Dr. İlknur ÜNER

Dr. İlknur ÜNER

‘Acemi Finansçının Günlüğü’

PROCE

10 Aralık 2019 - 19:35

PROCE

Her Türk gencinin her Türk girişimcinin projesinin olduğu adeta ‘pojesiz adama kız verilmediği’ şu günlerde Aceminin de birbirinden parlak projelerinin olduğu doğrudur.

Komşusu 70 yaşındaki Saliha teyzenin abdest suyu ile bahçe sulama ‘procesi’ni  duyan Acemi Finansçı da kendi procelerini gün ışığına çıkartmaya başladı.

Acemi Finansçı da kaynak sorunu için acaba sıgara paketlerinin içindeki parlak kağıtları mı toplasak yoksa Araplara dini bütün-sanatıyla ışık saçan Nihat Doğan gibi sanatçıları mı ihraç etsek yoksa rezidans usulü mezarlık sistemine mi geçsek(mezar fiyatları aldı başını gidiyor) diye çılgın proceler peşinde koşmaya başladı…

Bir kentin finansal kavramlarının yoğunlaştığı, yerel ve uluslararası banka ve kurumlarının geniş anlamda faaliyet gösterdiği , menkul değer alış ve satışlarının yapıldığı bölgelere ‘finans merkezi’ olarak nitelenir.İstanbul’un uluslararası finans merkezi olması , son zamanlarda ülkemizin ekonomi gündemini meşgul eden bir konu olmuştur.

City of London’un yaptığı araştırmada dünyanın en önemli 10 finans merkezi sırasıyla; Londra, New York, Singapur, Hong Kong, Zürih, Cenevre, Tokyo, Chicago, Frankfurt ve Sydney’dir.Sydney ChicagoFrankfurt Honk Kong’tur.

Dünyadaki Finans Merkezi örneklerine baktığımızda, Londra ve New York’un diğer şehirlere göre öne çıktığını görüyoruz.

Avrupa’nın en büyük 500 şirketinin 100 ’ü; Dünyanın en büyük finans şirketlerinin ¼’i;- Dünyadaki 550 bankanın ve global menkul kıymet kurumlarının ofisleri Londra’dadır.

Avrupa Birliği ve özellikle Doğu Avrupa ülkelerinin yaşamakta olduğu ekonomik sıkıntılar dikkate alındığında, İstanbul’ un bölgenin en önemli finans ve ticaret merkezi olma şansının yüksek olduğu görülmektedir.
İstanbul’ un bu konudaki en büyük rakibi olarak kabul edilen Dubai Uluslararası Finans Merkezi, 2004 yılındaki kuruluşundan sonra, Ortadoğu’ daki siyasal sıkıntılardan dolayı yeni bir rota arayan uluslararası ve bölgesel pek çok finansal kuruluşu bünyesinde toplamıştır.Fakat krizinden sonra yabancı yatırımların Dubai’ ye olan ilgilerinin azalması, İstanbul’ un uluslararası finans merkezi olma yolundaki avantajını daha da arttırmıştır.

İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin hayata geçirilmesi, G20 üyesi ve dünyanın 16. büyük ekonomisine sahip olan Türkiye’nin yılına kadar dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefine ulaşmasında önemli bir adım olacaktır.

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği(TSPB) Uluslararası Finans Merkezleri adlı dünyanın belli başlı finans merkezleri üzerine çok değerli ve kapsamlı bir rapor yayınlamıştır.Bu raporda şu değerlendirmeler öne çıkmaktadır.

Dünyada finans merkezlerinin gelişmişliği konusunda sıralama yapan genel kabul görmüş Global Financial Centres Index (GFCI) metodolojisine göre , finansal merkezlerin beş ana alanda rekabetçi olması gerekmektedir. Bu alanlar şöyle sayılmıştır: iş ortamı, beşeri sermaye, altyapı, finansal hizmetler sektörünün gelişmişliği ve şehrin itibarı.

İş ortamının uygunluğunu belirleyen unsurlar siyasi istikrar ve hukukun üstünlüğü, kurumsal ve düzenleyici çevre, makroekonomik çevre ile vergi ve maliyet avantajlarıdır. Beşeri sermayenin durumu, yetkin çalışanların varlığı, iş gücü piyasasının esnekliği, eğitim ve gelişme altyapısı ile yaşam kalitesi ölçütlerine göre sorgulanmaktadır.

Altyapı kalitesinin belirleyicileri inşaat altyapısı, bilgi ve iletişim altyapısı, ulaşım altyapısı ile sürdürülebilirlik ortamının gelişmişliğidir. Finansal hizmetler sektörünün gelişmişliğinin belirleyicileri, farklı finansal hizmetler sınıflarının derinliği ve genişliği, sermayenin uygunluğu, piyasa likiditesi ile ekonomik çıktıdır. Son olarak, şehrin itibarı ise şehir markası ve cazibesine, yaratıcılığın seviyesine, çekiciliğe ve kültürel çeşitliliğe ve diğer şehirlerle olan göreli durumuna göre puanlanmaktadır. 


GFCI sıralamasında ön plana çıkan ve finans merkezi konumuna erişmiş kentlerden ilk onu, ile İstanbul’un konumu aşağıdaki tabloda sunulmaktadır. İstanbul’un sıralamada en yüksek seviyeye ulaştığı Eylül 2014 ile en güncel dönem olan Eylül 2018 arasındaki değişime de yer verilmiştir



Raporda yapılan değrlendirmelere göre, New York, Londra, Frankfurt, Şanghay gibi şehirler bağlı bulundukları ülkenin dünya ekonomisi ve ticaretindeki tarihsel rollerinin neticesinde doğal olarak finans merkezi şeklinde sivrilmiş, politika yapıcılar ise bu rolü desteklemiştir. Singapur, Dubai, Astana, Tallinn gibi kentlerde ise merkezi yapının planlı ve hedefli bir şekilde kentin küresel finans merkezi olması konusunda politika ürettiği ve eyleme geçirdiği gözlenmiştir. 

Ekonomik büyümenin desteklenmesi ve katma değeri yüksek olan finans sektörünün geliştirilmesi amacıyla İstanbul Uluslararası Finans Merkezi çalışmalarına ilk olarak 2009 yılında hükümetin açıkladığı strateji ve eylem planı belgesi ile başlanmıştır.

İstanbul’un küresel ölçekte bir uluslararası finans merkezi haline getirilmesine yönelik olarak şu ana kadar atılan adımlara rağmen, uluslararası sıralamalardaki yeri gerilemektedir. İstanbul, GFCI’ye göre 2009 yılında 75 merkez arasından 72. sırada yer alırken, Eylül 2014’teki raporda 83 merkez arasında 42. sıraya kadar ilerlemiştir. Eylül 2018’de yayınlanan son raporda ise İstanbul 100 merkez arasında ancak 68. sırada yer bulabilmiştir

Raporda şu analiz önem arz etmektedir: 

Küresel finans merkezi olmanın en önemli bileşenlerinden biri sağlam ve öngörülebilir bir düzenleyici çerçevedir. Evrensel hukuk normlarının dışında kalan ülkeler ise finansal piyasalara özgü düzenlemeler getirmek suretiyle finans piyasası aktörleri açısından öngörülebilir ve istikrarlı bir düzenleyici çerçeve ile etkin ihtilaf çözüm mekanizmaları tesis etmektedir.

İstanbul’un küresel ölçekte bir finans merkezine dönüşmesi için her şeyden önce Türkiye’nin hukuk düzeninin yabancı yatırımcılara güven vermesi şarttır. İkincil mevzuat hazırlanırken de konuyla ilgili tüm tarafların görüşlerinin sistemli bir şekilde ele alınıp değerlendirildiği bir yaklaşımının benimsenmesi gereklidir. 


Bütün bu değerlendirmeler çok değerli olmakla birlikte Acemi Finansçının da şu can alıcı noktaları da eklemesi yararlı olacaktır.
  • Borsa İstanbul’un 2018 yılı için borsaların piyasa değerlendirmeleri sıralamasında 33.sırada olduğu, borsaya kote şirket sayısı bakımından 26.sırada olduğu, pay senedi işlem hacminde ise 22.sırada olduğu görülmektedir.
Borsa İstanbul’un piyasa bazında işlem hacmi gibi bir çok kritere bir arada bakıldığında Borsa İstanbul’un potansiyeli olmasıyla birlikte pek çok yönden gelişmesi /güçlenmesi gerektiği görülmektedir.




 
  • Yatırımcılar bakımdan değerlendirme yapıldığında ise yurtiçi yerleşik müşterilerin yatırım enstrüman tercihlerinin en başında mevduat olduğu ,yabancı yatırımcı müşterilerin ise ilk tercihlerinin pay senedi olduğu görülmektedir.Bu kompozisyon ise yıllar itibari ile çok büyük değişikliğe uğramamıştır. Bu tablo  yurtiçi yerleşik müşterilerin mevduat dışındaki diğer yatırım ürünlerini tercih edebilmeleri için ‘finansal okur yazarlık bakımından daha bilgili’ ve ‘güven’ sorununun aşılması gerektiği görülmektedir.

 
  • Sermaye piyasalarında yatırımcılara hizmet veren aracı kurumların finans sektöründe payları yıllar itibari ile azalan bir seyirdedir. Bankaların ağırlıklarının arttığı, aracı kurumların yıllar itibari ile işlem hacimlerinde yaşanan düşüşle birlikte  aracı kurum sayısında azalna, aracı kurum çalışan sayısı her yıl azalma görülmüştür.
 
Aracı Kurumların Toplam Çalışan Sayısı 2002/12 2006/12 2010/12 2014/12 2018/12 2019/06
Aracı Kurum Sayısı 119 100 93 86 63 63
Çalışan Sayısı 6.627 5.899 4.948 5.658 4.916 4.866
Kaynak: Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği            
 

Finans merkezi olabilmenin alt yapısında güçlü finansal kurumlar, güven duyan yatırımcı , güçlü bir borsa gibi gereklilikler olduğu açıktır. İstanbul’un finans merkezi olması hepimizin en büyük isteği iken almamız gereken çok fazla yol olduğu görülmektedir. ‘Finans dünyası ile barışan’ ve ‘finans dünyasının gücünü yanına almış’ büyüyen bir Türkiye gerçek potansiyelini ortaya çıkartacaktır.

Kalemimiz yettiğince finans merkezi olmanın gereklerini anlattım sürçü lisan ettiysek affola Bazı arkadaşlara, dostlarıma finans merkezinin gökdelenden ibaret olmadığını umarım anlatabilmişimdir.

Son olarak yazıyı gülümseyerek kapatalım: 

Temel parmağını camla kesince telaşlanır ve yeni kurulan aile hekimliği merkezlerinden birine girer. İçeride karşısına iki kapı çıkar. Birinde "Hastalıklar", diğerinde "Yaralanmalar" yazmaktadır. Hemen durumuna uyan "Yaralanmalar" kapısından içeri girer. İlerlerken önüne iki kapı daha gelir. Birinde "Kanamalı" diğerinde "Kanamasız" yazmaktadır. "Kanamalı" yazılı kapıdan girer ve yine iki tane kapı görür. "Hayati önemde olan" ve "Hayati önemde olmayan" durumuna uyan hayati önemde olmayan yazılı kapıdan girince kendini sokakta bulur. Evde fadime karşılar: -Uyyy Temelum! Sana iyi baktılar mi? -Hiç bakmadular ama organizasyon müthişti.

Yazının fıkrayla alakası yok diyeyim gerisini siz anlayın!!!!!!!!!!!!!!

Ponçik: TSPB Türkiye’de sermaye piyasalarının gelişmesinde çok önemli bir misyon üstlenmiştir. Sektörün en önemli kurumlarından olan TSPB’nin hazırlamış olduğu Uluslararası Finans merkezleri raporu çok değerli bir kaynak niteliğindedir. 

Kış günlerinde içinizi ısıtıp gülümsemeniz için Acemi Finansçının Günlüğü yanınızda!!!!!!!!!!!!

https://www.kitapyurdu.com/kitap/acemi-finanscinin-gunlugu/432984.htmlç
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum