Yılın ilk 2 ayında merkezi bütçe hemen hiç açık vermezken, faiz-dışı fazla ise TL 12.5 milyar olarak rapor edildi. Bütçenin […]
Yılın ilk 2 ayında merkezi bütçe hemen hiç açık vermezken, faiz-dışı fazla ise TL 12.5 milyar olarak rapor edildi. Bütçenin performansı Şubat ayında mucizevi şekilde fırlayan vergi gelirleri ile düzelirken, 2017’ye göre bozulma sürüyor. Hükümet harcamalarda 2018 hedefini çok aşacak gibi görünüyor.Yılın ilk 2 ayında vergi gelirleri Y/Y REEL olarak %7.2, faiz-dışı harcamalar ise %8.2 artış gösterirken, yatırım harcamalarında %300 yükseliş göze çarptı. Hükümet 2018 yılında cari harcamalarda %5, yatırım harcamalarında ise %9 tasarruf vaat etmişti, yılın ilk 2 ayında trend tamamen ters yönde gelişti.Geçmiş yıllarda bütçe dengesini kurtaran özelleştirme gelirlerinin OHAL belirsizliği yüzünden bu sene sıfır çektiğini görüyoruz. Faiz giderleri ise ilk 2 ayda az-çok Y/Y yatay seyretti, ancak Mart başından bu yana süregelen tahvil şoku sürerse, yıl içinde artacak (DİBS stoğunun önemli bölümü enflasyona endeksli, ya da esnek faizli).
Yılın ilk 2 aydına merkezi bütçe sadece 200 milyon TL açık verdi ancak geçen yılın aynı döneminde TL 4.6 milyar fazla vermişti. Anılan dönemde kümülatif faiz-dışı fazla da TL16.3’den TL12.5 milyara düştü.Şubat’ta bütçeyi ÖTV ve KDV hasılatında patlama kurtardı, ama yılın ilk 2 ayında iki kalem REEL olarak hala 2017’nin altında seyrediyor. Eğer iç talepte bir canlanma varsa, bunun temposu çok cılız.Cari transferlerde ise reel olarak %5’lik daralmanın sürmesi zor. SGK’nun yeni ilan edilen Af’tan olumsuz etkilenmesi mümkün, çünkü Af 5 yıl süreyle otomatik olarak yenilenecek.Bütçenin geleceği karanlıkBütçenin 2 aylık trendine bakarak yorum yapmak yanıltıcı oluyor, çünkü hükümet etkisi ancak yılın ikinci yarısında hissedilecek bir dizi teşvik ve sübvansiyon paketi açıkladı. Şekerbank Araştırma’ya göre bunların bilinen maliyeti TL17 milyar, veya hedeflenen bütçe açığının %25’i kadar. Ama, KDV iadesi nasıl bütçelenecek kimse çözemiyor. Ayrıca, askeri harcamalarda çok belirgin artışlar var.En kötüsü ise, tüketici kredileri durma noktasına gelirken, Aralık verilerinde istihdam kazancının yavaşladığını gördük. Zaten 2017 boyunca istihdam kazancının büyük bölümü düşük gelirli çırak ve stajyerlerden geliyor. TUIK’e göre 2017 yılında ortalama ücretlerin sadece %12.5 artması da hane halkına fazla tüketim imkanı sağlamıyor.Bu sene GSYİH’nın %1.9 olarak hedeflenen bütçe açığının %2.5-3’e tırmanması söz konusu olabilir. Bu durumda Hazine de borçlanmayı artıracak ve kredi faizlerinde yükseliş kalıcı olacak.
Yılın ilk 2 ayında merkezi bütçe hemen hiç açık vermezken, faiz-dışı fazla ise TL 12.5 milyar olarak rapor edildi. Bütçenin performansı Şubat ayında mucizevi şekilde fırlayan vergi gelirleri ile düzelirken, 2017’ye göre bozulma sürüyor. Hükümet harcamalarda 2018 hedefini çok aşacak gibi görünüyor.Yılın ilk 2 ayında vergi gelirleri Y/Y REEL olarak %7.2, faiz-dışı harcamalar ise %8.2 artış gösterirken, yatırım harcamalarında %300 yükseliş göze çarptı. Hükümet 2018 yılında cari harcamalarda %5, yatırım harcamalarında ise %9 tasarruf vaat etmişti, yılın ilk 2 ayında trend tamamen ters yönde gelişti.Geçmiş yıllarda bütçe dengesini kurtaran özelleştirme gelirlerinin OHAL belirsizliği yüzünden bu sene sıfır çektiğini görüyoruz. Faiz giderleri ise ilk 2 ayda az-çok Y/Y yatay seyretti, ancak Mart başından bu yana süregelen tahvil şoku sürerse, yıl içinde artacak (DİBS stoğunun önemli bölümü enflasyona endeksli, ya da esnek faizli).
Yılın ilk 2 aydına merkezi bütçe sadece 200 milyon TL açık verdi ancak geçen yılın aynı döneminde TL 4.6 milyar fazla vermişti. Anılan dönemde kümülatif faiz-dışı fazla da TL16.3’den TL12.5 milyara düştü.Şubat’ta bütçeyi ÖTV ve KDV hasılatında patlama kurtardı, ama yılın ilk 2 ayında iki kalem REEL olarak hala 2017’nin altında seyrediyor. Eğer iç talepte bir canlanma varsa, bunun temposu çok cılız.Cari transferlerde ise reel olarak %5’lik daralmanın sürmesi zor. SGK’nun yeni ilan edilen Af’tan olumsuz etkilenmesi mümkün, çünkü Af 5 yıl süreyle otomatik olarak yenilenecek.Bütçenin geleceği karanlıkBütçenin 2 aylık trendine bakarak yorum yapmak yanıltıcı oluyor, çünkü hükümet etkisi ancak yılın ikinci yarısında hissedilecek bir dizi teşvik ve sübvansiyon paketi açıkladı. Şekerbank Araştırma’ya göre bunların bilinen maliyeti TL17 milyar, veya hedeflenen bütçe açığının %25’i kadar. Ama, KDV iadesi nasıl bütçelenecek kimse çözemiyor. Ayrıca, askeri harcamalarda çok belirgin artışlar var.En kötüsü ise, tüketici kredileri durma noktasına gelirken, Aralık verilerinde istihdam kazancının yavaşladığını gördük. Zaten 2017 boyunca istihdam kazancının büyük bölümü düşük gelirli çırak ve stajyerlerden geliyor. TUIK’e göre 2017 yılında ortalama ücretlerin sadece %12.5 artması da hane halkına fazla tüketim imkanı sağlamıyor.Bu sene GSYİH’nın %1.9 olarak hedeflenen bütçe açığının %2.5-3’e tırmanması söz konusu olabilir. Bu durumda Hazine de borçlanmayı artıracak ve kredi faizlerinde yükseliş kalıcı olacak. 










































