KADININ KENDİ VAR AMA KADININ ADI HALA YOK
Reklam
Reklam
Dr. İlknur ÜNER

Dr. İlknur ÜNER

‘Acemi Finansçının Günlüğü’

KADININ KENDİ VAR AMA KADININ ADI HALA YOK

07 Mart 2021 - 15:05

KADININ KENDİ VAR AMA KADININ ADI HALA YOK

Değerli yazar, rahmetli Duygu Asena’nın ‘Kadının Adı Yok’ kitabını okuduğumda ilkokul çağındaydım. Yayınlandığı dönem kitap çok ses getirmiş, çok tartışılmıştı. 10 yaşında bir çocuğun gerçeklerle yüzleşmesinin etkisiyle ‘kadın’ konusu yüreğime yer etmişti. Gerçekten de Kadının Adı Yok muydu?  Yoksa yazılanlar kurgu muydu?




Kitabı sayesinde tanımıştım Duygu Asena’yı kim bilir kaç kız çocuğu onun kitabı sayesinde farkına varmıştı ‘toplumdaki cinsiyet eşitsizliğini ve kadının toplumdaki yerini’ (Belki de bu kitap sayesinde başlamıştı bu mücadeleleri kimbilir)

Her gün kadın cinayetlerinin işlendiği, ‘kadın mıdır kız mıdır bilemem’ diye siyasetçi söylemlerine konu olan günümüz toplumunda kadın istatistikleri neyi söylüyordu?
TUİK, 2020 kadın istatistik raporunun ana başlıkları şunlardır:
  • Türkiye nüfusunun %49,9'unu kadınlar, %50,1'ini erkekler oluşturmaktadır.
 
  • Doğuşta beklenen yaşam süresi kadınlarda 81,3 yıl, erkeklerde 75,9 yıl şeklinde hesaplanmıştır.
 
  • Seçilmiş göstergelere göre ise ; okur yazar olmayan kadın oranı erkeklere göre daha yüksektir. Fakülteden veya yüksekokuldan mezun nüfusta ise kadınların oranı erkeklerden düşüktür. İstihdam oranında ve işgücüne katılım oranında kadın istihdam oranı daha düşük, işsizlikte ise kadın işsizlik oranı daha yüksektir
  
  • 2019 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının %26,7, erkeklerin istihdam oranının ise %87,3 olduğu görüldü.
 
  • Çalışma hayatında kalma süresi, bir kişinin hayatı boyunca işgücü piyasasında aktif olması beklenen yıl sayısı olarak tanımlanır. Çalışma hayatında kalma süresi, 2013 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki kadınlarda 16,7 yıl, erkeklerde 37,7 yıl iken 2019 yılında çalışma hayatında kalma süresi kadınlarda 19,1 yıl, erkeklerde 39,0 yıl oldu.
 
  • Meclise giren kadın milletvekili oranı, 2007 yılında %9,1 iken bu oran 2020 yılında %17,3 oldu
 
  • Evlenme istatistiklerine göre; resmi olarak ilk evliliğini 2020 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 25,1 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 27,9 oldu
 
  • 2019 yılında kadınların %40,4'ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu, eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının ise %15,1 olduğu görüldü.
 
  • Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2020 yılında yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı toplamda %19,1 iken bu oran kadınlarda %27,3, erkeklerde %10,7 oldu. 

Toplumun yarısını oluşturan kadınların günümüz toplumunda yerine baktığımızda ise ne yazık ki eğitim bakımından ve iş gücüne katılım bakımından erkeklere göre çok gerilerde olduğu görülmektedir. Kadın işsizlik oranının yüksek olması ise bunun bir göstergesidir.

Toplumun yarısını oluşturan kadın iş gücünün kullanılmaması toplumu tek bacağı aksak bırakmaktadır. 

Ayrıcalık değil eşitlik isteyen kadınlar ise partilerde zorunlu kadın kotası konularak teselli edilmeye çalışılmaktadır.

Günümüz Türkiye’sinde ‘Kadının Kendi Var Ama Kadının Adı Hala Yok’

Duygu Asena’yı saygıyla anıyorum
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum