Bir sabah uyanıyorsunuz ve haberlerde enflasyonun düştüğünü söylüyorlar.
"Oh be!" diyorsunuz içten içe, "Bu ay markete girerken kalp krizi geçirme ihtimalim yüzde kaç azaldı acaba?" Ama sonra ekmek fiyatına bakıyorsunuz… Hâlâ yüksek! Bir nefes alıp "Tamam, belki biraz daha sabretmek lazım," diyorsunuz. İşte tam burada Türkiye ekonomisinin en büyük illüzyonu devreye giriyor: Enflasyon düşüyor, ama fiyatlar düşmüyor.
Çünkü düşen enflasyon, fiyatların ucuzlaması değil, sadece eskisi kadar hızlı zamlanmaması anlamına geliyor. Yani, fiyatlar hâlâ artıyor, ama daha zarif bir şekilde.
Şimdi biraz tabloya bakalım. Merkez Bankası faiz indirimine başladı, enflasyon ise yüzde 39 civarına geriledi. Faiz indirimi güzel haber gibi gözükse de, ekonomistlerin endişesi şu: Acaba bu indirimler biraz fazla mı hızlı? Çünkü eğer enflasyon tam dizginlenmeden faiz indirilirse, ekonomi tekrar bir enflasyon partisine dönebilir. Yani, balonlar ve konfeti yerine zam ve geçim sıkıntısıyla dolu bir parti... Şenlik var ama katılmak istemezsiniz.
Asgari ücret 22.104 TL oldu. Şimdi bu rakama bakıp "Vay be! Ne büyük para!" diyebilirsiniz. Ama hemen dışarı çıkıp bir ev kirasına ya da market alışverişine göz atınca, bu rakamın bir anlık huzur sağladığını ve ardından yok olduğunu fark ediyorsunuz. Klasik bir Türkiye ekonomisi paradoksu: Kağıt üzerinde iyiyiz, cüzdanımızda ise rüzgâr esiyor.
Peki, bu rakamlar ne kadar güvenilir?
İşte can alıcı nokta! Açıklanan enflasyon rakamları, TÜİK verilerine dayanıyor. Ancak halkın hissettiği enflasyon ile açıklanan rakamlar genellikle paralel ilerlemiyor. Yani, TÜİK "enflasyon düştü" dediğinde, insanlar bunu pek hissedemiyor. Çünkü çarşıda, pazarda, faturalarda durum biraz daha farklı. Bu yüzden bazı bağımsız kuruluşlar (örneğin ENAG), enflasyonu resmi verilerin çok üzerinde ölçüyor.
Ayrıca, fiyat endekslerinin hesaplanma yöntemi de bu güvenilirlik tartışmasını körüklüyor. Sepete konulan ürünlerin fiyat değişimleri, ağırlıkları ve hesaplanma yöntemleri resmi rakamları bir nebze makyajlayabiliyor. Yani enflasyon rakamları düzeltilmiş olabilir ama cüzdanlarımız gerçekleri söylüyor.
Bankalar, Krediler ve Yatırım Paradoksu
Faiz indirimleriyle birlikte kredi faizleri de düşmeye başladı. "Yaşasın, kredi ucuzladı!" diye sevinenler olabilir, ama bu da bir paradoks içeriyor. Bankalar düşük faizle kredi vermeye başladığında, insanlar daha çok borçlanıyor, talep artıyor ve dolayısıyla fiyatlar yükselmeye devam ediyor. Bu durumda, krediyi çekip yatırım yapayım diyenler bir süre sonra yükselen maliyetler ve belirsiz piyasa koşulları yüzünden sıkıntıya girebilir.
Yatırımcılar için durum daha da karmaşık. Düşen faizler, borsaya ve gayrimenkule olan ilgiyi artırabilir. Ancak kur dalgalanmaları ve enflasyonist baskılar nedeniyle bu yatırımlar ne kadar güvenli? İşte büyük soru! Türkiye'de yatırım yapmak, sürekli değişen ekonomik dinamikler içinde cambazlık yapmak gibi; bir an dengede olsanız da bir sonraki hareketinizde ipin üstünde sallanabilirsiniz.
Peki, halk olarak ne beklemeliyiz?
Öncelikle, ‘enflasyon düştü’ haberleri karşısında derin bir nefes alın ve bilin ki bu, sadece fren pedalına biraz basıldığı anlamına geliyor. İkincisi, fiyatlar geri gelmeyecek, en iyi ihtimalle biraz daha yavaş artacak. Üçüncüsü, krediler ucuzlayacak ama bu, hemen borca girmek için bir davetiye değil. Çünkü bilin ki her baharın ardından bir kış gelir; ekonomide de faiz indirimi ile kredi bolluğu yaşanırken bir noktada faturanın kesileceğini unutmayın.
Özetle, önümüzdeki süreç "kontrollü iyimserlik" dönemi. Yani, ne piyangodan büyük ikramiye çıkmış gibi sevinebiliriz ne de her şey mahvoldu diye dizlerimizi dövebiliriz. Ne yapacağız? Ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız, tasarrufa devam edeceğiz ve tabii ki ekonomi haberlerini sarkastik bir tebessümle izlemeyi sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki Türkiye ekonomisi, her zaman sürprizlere açık bir macera filmi gibi ilerler; bazen aksiyon, bazen dram, ara sıra da kara komedi içerir.
O zaman, gözlerimizi açık tutalım, cüzdanlarımızı koruyalım ve enflasyonun hızına yetişmeye çalışmadan, kendi hızımızda ilerleyelim. Sonuçta, hayat pahalı ama ironi bedava!
Yorumlar
Kalan Karakter: