YOLCUDUR ABBAS BAĞLASAN DURMAZ!!!!!!!!!!!!!!!! EKONOMİDE KAÇIŞ...
Reklam
Reklam
Dr. İlknur ÜNER

Dr. İlknur ÜNER

‘Acemi Finansçının Günlüğü’

YOLCUDUR ABBAS BAĞLASAN DURMAZ!!!!!!!!!!!!!!!! EKONOMİDE KAÇIŞ SENDROMU

25 Ağustos 2021 - 20:13

YOLCUDUR ABBAS BAĞLASAN DURMAZ!!!!!!!!!!!!!!!!
EKONOMİDE KAÇIŞ SENDROMU

Çocukluk arkadaşım Yasemin, komşumuzun kızı Defne, fizyoterapist dostum Hilal, akademisyen arkadaşım Ayşegül, eski iş yerimde birlikte çalıştığım yönetici arkadaşlarım Mehmet bey ve Hüseyin bey, yazılım mühendisi dostum Sevgi ,

şirket sahibi aile dostumuz Kazım ve daha ismini sayamadıklarım…bütün bu sevdiğim arkadaşlarımın, dostlarımın ortak tek bir tarafı var. Hepsi de son 3 yılda yurt dışına yerleşmiş olmaları… Hepsi iyi eğitim almış, meslek sahibi, başarılı kişiler..

Bütün aile-yaşam düzenlerini değiştirip, bir anda yurtdışına yerleşme kararı aldılar. Üstelik bu kararı alan, almayı bekleyen sadece onlar da değiller.
Neredeyse her gün Ekşisözlük’te ‘bu ülkeden gitmek’ başlığına yüzlerce genç
bu ülkeden gitmek istediklerine dair yorum yazıyor ya da Linkedln’de pasaportuyla birlikte veda yazısıpaylaşıyor.

Hikaye ve kaçmak istemenin sebebi ne olursa olsun tek gerçek ‘Türk insanı kaçış sendromu’na yakalanmış vaziyette.

TUİK göç istatistiklerine baktığımızda ise 2016 yılından itibaren her yıl göç eden
insan sayısının arttığını ve 2019 yılında 330 bin 289 kişiye ulaştığını görüyoruz.
2019 yılında göç edenlerin en yüksek olduğu grubun yüzde 15,2 ile 25-29 yaş
grubu olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13 ile 30-34 ve yüzde 12,6 ile 20-24 yaş grubu izledi. Yıllar itibari ile yurtdışına göç eden yaş gruplarının ise 25-29 yaş grubuolduğu görülmektedir.



 
 
 
 
  YAŞ GRUPLARINA GÖRE GÖÇ EDEN KİŞİ SAYISI
 Yaş 2016 2017 2018 2019
20-24 27 bin 616 36 bin 410 42 bin 721 41 bin 594
25-29 28 bin 982 39 bin 382 50 bin 711 50 bin 154
30-34 22 bin 433 31 bin 289 42 bin 703 42 bin 882
35-39 17 bin 762  24 bin 877 34 bin 319 34 bin 794
40-44 13 bin 5 18 bin 838 26 bin 577 26 bin 222
45-49 10 bin 156 15 bin 397 21 bin 839 20 bin 548
 
Nereden çıktı bu kaçma isteği?
Ahhhh şu çılgın kaçan- göçen Türkler!!!!!!!Atalardan kalma bir gelenek mi yoksa
son yıllarda ortaya çıkan bir sendrom mu?

Drapetomania ilk defa Amerika’lı doktor Samuel A. Cartwright tarafından
Amerika’da zenci köleleri kontrol altında tutmak için kavramlaştırılmış ve zamanın
tıp literatürüne ruhsal bir hastalık olarak sokulmuştur. Bu kavram kölenin kaçma arzusu ya da kölenin efendisinden kaçma hastalığı olarak tanımlanmaktadır.

Drapetomania* hastalığı (Drapetomania sözcüğü ; Yunanca “Kaçak Köle” ve “Delilik” sözcüklerinin bir araya gelmesiyle oluşturulmuş)  19. yüzyılda A.B.D.`de görülen bir hastalıktır. (White, 2002:41)
Bu hastalığa sadece tarlalarda çalışan Afrika kökenli siyahi köleler yakalanmaktaydı. Dönemin bilim adamları kölelerin bu hastalığı Afrika`dan getirdiklerini düşünmüşlerdir. Tarlada çalışırken güneş ışınlarının etkisiyle mikrop vücutta aktive oluyor ve hastalığa yakalanan zavallı köleler birden işlerini güçlerini bırakarak deliriyorlar ve kaçmaya başlıyorlardı.

Cartwright, kölelere iyi davranılırsa, yeterli yiyecek, giyecek ve yakacak odun verilirse, her aileye kalabilecekleri bir ev sağlanırsa; ancak geceleri ortalıkta dolaşmalarına, içki içmelerine izin verilmez, birbirlerini ziyaret etmeleri sınırlanır, aşırı çalıştırılmazsa yönetilmeleri son derece kolay olur, tıpkı dünyanın başka yerlerindeki diğer insanlar gibi! Bu “normal” şartlarda kölelerin kaçma isteği duymaması gerekir olarak değerlendiriyordu.

(Dr. Cartwright’in tedavi önerisi: Kölenin içine girmiş bu şeytanı kovmak için sistemli bir şekilde kırbaçlanmasını önleyici bir yöntem olarak öneriyordu; ama tabii ayak başparmakların kesilmesi şeklinde daha kalıcı bir tedavi de olası demektedir!)
Türk insanı bu sendroma mı yakalandı bilinmez ama bildiğimiz bir gerçek var ki herkesin farklı sebeplerle de olsa gerçeklerden kaçtığı bir dönemdeyiz……..Herkes yeni umut, yeni yol arıyor.

Peki ekonomide gerçekleri kabul ediyor muyuz yoksa ekonomide de gerçeklerden kaçmayı tercih ediyoruz?
Türkiye ekonomisi ile ilgili göstergeleri TÜSİAD’ın Mart 2021 tarihli raporundan birlikte değerlendirelim.

YORUMLAR

  • 0 Yorum