Gelişen ülke para birimlerindeki esas sorun volatilite mi yoksa sinsi başka bir düşman daha var mı?Dövizde yaşanan gelgitler gelişmekte olan piyasaların en büyük düşmanı mı? Yoksa döviz kurundaki dalgalanmaların zaman içerisinde dengeleneceğine dair yaygın inanış bu göz önündeki düşmandan daha büyük bir sorun mu teşkil ediyor?Türk Lirası ve Brezilya Reali gibi son aylarda sert değer kayıpları yaşayan para birimleri için gelişen ülke ekonomilerinin geçmişe göre daha iyi sağlam olduklarına dair piyasa görüşlerini de etkisiyle esas sorun kısa vadeli volatilite olmaktan çıkıyor.Konuya dair Nir Kaissar‘ın görüşlerini bildirdiği Bloomberg makalesinde de esas sorunun volatilite olmadığı belirtiliyor.Gelişmekte olan ülke para birimlerine dair endişelenmek için bir neden var ama yatırımcıların hali hazırda akıllarında olan sebep değil bu.Bazı gelişmekte olan ülkeler yalpalasa da para birimler nispeten başa çıkabiliyor. Türk Lirası 1 Şubat’ta zirveye çıkmasının ardından geçtiğimiz Çarşamba’ya kadar geçen sürede değerinin %16’sını kaybetti. Benzer biçimde Brezilya Reali de 24 Ocak’tan bu yana %16 değer kaybetti.Bu düşüşler son haftalarda diğer para birimlerine de sıçradı. MSCI Gelişen Ülkeler Döviz Endeksi 3 Nisan’daki yükselişinin ardından geçtiğimiz Çarşamba’ya kadar %3.5 düşüş gösterdi.EM para birimlerindeki dalgalanmalardan korkmak için yatırımcıların daha fazla nedene ihtiyacı yoktu. UBS Group AG’nin varlık yönetimi biriminde global yatırım başkanı olan Mark Haefele, yakın zamandaki yayın inanışı özetleyerek Bloomberg TV ile yaptığı röportajında, “Gelişen ülkeler para birimlerinde çok fazla volatilite var, küresel yatırımcılar bir mola alıyorlar” dedi.Ancak yatırımcıların endişeleri hatalı, çünkü EM para birimlerinin volatilitesinin yatırımcıların portföylerinde anlamlı bir etkisi olduğuna dair çok az kanıt vardır.Çoğu yatırımcı, yurtdışı hisse senetlerine yaptıkları yatırımlarla yabancı para birimlerine maruz kalmaktadır. Bu para birimlerinin volatilitesini ölçmenin bir yolu, yurtdışı hisse senetlerine bağlı getirinin – para birimindeki dalgalanmalara bağlı – dolar cinsinden getirisi ile yerel para birimindeki getiri ile karşılaştırmasıdır. Ancak bu düşünüldüğü gibi para birimlerindeki dalgalanmalara bağlı değildir.Gelişmekte olan ülkeler endeksinin yerel para birimleri cinsinden standart sapması ile Dolar cinsinden standart sapması karşılaştırıldığında görüldüğü üzere EM para birimleri gelişmekte olan piyasa hisse senetlerinin dolar cinsinden getirilerine sadece az bir miktar oynaklık eklemiştir. Öte yandan gelişmiş piyasalarda yabancı para cinsinden artan volatilite daha yüksek olmuştur.Yatırımcılar Dolar’ı güvenli liman olarak gördüklerinden bu artan volatilite, durgunluk dönemlerinde anlamlı bir biçimde yükseliş göstermektedir.Dolayısıyla, çoğu yatırımcı için, EM para birimleriyle ilgili sorun kısa vadeli volatilite değildir. Bunun yerine, gerçek tehdit başka bir yaygın inanışta kendini gösterir: Döviz kurundaki dalgalanmalar zaman içerisinde dengelenir. Bu çekici varsayım konusunda bazı kanıtlar mevcuttur. Örneğin; EAFE endeksi 1988’den bu yılın Nisan ayına kadar yıllık ortalama yüzde 3,3 oranında hem dolar hem de yerel para biriminde getiri sağlamıştır.Ancak bu önerme gelişmekte olan ülkeler için bakıldığında pek de iyi çalışmamaktadır. Nitekim EM para birimleri, son otuz yılda dolara göre çok değer kaybetmiştir. Bu anlamda esas sorun zaman içerisinde dolar karşısında bir dengelenme olacağına dair beklentilerdedir.Son yıllarda değişen noktalardan biri de artan sayıdaki gelişmekte olan ülke hisse senetlerine dair fonlar ve dövize karşı hedge kullanan yatırım kuruluşlarıdır. Yani bu fonlar yardımıyla yatırımcılar yabancı piyasalarda yereller gibi yatırım yapabilmektedir. Tek fark, dövize karşı hedge sağlayan fonların sağlamayanlara göre daha pahalı olmasıdır.Robert Burgess’in yakın zamanda belirttiği gibi, gelişmekte olan ülkelerin paralarını daha önce hiç olmadığı kadar savunabildiklerine inanmak için iyi sebepler var. Türkiye ve Brezilya gibi ülkelerdeki tüm bu negatif gelişmelere rağmen, gelişmekte olan piyasalar son yıllarda daha sağlam ve finansal açıdan daha bilinçli bir durumdadır. Bütün bunlar para birimlerinin daha güçlü olmasını sağlamalıdır.Yine de, EM para birimleriyle ilgili çılgınca uyarılar ortaya çıktıkça, yatırımcılar gerçek kumarın kısa iniş çıkışlar olmadığını akılda tutmalıdır. Bu, otuz yıl geçene kadar fark edilmeyen yavaş yavaş ilerleyen aşağı yönlü bir risktir.
EKONOMİ
Yayınlanma: 04 Haziran 2018 - 18:40
Gelişen ülke para birimlerinin sinsi düşmanı
EKONOMİ
04 Haziran 2018 - 18:40












































