DÖNÜŞÜM MÜ O DA NEYMİŞ? BÜYÜME Mİ DEDİNİZ YOKSA?
Reklam
Dr. İlknur ÜNER

Dr. İlknur ÜNER

‘Acemi Finansçının Günlüğü’

DÖNÜŞÜM MÜ O DA NEYMİŞ? BÜYÜME Mİ DEDİNİZ YOKSA?

25 Eylül 2019 - 21:11

DÖNÜŞÜM MÜ O DA NEYMİŞ? BÜYÜME Mİ DEDİNİZ YOKSA? 
 
Bu aralar yine çıkmaz sokaklarda dolanıyorum.Ünlü yazar Franz Kafka’nın Dönüşüm kitabında kitabın kahramanı kumaş satıcısı Gregor Samsa bir sabah kendisini böceğe dönüşmüş bulur.Kafka usta kalemiyle Gregor’un yaşadığı dönüşümü müthiş anlatır.

Bir yanımda Kafka’nın müthiş hikayesi öbür tarafımda ekonomik büyüme ile ilgili iddalı sözler..Kalbim ile beynim savaş vermeye başladı yine.Aklımda çılgın sorular- sorunlar


Son günlerde herkesin dilinde 2020 yılında beklenen agresif büyüme hedefleri…. Türkiye’de herkesin ekonomist olduğu herkesin ekonomik yorum yaptığı şu günlerde kavramların da hedeflerin de iyice karıştığını düşünüyorum.
Değerli ekonomistler büyüme verileri ile ilgili çok değerli yorumlar yapsalar da Acemi Finansçının kaleminden de ‘büyüme’ kavramını okuyun istedim.


Ekonomik Büyüme: Bir ekonominin ürettiği mal ve hizmet miktarındaki artışları ifade etmekle birlikte aynı zamanda ekonominin reel gelir düzeyindeki artışları olarak tanımlamaktadır.
 
Büyümenin hesaplandığı ana ekonomik gösterge olan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) bir ülkede belirli bir dönem içinde üretilen mal ve hizmetlerin fiyat cinsinden toplam değeridir.GSYH belirli bir dönemde önceki döneme göre artış göstermesine ekonomik büyüme demektir.
 
Kalkınma: Literatürde bir ülkenin üretim yapısını yüksek katma değerli ürünler üretecek şekilde dönüştürmesi ve gelirin adaletli bir şekilde dağıtımı ve yaşam standartlarının yükseltilmesi olarak tanımlanmaktadır  
 
Kalkınmanın Amaçları 
 
  • Üretim ve teknoloji boyutu; Daha yüksek katına değerli ürünler üretmek
  • İnsani boyutu; Yaşam standartlarını yükseltmek
  • İstihdam boyutu; İstihdam olanaklarını arttırmak ve çalışma koşullarını iyileştirmek
  • Çevre boyutu; Çevreye en az zararı vermek
  • Hâkimiyet boyutu; Toplumlarla yarışta önde yer almak
  • Özgürlük boyutu; İktisadi, siyasi, sosyal ve uluslararası ilişkiler bağlamında özgürlük düzeyini yükseltmek.
Şeklinde kısaca sıralanır.
 
Kalkınmanın ölçülmesinde 2 ana kriter değerlendirilir.
 
  • Kişi Başına Gelir Düzeyi: Ülkelerin kalkınma düzeylerinin karşılaştırılmasında kullanılan temel ölçüt kişi başına gelir düzeyidir. Tek ölçüt olarak kullanılması doğru değildir
  •  
  • İnsani Gelişme Endeksi: 1990 yılından itibaren Birleşmiş Milletler Kalkınma Ajansı (UNDP) tarafından açıklanan ve kalkınmışlık göstergesi olarak kullanılan endekstir. Endeks sıfır ile bir arasında değer almaktadır ve değerin bire yaklaşması insani gelişmişliğin arttığını gösterir. Endeks üç boyut üzerinden ile saptanmaktadır.
 
  • Uzun ve sağlıklı bir yaşam (Ortalama ömür endeksi)
  • Bilgiye ulaşabilirlik (Eğitim Endeksi)
  • İnsan onuruna yakışır bir yaşma standardı (Gelir endeksi)
UNDP’nin düzenli olarak yayınladığı başlıca endeksi İnsani Gelişme Endeksi’ni (İGE) içeren “İnsani Gelişme Endeksleri ve Göstergeleri: 2018 İstatistiksel Güncellemesi” raporunda en yüksek İnsani Gelişme Endeksi değerine sahip olan ilk üç ülke Norveç (0.953), İsviçre (0.944) ve Avustralya (0.939) olurken, en düşük İnsani Gelişme Endeksi değerine sahip olan üç ülke ise Güney Sudan (0.388), Orta Afrika Cumhuriyeti (0.367) ve Nijer (0.354) oldu.

Türkiye 2015 raporunda yer alan İGE’de 0.761 puan ile 188 ülke ve bölge içinde 72. Sırada, 2016 raporundaki İGE’de ise 0.767 puanla 188 ülke ve bölge arasında 71. sırada yer almıştı. Son gelen istatistiksel güncellemenin ardından Türkiye 0.791 puan ile 64. oldu. Ancak metodoloji değişikliği sebebiyle sıralamalar yıldan yıla kıyaslanamıyor.

