Barselona merkezli La Vanguardia gazetesine göre, Katalan lider Carles Puigdemont ve diğer Katalan parlamenterler, Belçika’nın başkenti Brüksel’de bugün basın toplantısı düzenleyecek.
İspanyol hükümeti, Puigdemont’un Belçika’ya gittiğini doğruladı. Belçika Devlet Televizyonu VRT de Puigdemont’un avukatlarla görüşmek için Brüksel’e gittiğini öne sürdü.
Sığınma hakkı tartışması
Belçika Mülteci ve Göç Bakanı Theo Francken'ın Katalonya lideri Puigdemont'a sığınma hakkı verilebileceğini söylemesi ülkede sarsıntıya yol açmıştı. Başbakan Charles Michel, resmi haber ajansı Belga'ya yaptığı açıklamada, Puigdemont'a sığınma hakkı verilmesinin kesinlikle gündemlerinde olmadığını açıklayarak, Bakan Francken'den yangına körükle gitmemesini rica ediyorum demişti.
Başsavcıdan dava başvurusu
İspanya Başsavcısı Jose Manuel Maza, Katalonya Özerk Yönetimi Başkanı Carles Puigdemont ve diğer Katalan yetkililer hakkında devlete karşı başkaldırma, ayaklanma ve kamu malını kötüye kullanma suçlamalarıyla dava açılması için başvuruda bulundu.
Mahkemelere sunulan toplam 235 sayfalık başvuruda Puigdemont, Başkan Yardımcısı Oriol Junqueras, eski hükümetin 12 üyesi, Parlamento Başkanı Forcadell ve Divan Kurulunun 5 üyesinin adları geçiyor.
Başsavcılık, bu kişilerin tutuksuz yargılanması için 6,2 milyon avroluk kefalet talep etti.
İspanya Ceza Yasası'nda, devlete karşı başkaldırma için 30 yıl, ayaklanma için de 15 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
Bağımsızlık yanlıları seçime katılacak
Diğer yandan Puigdemont’un lideri olduğu PdeCat (Katalan Demokrat Partisi) 21 Aralık’taki seçimlere katılacağını belirtti.
Daha önce yine bağımsızlık yanlısı olan Esquerra Republicana de Catalunya (ERC) da seçimlere katılabileceğini duyurmuştu.
1 Ekim'deki tartışmalı bağımsızlık referandumunun ardından, Katalonya yerel meclisi Cuma günü yaptığı oylamayla tek taraflı bağımsızlık ilan etmişti. İspanya dakikalar sonra anayasanın 155. maddesini yürürlüğe sokarak Katalonya'daki yerel hükümeti fesh etmişti.
Tüm yetkileri üstüne alan Madrid yönetimi, 21 Aralık tarihinde erken seçime gidileceğini duyurmuştu.
AB tek muhatabının Madrid yönetimi olduğunu belirtmiş, ABD ise Katalonya'nın İspanya'nın ayrılmaz bir parçası olduğunu duyurmuştu.
İspanyol hükümeti, Puigdemont’un Belçika’ya gittiğini doğruladı. Belçika Devlet Televizyonu VRT de Puigdemont’un avukatlarla görüşmek için Brüksel’e gittiğini öne sürdü.
Sığınma hakkı tartışması
Belçika Mülteci ve Göç Bakanı Theo Francken'ın Katalonya lideri Puigdemont'a sığınma hakkı verilebileceğini söylemesi ülkede sarsıntıya yol açmıştı. Başbakan Charles Michel, resmi haber ajansı Belga'ya yaptığı açıklamada, Puigdemont'a sığınma hakkı verilmesinin kesinlikle gündemlerinde olmadığını açıklayarak, Bakan Francken'den yangına körükle gitmemesini rica ediyorum demişti.
Başsavcıdan dava başvurusu
İspanya Başsavcısı Jose Manuel Maza, Katalonya Özerk Yönetimi Başkanı Carles Puigdemont ve diğer Katalan yetkililer hakkında devlete karşı başkaldırma, ayaklanma ve kamu malını kötüye kullanma suçlamalarıyla dava açılması için başvuruda bulundu.
Mahkemelere sunulan toplam 235 sayfalık başvuruda Puigdemont, Başkan Yardımcısı Oriol Junqueras, eski hükümetin 12 üyesi, Parlamento Başkanı Forcadell ve Divan Kurulunun 5 üyesinin adları geçiyor.
Başsavcılık, bu kişilerin tutuksuz yargılanması için 6,2 milyon avroluk kefalet talep etti.
İspanya Ceza Yasası'nda, devlete karşı başkaldırma için 30 yıl, ayaklanma için de 15 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
Bağımsızlık yanlıları seçime katılacak
Diğer yandan Puigdemont’un lideri olduğu PdeCat (Katalan Demokrat Partisi) 21 Aralık’taki seçimlere katılacağını belirtti.
Daha önce yine bağımsızlık yanlısı olan Esquerra Republicana de Catalunya (ERC) da seçimlere katılabileceğini duyurmuştu.
1 Ekim'deki tartışmalı bağımsızlık referandumunun ardından, Katalonya yerel meclisi Cuma günü yaptığı oylamayla tek taraflı bağımsızlık ilan etmişti. İspanya dakikalar sonra anayasanın 155. maddesini yürürlüğe sokarak Katalonya'daki yerel hükümeti fesh etmişti.
Tüm yetkileri üstüne alan Madrid yönetimi, 21 Aralık tarihinde erken seçime gidileceğini duyurmuştu.
AB tek muhatabının Madrid yönetimi olduğunu belirtmiş, ABD ise Katalonya'nın İspanya'nın ayrılmaz bir parçası olduğunu duyurmuştu.
















































