ABD Doları Endeksi’nin Nisan ayı ortasından bu yana yüzde 4,5 artış göstermesi, sayısız nedene sahip. İtalya’da seçim sonuçları merkez partileri […]ABD Doları Endeksi’nin Nisan ayı ortasından bu yana yüzde 4,5 artış göstermesi, sayısız nedene sahip. İtalya’da seçim sonuçları merkez partileri kenara iterken toplamda yüzde 54 oya sahip aşırı sağ (Northern League), ve aşırı sol (Five Star) AB karşıtı popülist partilerin zaferi AB açısından tehlike sinyalleri verdi. İtalya’da aslında bankalar çoktan batık, borcun GSMH’ye oranı yüzde 130, bölgeler arası çok derin eşitsizlikler var ve bir da mafya düzeni hakim. Mali taraftaki sıkıntılar da cabası. Şimdi bir de 2011’de Berlin ve Brüksel tarafından empose edilen mali/emeklilik reformlarını geri çevirmek isteyen politikacıların güç kazanmış oluşu euroyu dolar karşısında zayıflatan en önemli nedenlerden. İtalya’nın iflas riski yükseldikçe Alman ve İtalyan tahvil faizleri arasındaki fark da yükseliyor; sistematik bir risk haline dönüşüyor. Avrupa Merkez Bankası’nın miktarsal gevşemeyi Eylül’de bitirmesi söz konusu değil bu şartlar altında. Draghi’nin bu adımı atması halinde Yunanistan tipi bir krizle baş başa kalabilir Avrupa hem de çok daha büyük ölçeğiyle. Çünkü İtalya dünyanın en büyük üçüncü tahvil ihracatçısı ülke. Eğer İtayla batarsa euro da beraberinde biter. Bu durum güvenli liman dolara olan kaçışı tetikleyen bir başka önemli neden. Çin-ABD anlaşması şimdilik ticaret savaşları endişesini bastırmış olsa da, Çin’in ABD’den daha fazla tarım ve enerji ürünü alması bile ABD’nin ticaret açığını 200 milyar doların altına çekmeye yeterli değil. Çin’in ABD’ye olan ihracatının düşmesi gerekiyor ki bu da Japon, Güney Kore, Tayvan, Singapur ve Malezya ekonomileri açısından tehdit. Net-nette bu dolara karşı Asya para birimlerinin zayıf kalacağı anlamına geliyor. Japonya’da enflasyonun Japonya merkez bankası ne yaparsa yapsın yükselmediğine dair gelen veriler, sıfır faiz politikasının 2018’de de terk edilemeyeceğini gösteriyor. Bu da dolar endeksi ile ABD tahvil faizleri arasındaki korelasyonu artırmakta. Arjantin ve Türkiye merkezli bir gelişmekte olan piyasa krizi potansiyelinden bulaşma etkisi çok yüksek. Türk firmalarının 227 milyar dolar dış borcu ve ABD dışı bankalarda ABD’nin sahip olduğu toplam 14 trilyon dolar tutarında borç senedi var. Deutsche Bank’ın 25 milyar dolar sermayesine karşılık elinde 1,y trilyon dolar yükümlülüğü bulunuyor. Akıllardaki soru Avrupa’da Lehman ölçeğinde bir saatli bomba olup olmadığı elbette. Dünya acaba bir fonlama ve borç krizinin eşiğinde mi? ABD doları, Avrupa’da ışıklar sönerse tasarruf için tek gerçek kredibil mevduat sigortası olduğu için ABD doları dünyanın doğal güvenli cenneti olmaya devam ediyor. Kanada dolarının petrol 80 dolara dayanmasına rağmen düşmesi çok ilginç. 2007’nin kötü hatıralarını canlandırıyor. Savaş sonrası baş gösteren her durgunluk öncesinde petrolde fiyat yükselmişti. 2019’da ekonomik durgunluk geliyor olabilir mi? Şimdilik odak noktasında ABD ekonomisindeki çifte açık değil, Avrupa’ya göre ekonomik performansının gücü var. Bu nedenle Fed futureları 2018’de üç, 2019’da en az iki faiz artışı beklentisini yansıtıyor. Kral dolar Trump’ın seçilmesi sonrası düşüşünden kurtulmuş durumda. AKP’nin en önemli ekonomi adamı Mehmet Şimşek Erdoğan’ın konuşması sonrası dehşete kapılan yatırımcılara güven vermek için Londra’ya uçtu. Çok az ve çok geç; Erdoğan, 24 Haziran’da yeniden seçilse bile artık Türkiye için bir ekonomik durgunluk ve finansal kriz önlenemeyecek.
EKONOMİ
Yayınlanma: 29 Mayıs 2018 - 20:42
Dolar endeksini yükselten 8 temel neden!
EKONOMİ
29 Mayıs 2018 - 20:42






































