Türkiye Pazarlık Masasına Oturmazsa Yüksek...
Reklam

Türkiye Pazarlık Masasına Oturmazsa Yüksek Faizler De Kurtaramaz

Türkiye Pazarlık Masasına Oturmazsa Yüksek Faizler De Kurtaramaz Türkiye, içine düştüğü ekonomik kriz sarmalında kurtulacak mı? Türkiye kadar bu soru Avrupa’nın da gündeminde. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz […]

Türkiye Pazarlık Masasına Oturmazsa Yüksek Faizler De Kurtaramaz

Türkiye Pazarlık Masasına Oturmazsa Yüksek Faizler De Kurtaramaz Türkiye, içine düştüğü ekonomik kriz sarmalında kurtulacak mı? Türkiye kadar bu soru Avrupa’nın da gündeminde. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz […]

Türkiye Pazarlık Masasına Oturmazsa Yüksek Faizler De Kurtaramaz
05 Eylül 2018 - 21:30

 
Türkiye Pazarlık Masasına Oturmazsa Yüksek Faizler De Kurtaramaz
 
Türkiye, içine düştüğü ekonomik kriz sarmalında kurtulacak mı? Türkiye kadar bu soru Avrupa’nın da gündeminde. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz […]
 

Türkiye, içine düştüğü ekonomik kriz sarmalında kurtulacak mı?

Türkiye kadar bu soru Avrupa’nın da gündeminde. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz Özellikle Almanya’da önemli gündem maddesi. Çünkü Almanya, Türkiye’nin en önemli dış ticaret ortağı. Yedi binden fazla Alman firması Türkiye’de on binlerce kişiye istihdam sağlıyor.

Alman Bakan Maas’ın Ankara Ziyareti Kritik

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas da, Ankara ziyareti öncesi Türkiye’nin komşuluktan öte Almanya’nın en önemli partneri olduğunu belirterek, bu duruma dikkat çekti. Alman Bakan, Türkiye ile ilgili kaygılarını net bir dile getireceğini açıkladı. Hür Demokrat Partisi (FDP) Sözcüsü Alexander Graf Lambsdorff ise, Maas’ın Ankara ziyareti öncesi, Erdoğan uyarısı yaptı. Erdoğan’ın hukuk insan hakları ve basın özgürlüğünü ayaklar altına aldığına dikkat çekti. Berlin’de bu gelişmeler yaşanırken Alman medyası, Türkiye’de istikrarsızlaşan ekonomi bağlamında Alman Bakan Maas’ın Ankara ziyaretine odaklandı.

Geciken Arjantin’i Faiz Ve IMF Kurtaramadı

Der Spiegel Dergisi, Türkiye’ye mali yardım tartışmaları kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Arjantin uyarısı yaptı. Geç olmadan bir çözüm bulması gerektiğine dikkat çekti. Aksi takdirde yüksek faiz politikasının bile Türkiye’yi kurtaramayacağını yazdı. Arjantin’de benzer bir tablonun yaşandığını ve şu anda IMF yardımlarına rağmen Arjantin para biriminin değer kaybettiği hatırlatıldı.

Türkiye ve Arjantin’in içinde bulunduğu durumu “şeytan üçgeni” olarak niteleyen Der Spiegel, ekonomik krizin içinden çıkılmaz bir hale dönüştüğünü vurguladı. Alman dergi, Türkiye ve Arjantin’in başına gelenlerin aslında gelişmekte olan ülkelerin bir krizi olduğunu belirtti.

Felix Sommerfeld tarafından kaleme alınan analiz yazısı, özetle şöyle:

“Arjantin ekonomisi %30’dan daha fazla enflasyon oranıyla ve trajik bir şekilde düşüşe geçen para birimi nedeniyle bir buhrana doğru gidiyor. Eğer Türkiye kısa süre içinde pazarlık masasına oturmazsa aynı tehlike Türkiye’yi de bekliyor. Arjantin ekonomik krizi önlemek ve kontrol altında tutmak için her türlü yola başvuruyor. Ancak ekonomik krize karşı en yaygın yöntem olan güdümlü faiz oranı politikası bile şu ana kadar Arjantin’in para biriminin değer kaybetmesinin önüne geçemedi. Arjantin’in IMF’den aldığı mali yardımlara rağmen ülkenin para birimi olan Peso değer kaybediyor. Arjantin’deki ekonomik krizinin kendine has nedenleri var. Fakat bu kriz, yabancı yatırımcıların Arjantin ulusal ekonomisine olan güvenini neden yitirdiğini anlama açısında önemli bir gösterge.

Commerzbank ekonomi şefi Jörg Krämer, Arjantin’deki yüksek enflasyon ve para birimindeki değer kaybının helezonlu bir düşüş dinamiğine sahip olduğunu belirtiyor ve Merkez Bankasının müdahalesinin hükmünü yitirdiğine dikkat çekiyor. İktisatçı Krämer, benzer durumun Türkiye’de de yaşanabileceğine işaret ediyor.

Fakat Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, IMF’den yardım talebini reddediyor. Bunun yanında Türkiye Merkez Bankası, yükseltilmesi acil bir ihtiyaç olan faizler konusunda çekinceli davranıyor. Ancak ekonomistlerin çoğu, Türk Lirası’ndaki düşüşün önüne geçilmesi, en azından dengede tutulması için yüksek faiz konusunda hemfikir.

