Nüfus düzenli artarken, alkollü içki satışı azalıyor. İçkideki yüksek ÖTV'nin ve evde içki üretiminin düşüşte etkili olduğu tahmin ediliyor"Nüfus artarken, sadece rakı tüketimi değil, toplam alkollü içki tüketimi geriliyor. Bira tüketimi 2010 yılında 921 milyon litre, 2012’de 998 milyon litre iken, 2016 yılında 900 milyon litreye geriledi." Yukarıdaki araştırma Güngör Uras'a ait.Milliyet yazarı Uras, Türkiye'de alkollü içki tüketimindeki düşüşü özetledi. Ancak düşüşün nedenleri üzerinde durmadı.İlk akla gelen alkollü içkideki yüksek Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve son yıllarda üst üste gelen zamlar... Bu zamlara bağlı olarak, evlerde butik içki üretimdeki yaygınlaşma da içki satışlarını düşürmüş olabilir. Alkollü mekanların açılma/kapanma oranları da bu tüketim oranını etkilemiş olabilir. Ancak elde bu orana ilişkin bir istatistik yok.2017'nin kasım ayında yapılan son vergi düzenlemeleriyle 70'lik rakının fiyatı 93 liraya çıktı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre Türkiye'de bir kişinin yılda tükettiği alkol miktarı 1.49 litre. Bu miktarın 0.89 litresini bira, 0.5 litresini rakı ve viski gibi yüksek alkollü içecekler, 0.13 litresini ise şarap oluşturuyor.Evlerde çeşitli amaçlarla kullanılmak üzere marketler ve internet üzerinden satılan “tarımsal kökenli etil alkol” ile evde kendi içkisini üreten vatandaşların sayısının her geçen gün arttığı belirtiliyor.Rakı fiyatları son 10 yılda 4 kat artarken, vergiden kaynaklanan fiyat artışlarının da etkisiyle, rakı tüketimi de son yıllarda düşüş kaydetti. Rakı tüketimdeki gerilemede “evde rakı” imalatının da etkili olduğu belirtiliyor.Aynı şekilde evde bira üretimi de patladı. Dışarıda 7.25-8 TL'ye satılan bir şişe bira, evde üretimle ortalama 2 TL'ye geliyor.
Uras'ın yazısnın satırbaşları şöyle:"Nüfus artarken, sadece rakı tüketimi değil, toplam alkollü içki tüketimi geriliyor.Alkollü içki tüketim rakamlarını değerlendirirken, bu rakamların sadece 80 milyon Türkün tüketimi olmadığını, ülkemizi her yıl ziyaret eden 25-30 milyon yabancı turistin de tüketimi olduğunu dikkate almak gerekir. Özellikle turistik işletmelerde “Herşey dahil” uygulaması, yabancı ziyaretçilerin alkollü içki tüketimindeki paylarının yüksek olmasına yol açıyor.Alkollü içki tüketimini değerlendirirken, alkollü içeceklerde alkol içeriğinin farklı olduğunu da dikkate almak gerekiyor. Birada alkol oranı % 5 dolayında, şarapta % 12 dolayında, rakıda - votkada % 45 dolayında.HEPSİ AZALIYORRakı gibi, bira ve şarap tüketiminde de gerileme var.Bira tüketimi 2010 yılında 921 milyon litre, 2012’de 998 milyon litre iken, 2016 yılında 900 milyon litreye geriledi.Şarapta iç piyasa talebi 2010 yılında 59 milyon litre idi. 2016 yılında 51 milyon litre oldu.Batı Avrupa’da kişi başı 100 litrenin üzerinde olan bira tüketimi bizde kişi başı 10 litrenin biraz üzerinde. Batı Avrupa’da kişi başı 60 litre olan şarap tüketimi bizde yarım litrenin biraz üzerinde.Votkada iç piyasa talebi 2012 yılında 15 milyon litreye kadar yükseldikten sonra 2016 yılında 11 milyon litreye indi.Yurt dışında Türklerin yaşadığı ülkelere rakı ihracatı artıyor. 2010’larda 2 milyon litre olan rakı ihracatı 3 milyon litreye ulaştı.Şaraplarda ihracat artışı sınırlı. 2010’da 2 milyon litre olan ihracat 3 milyon litreye ulaştı. Şarap üretiminin % 10’undan azını ihraç edebiliyoruz.Türkiye’de 10 distile (rakı-votka gibi) alkollü içki, 167 fermante alkollü içki (bira-şarap gibi) üreticisi var.114 firma alkollü içki ithalatı yapıyor.Ülkede 12 tesiste bira üretimi yapılıyor. 215 tesiste şarap, 15 tesiste cin, 5 tesiste likör, 6 tesiste votka, 12 tesiste rakı üretiliyor. Toplamda 233 alkollü içecek üretim tesisi var."
Uras'ın yazısnın satırbaşları şöyle:"Nüfus artarken, sadece rakı tüketimi değil, toplam alkollü içki tüketimi geriliyor.Alkollü içki tüketim rakamlarını değerlendirirken, bu rakamların sadece 80 milyon Türkün tüketimi olmadığını, ülkemizi her yıl ziyaret eden 25-30 milyon yabancı turistin de tüketimi olduğunu dikkate almak gerekir. Özellikle turistik işletmelerde “Herşey dahil” uygulaması, yabancı ziyaretçilerin alkollü içki tüketimindeki paylarının yüksek olmasına yol açıyor.Alkollü içki tüketimini değerlendirirken, alkollü içeceklerde alkol içeriğinin farklı olduğunu da dikkate almak gerekiyor. Birada alkol oranı % 5 dolayında, şarapta % 12 dolayında, rakıda - votkada % 45 dolayında.HEPSİ AZALIYORRakı gibi, bira ve şarap tüketiminde de gerileme var.Bira tüketimi 2010 yılında 921 milyon litre, 2012’de 998 milyon litre iken, 2016 yılında 900 milyon litreye geriledi.Şarapta iç piyasa talebi 2010 yılında 59 milyon litre idi. 2016 yılında 51 milyon litre oldu.Batı Avrupa’da kişi başı 100 litrenin üzerinde olan bira tüketimi bizde kişi başı 10 litrenin biraz üzerinde. Batı Avrupa’da kişi başı 60 litre olan şarap tüketimi bizde yarım litrenin biraz üzerinde.Votkada iç piyasa talebi 2012 yılında 15 milyon litreye kadar yükseldikten sonra 2016 yılında 11 milyon litreye indi.Yurt dışında Türklerin yaşadığı ülkelere rakı ihracatı artıyor. 2010’larda 2 milyon litre olan rakı ihracatı 3 milyon litreye ulaştı.Şaraplarda ihracat artışı sınırlı. 2010’da 2 milyon litre olan ihracat 3 milyon litreye ulaştı. Şarap üretiminin % 10’undan azını ihraç edebiliyoruz.Türkiye’de 10 distile (rakı-votka gibi) alkollü içki, 167 fermante alkollü içki (bira-şarap gibi) üreticisi var.114 firma alkollü içki ithalatı yapıyor.Ülkede 12 tesiste bira üretimi yapılıyor. 215 tesiste şarap, 15 tesiste cin, 5 tesiste likör, 6 tesiste votka, 12 tesiste rakı üretiliyor. Toplamda 233 alkollü içecek üretim tesisi var." 












































