Ekonomi zaten savaş başlamadan önce de çok iyi durumda değildi. Yani “her şey yolundaydı da savaş bozdu” demek doğru değil.Aslında ekonomi zaten yavaşlıyordu, savaş sadece bu kötü gidişi daha da hızlandırdı.Büyüme, Türkiye’nin olması gereken seviyenin altında kalmış durumda. Sanayi üretimi zayıflıyor, fabrikalar eskisi kadar çalışmıyor. Hizmet sektörü de artık eskisi kadar güçlü değil. Bu da ekonominin genel olarak yavaşladığını gösteriyor.Enflasyon da düşmesi beklenirken düşmedi. Hatta yeniden artmaya başladı. Bunun üzerine bir de petrol fiyatları yükselirse, hayat pahalılığı daha da artabilir.İşsizlikte ise görünen rakamlar bazen yanıltıcı olabiliyor. Asıl geniş anlamda bakıldığında işsizlik oldukça yüksek ve bu durum pek değişmiyor. Bu da insanların iş bulmakta zorlandığını gösteriyor.Bütçe tarafında ise durum dışarıdan bakınca iyi gibi görünse de aslında bazı gelirler öne çekildiği için bu tablo oluştu. Yani kalıcı bir iyileşme yok, sadece geçici bir dengeleme var.Cari açık da önemli bir risk. Petrol fiyatları yükseldikçe ülkenin dışarıya ödediği para artıyor ve bu da ekonomiyi zorlayan bir durum yaratıyor.Sonuç olarak: Ekonomideki sorunlar savaş başlamadan önce de vardı. Savaş sadece bu sorunları daha görünür hale getirdi ve daha da ağırlaştırma riskini artırdı.
EKONOMİ
Yayınlanma: 31 Mart 2026 - 18:31
Mahfi Hoca'dan çarpıcı analiz: Savaş, ekonomik kırılganlığı büyüten katalizör
Mahfi Eğilmez, savaşın ekonomik sorunların kaynağı değil, mevcut bozulmayı hızlandıran bir etken olduğunu vurguladı; büyüme, enflasyon, işsizlik ve cari dengede savaş öncesi başlayan sapmaların dikkat çekici boyuta ulaştığını ifade etti.
EKONOMİ
31 Mart 2026 - 18:31















