Arjantin Benzeri Sorunlar Kaçınılmaz Olur

Eğer Türkiye yakın zamanda bu soruna bir çözüm bulmazsa, Arjantin’in içine düştüğü durum kaçınılmaz olur. Arjantin ve Türkiye uzun zamandır gayretleriyle gelişmekte olan ülkeler arasında umut veren bir yerde duruyor. Ancak açık bir şekilde disiplin eksikliği olduğu ortada.

Türkiye’nin Dış Borcu Arjantin’den Fazla

Arjantin’de işveren ve devletin dışarıdan aldığı borç 250 milyar dolardan daha fazla. Türkiye’nin dış borcu ise, 460 milyar dolardan daha fazla. Hem Türkiye hem de Arjantin dışarıdan kredi alarak uzun bir süre para birimlerini dengede tutular. Alınan krediler ise, döviz endeksli ve çoğunlukla dolar bazında işlem gördü. Bu kredilerin yükü, elbette giderek pahalıya mal oldu. Çünkü Lira ve Peso’nun dolar karşısında erimesi nedeniyle ödemeler katlanarak arttı. Şu anda işverenler borçlarını kapatamıyorlar. Türk Lirası bir yıl içinde Euro karşısında neredeyse %50 dolayında değer kaybetti, Peso ise %55 oranında eridi. Arjantin ve Türk para birimindeki düşüş enflasyon oranın yükselmesini de ateşledi. Bu durum sermayenin kaçmasına ve para değerindeki düşüşün devam etmesini de beraberinde getiriyor. Bu içinde çıkılmaz durum, deyim yerinde ise şeytan üçgeni gibi bir şey. Bu iki ülke için en tehlikeli olan ise,  ithal edilen malların ihraç edilen mallardan daha fazla olması. Bu haliyle kasanın açık vermesi anlamına geliyor. Normal zamanlarda bütçe açıkları çok da sorun olarak görülmez. Ancak yüksek enflasyon ve parada yaşanan yüksek değer kaybı, ulusal ekonomi için çok büyük bir tehlike oluşturuyor.

ABD’deki Faiz Artışları Gelişmekte Olan Ülke Paralarını Baskı Altında Tutuyor

Döviz kurlarında açılan makas nedeniyle ithalat giderek pahalıya mal oluyor, enflasyon da insanların tüketim gücü üzerinden olumsuz etki yaratıyor. Buna ek olarak Amerika’daki faiz döngüsü, Türkiye ve Arjantin’i baskı altında tutuyor. ABD Merkez Bankası faizleri yükselttiğinde gelişmekte olan ülkelerde yatırılan paralar geri çekiliyor. Amerikalı yatırımcılar, çok nadiren kendi paralarını risk altındaki ülkelerde tutuyor. Bu da gelişmekte olan ülkeleri baskı altında tutuyor. Bunun etkisi, elbette mağdur ülkelerin kendi iç sorunlarıyla boğuşmasından bağımsız değil. Günün en yaygın tespiti, Lira ve Peso’nun yanında diğer gelişmekte olan ülkelerin de inişe geçeceği yönünde. Rivayet edilen ortada ya gelişmekte olan ülkelerin krizi başladı, ya da bu ülkeleri de içine alan geniş kapsamlı bir yangın.

Ulusal Ekonomi Çökebilir

İktisatçı Krämer bu iddiaya itiraz ediyor. ‘Eğer gelişmekte olan bir ülke kendi ödevlerini yerine getirmezse, daha sonra sır perdesi şiddetli bir şekilde aralanmaya başlar. Türkiye ve Arjantin’i bu ölçüye göre değerlendirmek lazım. Gelişmekte olan bir ülkede krizi yaşandığında, diğer gelişmekte olan ülkeler de Arjantin gibi enflasyon ve para birimindeki değer kaybına karşı mücadele etmeli’ diyor. Doğrusunu söylemek gerekirse, Hindistan, Güney Afrika ve Endonezya gibi gelişmekte olan ülkelerde döviz kurlarındaki dalgalanmalar çok sert olmadı. Arjantin’de hükumet,  açık bir şekilde içinde bulunduğu durumu teşhis etti ve krizi önlemede bir dizi tedbirler alıyor. Peki çıkış yolu? Belirsiz. Güney Amerika devleti, Türkiye’yi bir uyarı örneği olarak almalı. Yüksek faizler eğer daha fazla işe yaramazsa ve para değer yitirmeye devam ederse,  ardından en kötü durum ile karşı karşıya kalacak. Ulusal ekonomi, uçurumun eşiğine gelecek ve çökecek. Bu Arjantin’in içinde bulunduğu durum. Eğer Türkiye pazarlık yapmazsa, aynı şey Türkiye’nin de başına gelebilir.”

Kaynak: Ahvalnews.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
DYP NİN DESTEĞİ YİNE EKREM İMAMOĞLU ' NA
DYP NİN DESTEĞİ YİNE EKREM İMAMOĞLU ' NA
 İşsizlik oranı %14,1 seviyesinde gerçekleşti
İşsizlik oranı %14,1 seviyesinde gerçekleşti