Her iki kurum da Merkez Bankası'nın doğrudan faiz artırımı yerine alternatif araçlarla sıkı para politikasını sürdürdüğüne işaret ederken, kısa vadede politika faizinde yeni bir artış ihtimalinin düşük olduğu görüşünü paylaştı.Goldman Sachs ekonomistleri Clemens Grafe ve Başak Edizgil tarafından hazırlanan raporda, TCMB'nin politika faizinde yeni bir artışa gitmesi için piyasada ciddi bir dolarizasyon baskısının oluşması gerektiği vurgulandı. Analistler, mevcut koşullarda böyle bir riskin düşük seviyede olduğunu belirterek, bir hafta vadeli repo faiz oranının yıl sonuna kadar yüzde 37 seviyesinde sabit kalmasını beklediklerini ifade etti.
Raporda, Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadele sürecinde mevcut sıkı para politikası duruşunu koruduğu, ancak faiz artırımı gibi doğrudan adımlar yerine daha esnek araçları tercih ettiği değerlendirmesi yapıldı.JPMorgan ekonomisti Fatih Akçelik ise TCMB'nin karar metnindeki ifadelerin faiz artırımı ihtimalinin şimdilik gündemde olmadığına işaret ettiğini belirtti. Akçelik, ikinci çeyrekte iç talepte görülen yavaşlama ve mayıs ayında çekirdek enflasyondaki gerilemenin, Merkez Bankası'nın faiz artışına yönelik eşik seviyesini yükselttiğini ifade etti.JPMorgan raporunda ayrıca, TCMB'nin Orta Doğu'da yaşanan jeopolitik gerilimlerin ardından doğrudan politika faizini artırmak yerine fonlamayı yüzde 40 seviyesindeki gecelik borç verme kanalı üzerinden gerçekleştirerek fiili bir sıkılaştırma uyguladığına dikkat çekildi.Kurum, bölgedeki jeopolitik risklerin azalması ve piyasalardaki belirsizliğin düşmesi halinde Merkez Bankası'nın yeniden haftalık repo faizini temel fonlama aracı olarak kullanmaya başlayabileceğini öngördü.Yabancı yatırım kuruluşlarının değerlendirmeleri, TCMB'nin önümüzdeki dönemde faiz artışından ziyade mevcut sıkı para politikası çerçevesini koruyarak enflasyonla mücadele etmeyi sürdüreceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.










































