Bank of America Merrill Lynch yayınladığı notunda stratejistlerinin en erken 2021 yılına kadar resesyon öngörmediklerini belirttiRahatlamak son günlerdeki hareketler göz önüne alınacak olursa ne mümkün.Ama yine de Bank of America Merrill Lynch son günlerde felaket öngörüleri ile kaynayan piyasaya bir nebze sakinlik aşılamaya çalıştı.Pek çok yatırımcı tahvil faizlerini yakından takip ederken, uzmanlar mevcut ekonomik döngüde tepe noktasına gelindiğine dair vurgularda bulunuyorlar. Peki Bank of America neden 2021 yılına kadar resesyon görmeyeceğimiz gibi iyimser bir beklentiden bahsediyor?Önceki resesyonların öncül dönemlerinde, kısa ve uzun vadeli faiz oranları arasındaki fark azalıyordu, bu nedenle yatırımcılar ne zaman bu ikisi yakınlaşsa kendilerini en kötüye hazırlıyorlar. Ancak, Bank of America Merrill Lynch’e göre, henüz o noktada değiliz.Salı gün yayınladığı araştırma notunda BofAML “Getiri eğrisi düzleşiyor olabilir, ancak faiz stratejistlerimiz 2018’de negatif eğimli bir getiri eğrisine dönmesini beklemiyorlar” dedi.Kısa vadede kredilendirme, uzun vadede borç vermekten daha riskli olarak algılandığında, getiri eğrisi negatif eğimli olarak adlandırılır. Bu, yatırımcıların ekonominin gelecekte daha da kötüye gittiğine inandıkları, yani ekonomik bir yavaşlamanın ortasında olduğumuza inandığı anlamına gelir.Mahfi Eğilmez’in bu konudaki açıklamasını da hatırlatacak olursak: “Azalan (negatif) eğimli getiri eğrisi kısa vadeli borçlanma kağıtlarının faizinin uzun vadeli olanların faizinden yüksek olduğunu gösteriyor. Bir başka ifadeyle vade uzadıkça faizin düşmesi söz konusu oluyor. Böyle bir durum borç verecek olanların uzun vadede enflasyonda düşüş beklentisi içinde olduklarını, o nedenle de kısa vadede daha yüksek enflasyon nedeniyle daha yüksek faiz istediklerini, uzun vadede düşeceğini bekledikleri enflasyon nedeniyle daha düşük faize razı olduklarını gösteriyor. ”Stratejistlerin, “Getiri eğrisnin azalan bir eğilim içerisinde olması ile resesyon dönemi arasındaki ortalama süre 27 ay olarak tanımlanıyor, bu da en erken 2021 yılında bir resesyon demek oluyor” diyerek, bu hissiyatın reel ekonomiye dönüşmesinin aylar süreceğini de belirtiyorlar.Ancak “Tabii ki tarih sadece bir rehber ve muhtemel ticaret savaşları ve anket verileriyle ilgili riskler devam ediyor.” diyerek uyarıda bulunmaktan da geri durmuyorlar.Yüksek faiz oranları genellikle hisse senedi piyasasına zarar verir çünkü şirketler için daha yüksek maliyetleri temsil ederler ve böylece yatırım ve temettü için şirketlere daha az imkan bırakmış olurlar. Bununla birlikte, bir başka yatırım firması olan Brooks Macdonald, tahvil pazarından ziyade hisse senedi piyasasına daha fazla güveniyor.CNBC haberinde yer verilen Brooks Macdonald yayınladığı bir notta, “Hisse senetleri aynı zamanda güçlü bir kazanç büyümesinden ve hisse geri alım faaliyeti tarafından sağlanan teknik destekten faydalanmalıdır.” diyor.“Genel olarak, sabit getiriye oranla varlık sınıfı olarak hisse senetleri tarafında marjinal olarak daha fazla ağırlık vermekteyiz, ancak hisse senedi piyasaları içerisinde sektörel, coğrafi, kalitesel ve stilistik tahsis kararları açısından uygulama farklılıkları ile birlikte değişen getiriler olduğu için pozisyonlarımızı kaydırabiliriz” diye ekliyor.
EKONOMİ
Yayınlanma: 09 Mayıs 2018 - 22:24
En az 2021'e kadar resesyon yok, rahatlayalım mı?
EKONOMİ
09 Mayıs 2018 - 22:24
İlginizi Çekebilir














































