedi.

Oysaki mesleklerini ne şekilde seçtikleri veya niye yaptıkları tartışılsa da  mesleklerinin anlatılmayan bir yönü vardı. O da bizim yazımızın konusu olan ‘ekonomiyi ayakta tutmaları’ydı. Nasıl yani dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ekonomiyi ayakta tutmaları ne alaka?

Pek çok kitapta okumuşsunuzdur veya filmlerde dikkatinizi çekmiştir.Ekonomik krizin en yoğun olduğu zamanlarda erkekler işsizliğin, ekonomik güçlüğün kaçışını  hayat kadınlarında buluyorlardı.Hayat kadınları ise ekonomik krizde müşterileri memnun etmek için daha fazla mesai harcıyor, daha fazla gayret gösteriyorlardı.

İşin psikolojik destek boyutunu bir yana bırakıp ekonomiyi ayakta tutma konusuna bakacak olursak ekonomik kriz dönemlerinde hayat kadınlarının sayısı ciddi biçimde  arttığını görüyoruz.
1997 yılında yaşanan Tayland krizinden sonra Tayland adeta bir açık geneleve dönüşmüş, bunun için turlar düzenlenir hale gelmiştir.1998 yılı Rusya ekonomik krizinden sonra ise (Türkiye’ye uzandığı hali ile) Rus hayat kadınları dünyanın pek çok yerine dağıldı.Aslında farklı mesleklere sahip olsalar da kadınlar, ekonomik krizde iş bulamadıkları için veya farklı gerekçelerle hayat kadınlığı yapıp ülkelerine ciddi anlamda para girişi sağlıyorlardı. Ülkelerinde yaşanan döviz açığının kapanmasının ‘görünmez kalemleriydi’
Şaşırsanız da yaşanan pek çok ekonomik rkiz bu gerçeği gözler önüne sermiştir.Ekonomik krizde en fazla mesai yapan tek meslek ‘hayat kadınlığı’dır.

İnsanların küçümseyerek baktıkları hayat kadınları aslında karınlarını doyurmanın çok ötesinde, ailelerini ve ülke ekonomilerini ayakta tutmaya çalışıyorlardı.Ülkelerinde üretim gücü, gelişmiş ülkelere ihraç edilebilecek ürün sepeti bulunmadığı için pek çok kadın dünyanın en eski mesleğini ihraç etmeye başlamıştır.
Bir ülkede ekonomik kriz olup olmadığını , hayat kadınlarının sayısına bakarak anlarsınız. İşin geri planına baktığınızda ise saygı duymadığınız o mesleğin arkasında dünyanın pek çok döneminde ekonomilerini ayakta tutmaya çalışan kadınların mücadelesini görürsünüz.

Ponçik: Yazının en can alıcı, en can acıtıcı yanı gelişmekte olan ülkelerde yaşanan krizlerde üretim gücünün kaybedilmesi, ihraç edecek ürünlerinin kalmaması nedeniyle cari açıklarının ‘görünmez kalemleri’ ile kapatılması olmuş.Malesef ki yaşanan krizler gelişmekte olan ülkelerde sürecin bu şekilde olduğunu gözler önüne sermiştir.
Bu yazı Acemi Finansçının günlüğü kitabından alınmıştır.
Bu hikaye  ve bunun gibi bir sürü finansal hikaye gülümseten, masal tadındaki finans kitabı  ‘Acemi Finansçının Günlüğü’nde
http://www.kitapyurdu.com/kitap/acemi-finanscinin-gunlugu/432984.html&filter_name=ilknur%20k%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1g%C3%BCl
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum