1980’li yılların, evlere televizyon girmediği günlerde sinemaları dolduran efsane bir film serisi vardı. ‘Kara Murat’.
Rahmi Turan’ın kaleme aldığı, Abdullah Turan’ın çizdiği çizgi roman ‘Kara Murat’, sinema filmi olarak hayat bulunca sinema salonları izleyicilerle dolup taşmıştı.
Film yapımcısı Türker İnanoğlu, Fatih’in Fedaisi Kara Murat rolü için Türk sinemasının efsanevi yeteneği olan ‘Cüneyt Arkın’ı seçmiştir.

1972 yılında çekilen Kara Murat Fatih’in Fedaisi filminin konusuna gelecek olursak; Kara Murat; yağız, güçlü ve genç bir akıncı beyidir. Osmanlı ve Bizans İmparatorlukları arasında Sırbistan'da geçen savaşta tek başına Bizans askerlerinin arasına girip savaşın gidişatını değiştirebilecek bir savaşçıdır. Akıncılarla beraber Osmanlı sınırlarını koruyarak Bizans'ın dikkatini çeker. Savaşta yaptıklarıyla ne kadar cesur ve korkusuz olduğunu gösteren Kara Murat, bundan sonra ülkesini, halkını, Osmanlı İmparatorluğu'nu ve ailesini korumak için elinden geleni yapacaktır.
Gerçek ismi Fahrettin Cüreklibatır olan Cüneyt Arkın, Eskişehir’den İstanbul’a tıp fakültesinde eğitim görmek için gelmiş, 1961 yılında fakülteyi bitirmiş bir doktordur. Kısa süre doktorluk yapmasının ardından 1963 yılında bir derginin açtığı yarışmada birinci olduktan sonra sinema oyunculuğuna başlamıştır.

Malkoçoğlu, Battalgazi filmlerinde sergilediği olağanüstü performans sonrasında Kara Murat filmi serisi ile zirveye oturmuştur. Sur tepelerinde, at sırtında düşmana karşı savaşan Kara Murat kelimenin tam anlamıyla o döneme damga vurmuştur. O dönem doğan erkek çocuk ismi ya Murat olmuştur ya da Cüneyt.
ABD’de 1970 ve 1980’li yıllarda finansal raporlamada hile olaylarının hızla artması nedeniyle, iç kontrolün finansal raporlamada önemli bir yere sahip olduğunu belirten Hileli Finansal Raporlama Ulusal Komisyonu, iç kontrolün kavramsal olarak yeniden düzenlenmesine yönelik çalışmalar yapmıştır. Komisyon, bu çalışmaların yürütülmesi için COSO (The Committee of Sponsoring Organizations of the Treadway Commission)’yu oluşturmuştur
COSO, iç kontrolü “işletmede farklı bölümlerin ihtiyaçlarının karşılanmasında ortak bir yapı oluşturma; işletmenin kar amacı güden veya gütmeyen, büyük veya küçük ölçekli, kamu veya özel sektör tüm işletmelerin standart bir kontrol sistemi sürecini meydana getirme ve bu sistemin geliştirilmesine hizmet etme” şeklinde tanımlamaktadır.
İç kontrol, işletmenin yöneticilerinden diğer çalışanlarına kadar tüm taraflarınca etkilenen bir süreci ifade etmektedir.
İç Kontrol faaliyetinin 3 temek amacı mevcuttur;
Faaliyetlerin etkinlik ve etkililik çerçevesinde yürütülmesi,
Finansal raporlamanın güvenilir olması,
Kanunlara ve düzenlemelere uygunluğu sağlamasıdır.
ABD’de COSO, Kanada’da CoCo, İngiltere’de Turnbull modellerinin yanı sıra uluslararası kabul görmüş ISO standartları da bulunmaktadır. Her modelin iç kontrol yapısına bakışı kendine özgü olmakla birlikte, hepsinin ortak amacı kurum içi kontrollerin etkinliğini değerlendirebilmek için rehber niteliği taşımaktır.
Bağımsız denetçilere şirketler servet öderken peki neden bir de iç kontrol, iç denetim?
Kanebo Vakası: Kanebo, Japonya’da 1887 yılında kurulmuş kozmetik alanında faaliyet gösteren bir şirkettir. Şirket kısa sürede dünyanın önde gelen firmalarından biri haline gelmiştir. Firma 2006 yılında skandalla anılmaya başlanmıştır. FSA (Financial Service Agency), Japonya’daki dört büyük denetim firmasından biri olan, ChuAoyama adlı denetim firmasının yapmış olduğu faaliyetlerden şüphelenmiştir.
Yapılan incelemede şirketin son beş yılda 1,37 milyar dolar fazla kar göstererek muhasebe hilesinde bulunduğu tespit edilmiştir. Bu skandalın sonucu olarak J-SOX (Financial Instruments and Exchange Law) yasası 2006 yılında yürürlüğe girmiştir
Enron Vakası: Gaz dağıtımı, enerji alım-satımı ve teslimatı, E-ticaret, plastik ve benzeri sektörlerde faaliyet gösteren Enron şirketi, 2000’li yılların başında önemli bir finansal güce kavuşmuştur.
Şirketin kendisini olduğundan daha karlı göstermesine ve bunun için denetim şirketinden yardım almasına yönelik bir skandaldır. Enron şirketinin batmasının en önemli nedenlerinden biri şirket yönetimi tarafından yapılan yanlış muhasebe uygulamalarıdır.
Şirket, denetim raporlarının yatırımcıların kararlarında önemli bir etkiye sahip olduğunu bildiğinden finansal tablolar aracılığıyla karlarını olduğundan fazla göstererek borçlarını gizlemiş ve bu şekilde karmaşık bir mali yapı oluşturmuştur.
Denetim şirketinin hazırladığı raporda, Enron’un kazançlarını yükseltmek için muhasebe kayıtlarında çok sayıda karmaşık işlem yaptığı tespit edilmiştir. Diğer yandan raporda denetim şirketi, kusurlu işlemleri tespit etmesine rağmen şirket hakkında olumlu görüş bildirmiştir.
Parmalat Vakası: 1961 yılında bir aile fabrikasının satışından elde edilen hasılatı kullanarak Calisto Tanzi tarafından kurulmuştur. Parmalat 1980'lerin sonunda, İtalya'nın sekizinci büyük gıda şirketi haline gelerek uluslararası bir holding haline dönüşmüştür. Temel gıda ve süt ürünlerini üretip satan Parmalat şirketinin, iştirak ettiği şirketlere (offshore) usulsüz kayıtlar ve işlemlerle aktarması sonucu oluşan bir muhasebe skandalıdır.
Şirketin 1998-2003 döneminde elde ettiği 14.2 milyar Euro’luk finansal kaynağı; iştirak yatırımlarına, bankalara ve vergi idaresine ve şirketin faaliyetlerinin dışında yer alan offshore şirketlerine aktardığı tespit edilmiştir. Bu usulsüzlükler sonucunda şirket 2003 yılında iflasını açıklamıştır.
Worldcom Vakası: Telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren bu şirket olan Worldcom şirketi, muhasebe işlemlerinde usulsüzlüğü masraf kalemlerini varlık hesaplarına aktarmak suretiyle gerçekleştirmiştir.
Bu şekilde şirket gelirlerini 3.8 milyar dolar yüksek göstermiştir. Hat maliyetlerine ilişkin tutarları sistematik biçimde varlık hesaplarına kaydeden şirket, vergi öncesi karını abartılı biçimde finansal tablolarında sunmuştur.
Bu gelişmeler yaşanmasına rağmen şirketin denetim raporlarında şirket/denetçi arasında önemli bir görüş ayrılılığı yaratacak uyuşmazlığın olmadığına yer verilmiştir
Xerox Vakası: Şirketin 2001 dönemine ilişkin ABD Sermaye Piyasası Kurulu tarafından (SEC-Security Exchange Commitee) denetim incelemeleri sonucunda mali ayıtlarında büyük tutarlarda manipülasyon tespit edilmiştir.
Bu süreçte şirketin usulsüz olarak gelirlerini 6 milyar dolar fazla gösterdiği ortaya çıkmıştır.
Waste Management: Şirket, finansal tablolarını yanlış beyan etmesine rağmen şirketin denetim raporu olumlu görüş şeklinde düzenlenmiştir. Denetim şirketi, şirketin toplam gelirlerinde %12’lik bir yanlışlık yapmasına rağmen bu işlem ve kayıtları önemli görmediğini beyan etmiş ve SEC, denetçi firmanın müşterisini korumaya yönelik bu işlemleri görmezlikten geldiğini belirtmiştir.
Sunbeam: Finansal tablolarında geniş ölçüde değişiklik yapmasıyla oluşan bir skandaldır. Şirket gelirlerini usulsüz şekilde tespiti yapmış ve olduğundan çok fazla tutarda finansal tablolarda göstermiştir.
Ayrıca şirket, yönetim değişikliğine gittiği dönemde fonlar oluşturmuş ve bu fonlar ile faaliyet giderlerini düşmüş ve gelirlerini azaltıcı bir işlem yapmamıştır. Bu gelişmeler doğrultusunda şirketi denetleyen denetçi olumlu görüş beyan etmiştir.
Cendant: Şirketin bünyesinde oluşturduğu fonları usulsüz şekilde kayıtlara alması, gelirlerin muhasebe ilkelerine aykırı şekilde tespiti ve giderlerin az gösterilmesini içeren bir skandaldır. Şirket denetim sürecinden geçebilmek için usulsüz işlemleri sonucunda oluşturduğu fonları denetimden ayrıntılı şekilde geçmeyecek şirketlere aktarmıştır. Denetim şirketi ise bu süreçte yaşananları tespit edememiş ve denetim raporunda bu usulsüzlükler yer almamıştır.
Film serisi boyunca Kara Murat, kimi zaman at sırtında düşman tarafından ele geçirilmiş kaleleri tekrar Osmanlı topraklarına kazandırırken karşımıza çıkar. Kimi zaman elinde kılıç tek başına bir orduya meydan okuyarak esir alınmış bir Türk’ü kurtarırken izleriz.
Kara Murat film boyunca topraklarını sonuna kadar savunur, savaşır.
Nihayetinde; Kara Murat, vatan sevgisine sahip, idealleri uğruna hayatını ortaya koyan, kalpleri fethetmiş tek başına bir kahramandır.
Birçok skandalda isimleri geçen bağımsız denetim firmalarının ‘bağımsızlık’larının sorgulandığı günümüz dünyasında kimin neyi, nasıl denetleyeceği tartışılır olmuştur.
İş dünyasında bağımsız denetim firmaları saygıyı ve takdiri görürken şirket içi denetçiler ise istenmeyen, sevilmeyen, kötü karakterlerdir.
Peki size soruyorum siz hangisini tercih edersiniz? Uzaktan denetim yapan, rapor yazan denetçiler mi? Yoksa kendi kalelerini savunan Kara Muratlar mı?
Karar sizin?
Ponçik; Bu yazı vesilesi ile 2022 yılında kaybettiğimiz Türk Sinemasının efsanevi oyuncusu Cüneyt Arkın’ı anmak isterim. Kabri nur, mekanı cennet olsun. Kalplerde taht kuranlar, ebediyete yol alsa da aramızda hiçbir zaman ayrılmazlar.
Yazı, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği bünyesinde 2025 yılında verdiğim denetim eğitimleri sonrasında iç kontrol yöneticileri tarafından dile getirilen serzenişlere istinaden kaleme alınmıştır.
Şirketlerin ölçek olarak büyük ya da küçük olmaları fark etmiyor. Şirketler, organizasyon olarak güçlü temellere sahip olursa yaşamlarına devam edebiliyor. Bu demek oluyor ki iç kontrol yapısını güçlü kuranlar, hayatta kalmaya devam edecekler, yoksa tarihin eski sayfalarında yerlerini alacaklardır.
Ne demişti Battalgazi ‘Kahpe Bizansın Yiğit Güzeli’

























