Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz ekonomi yönetimindeki koordinasyon eksikliğine vurgu yaptı ve sorun Londra'da değil burada yorumunda bulunduSözcü’den Özlem Gürses’e konuşan Merkez Bankası eski başkanlarından ve İYİ Parti Ekonomiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Durmuş Yılmaz ekonomi yönetimindeki doordinasyon eksikliğine değindi. Ve eleştirileri ile çözüm önerilerini dile getirdi.Ekonomi yönetiminde bir koordinasyon eksikliği olduğunu belirten Yılmaz, “Bu koordinasyonu tek başına Cumhurbaşkanı sağlamaya çalışıyor, onun da hem müktesebatı, hem bilgisi, hem zamanı, hem de enerjisi buna yetmiyor. Türkiye ekonomisi şu anda bir savrulma içinde, cildi bozulmuş, şirazesinden çıkmış bir durumda. Son 16 yılda 16 tane ekonomik paket açıkladılar ve bunların hiçbirisi ile ilgili topluma bir hesap vermediler. Ama 2002’de her 3 ayda bir IMF’ye hesap veriyorlardı, her şey bir takvime bağlanmıştı” dedi.Yılmaz “Son 10 yıllık programlarında dolar kuru 1.97 öngörülmüş, bugün dolar 4.60. Kimse soruyor mu bu nasıl böyle oldu diye? Hayır. Bu ülkede yetişmiş insan gücü var, Sayıştay var, denetleme var, bunları çalıştırsanız yeter. Plansız ve programsız bir ekonomi yönetimi bu, kurala göre değil, duruma göre. Liyakat sahibi insanlar artık kadrolarda yok…” dedi.“Potansiyeliniz 5 iken siz 7 büyüseniz, sistemi zorluyorsunuz demektir”
Hızlı büyüdük diye övünülüyor ama bunu maliyeti nedir konusuna dair ise “Hükümet genişlemeci bir maliye politikası izledi, kredilerle iç talebi canlandırdı ve bu bizi iki duvara toslattı; cari açık ve ekonominin kapasite duvarı. Ekonominin bir potansiyel büyümesi var; yatırıma, üretime dayalı bir potansiyeldir bu. Şimdi sizin potansiyeliniz 5 iken siz 7 büyüseniz, sistemi zorluyorsunuz demektir.” yorumunda bulundu.“Şu anda Türkiye’de 30 milyon insanın kredi borcu var. 4 buçuk milyon insanın borcu ya takibe düşmüş ya sicile işlenmiş ya varlık şirketlerine satılmış. 25 milyonun üzerinde icra dosyası var. Üstelik bu insanlar sadece kredi borçlarını değil, elektrik, su, doğalgaz faturalarını, kiralarını da ödeyemez haldeler. Zaten bu çark birbirini besliyor, borç kapatmak için kredi çekiliyor. İçinden çıkılmaz hale geldi bu durum.” Diyen Yılmaz konuya dair önerisi sorulduğunda “Biz İYİ Parti olarak bu vatandaşlarımızın borçlarını satın alarak, sileceğiz. Bunun toplam maliyeti 8 milyar TL. 2018 bütçesinin yüzde 1’i, finanse edilebilir.” dedi.Gerekli parasal desteğin bulanacağı kaynaklara örnek olarak da “Mesela Maliye Bakanlığı’nın 30 milyar TL’lik bir “danışmanlık bütçesi” var, şahıslara ödenen paralar bunlar, denetimi de yok. Bu danışmanları kaldıracağız. Bakın tek bir kalemle ne kadar kaynak çıktı ortaya…” açıklamasını yaptı.“Sorun Londra’da değil burada, çözüm de burada”
“Cumhurbaşkanımız Londra’da o konuşmayı yaptığı için bunlar olmadı, zaten olacaktı. Şu anda ülke ekonomisinin son derece borçlu olması asıl neden. O Londra konuşması sadece yangına benzin dökmek oldu. Cumhurbaşkanı’nın en temel ekonomi teorilerine bile aykırı konuşması elbette tuz biber ekti. Sorun Londra’da değil, burada. Çözüm de burada.” Diyerek geçtiğimiz haftalarda yaşanan sert dalgalanmalara değinen Yılmaz çözüm önerisini de dile getirdi.“Birincisi; siyasetin bu kirli dilini temizlemek ve iletişim açısından Merkez Bankası’nı öne çıkarmak. Merkez Bankası’nın söylediklerini de eylemlerle ve maliye politikası ile desteklemek. 6 ay bu tür sözlerden uzak durun, inanın çok daha iyi bir noktada oluruz. Ama temel sorunu da görmezden gelmeden. Potansiyel büyümeye geri dönüp, veri güvenirliğini yeniden tesis etmek gerek. Bugüne kadar orta direkten alındı, en alt kesimle en zengin arasında bölüştürüldü. Orta sınıf yok edildi, rant toplumun yüzde 1’lik kesime verildi, en alttaki 11 milyonluk kesime de “müşteri” mantığıyla sosyal yardım bağlandı. Buradan çıkmak zorundayız. İYİ Parti Dayanışma Fonu bunu öngörüyor.” dedi.“Mehmet Şimşek’i kum torbasına döndürdüler”
Yılmaz son olarak Londra’da yatırımcılarla biraraya gelen ve güven tazelemeye çalışan Mehmet Şimşek için “Mehmet Şimşek’in hâlâ uluslararası yatırımcılar dünyasında bir itibarı var, ne söyleyeceğini merak ediyorlar. Fakat adamı da kum torbasına döndürdüler.” yorumunu paylaştı.“AK Parti geldiğinde dünyada bir likidite dönemi yaşanıyordu, bunu hep devam edecek sandılar ve ülkeyi bir borç sarmalının içine soktular. Bu bolluğun bir gün biteceğini ve bu borçların geri ödeneceğini hiç düşünmediler. Eee şu anda bu borçların ödeme vakti geldi. Yabancı yatırımcı şimdi bu borçlar nasıl ödenecek diye sormaya başlıyor, o noktada da endişeler ortaya çıkıyor. Ve bu sefer yatırımcı kendini geri çekiyor. Çünkü zaten dünyada ekonomi daralmadan çıktı, herkes kendi ülkesinde daha iyi kazanmaya başladı. Sıcak paranın en sıcak bölümündekilerin tavrı bu.”
EKONOMİ
Yayınlanma: 29 Mayıs 2018 - 12:55
Türkiye ekonomisi şirazesinden çıkmış durumda
EKONOMİ
29 Mayıs 2018 - 12:55









