Türkiye’nin İnsani Gelişme Endeksi değeri 1990 yılından bu yana %36.6 artışla 0.579’dan 0.791’e yükselmiştir. Aynı tarihler arasında doğumda beklenen yaşam süresi 11.7 yıl, beklenen öğrenim süresi 6.3 yıl, brüt milli gelir ise %121.2 artış göstermiştir.

Eşitsizlik hesaba katıldığında Türkiye’nin İGE değeri %15,4 kayba uğramış
İnsani gelişmede eşitsizlik farkı düşüldüğünde, Türkiye’nin değeri boyut endekslerinin dağılımındaki eşitsizliğe bağlı olarak %15,4’lük bir kayıpla 0,669’a düşüyor. Türkiye, ayrıca eşitsizlik nedeniyle, İnsani Gelişme Endeksi değerinde, kendi bölgesinde yapılan sıralamada geriye düşmüş görülmektedir
Dünya Savaşı sonrası kalkınma anlayışı savaşta yıkıma uğrayan Avrupa’nın yeniden güçlü hale getirilmesi üzerine yoğunlaşmış ‘kalkınma’ daha önemli bir kavram haline gelmiştir.Kalkınma kavramının Üçüncü Dünya ülkeleriyle ilişkilendirilmesi 1950’Ii yılların ortalarından itibaren başlarken Kalkınma iktisadı 1950 1975 arasında altın yıllarını yaşamıştır.

Bu dönemde hızlı sermaye birikimi iktisadi kalkınmanın motoru olarak görülmüştür. Hızlı sermeye birikimi hızlı sanayileşmeyi getirecek ve bu da işsizliği ortadan kaldıracaktır.İthal ikameci sanayileşme, planlama ve dış yardımlar sermeye birikimi yolu ile hızlı büyümenin temel belirleyiciler olarak ortaya çıkmıştır.


1950’li yıllarla 1970’li yılların ortalarına kadar en parlak dönemini yaşayan kalkınma iktisadı gözden düşmeye başlamıştır.Kalkınma kavramı ile birlikte özdeşleştirilen büyümenin sağlayacağı damlama etkisinden herkesin yararlanacağı düşüncesi gerçekleşmemiştir.Yoksulluğun azalması, gelir dağılımının iyileşmesi ve işsizlik oranlarının azaltılması beklentileri karşılanamamış ve kalkınma iktisadı gözden düşmüştür.
 
Kalkınma iktisadı 1970’li yıllardan itibaren gözden düşmüş olsa bile zaman içinde gelişmeler salt ‘büyüme’ye dayalı ekonomilerin bir süre sonra büyük açmazlara karşılaştığı görülmüştür. Gelişmekte olan ülkeler için ‘kalkınma’ büyümeden çok daha değerli bir kavramdır.
 
Beğenilen animasyon filmlerinden biri olan Buz Devri filminin  baş karakterlerinden biri olan mamut Ellie keseli sıçanlar arasında büyüdüğü için kendini keseli sıçan sanmaktadır.Kendi gibi mamut olan Manny onu mamut olduğuna ikna edince filmde şunu söyler ‘gece keseli sıçan olarak uyudum ancak sabah mamut olarak kalktım’
 
Filmlerde kitaplarda bir gece değişim dönüşüm yaşansalarda bu yalnızca filmlerde kalır. İnsanlar da ekonomiler de bir gecede değişim beklerler. Agresif büyüme hedefleri , hızlı enflasyon düşürme, hızlı üretimi arttırma gibi kısa vadeli büyük hedefler koyulabilir.

Oysaki bütün bunlar ‘kalkınma’ için yeterli değildir.Belki de başta ‘büyüme’ hedefine odaklanmak yerine ‘kalkınma’ hedef olarak alınsa bütün bu kavram-hedef karmaşası son bulur. 

 
Gelişmekte olan ülkelerde büyüme ekonominin ‘motoru’ olarak algılanmakta ve ekonomik hedeflerin başında yer almaktadır.Türkiye’nin büyüme rakamları ve İnsani Gelişme endeksi verileri yazıda paylaştığımız gibi olup, Türkiye’nin büyüme ile kalkınma değerlendirilmesi takdirinize sunulmuştır.
 
Bakarsınız Gregor gibi bir gecede böceğe dönüşür veya Ellie gibi keseli sıçan olduğumuzu sanar sabah mamut olduğumuzu anlarız kimbilir?
 
Belki bir gece büyüdüğümüzün düşünerek uykuya dalar sabah kalkınmış olarak kalkarız kimbilir?
Türkiye ekonomisinin 2010 yılından bu yana büyüme hızı yıllar itibarıyla şöyle:
                                                                                                               

Gülümseten finans magazin kitabi ACEMİ FİNANSÇININ GÜNLÜĞÜ-II geliyor.Az sonra
 

https://www.kitapyurdu.com/kitap/acemi-finanscinin-gunlugu/432984.html&filter_name=ilknur%20k%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1g%C3%BCl

                                 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum