Garanti Yatırım “Siyah Kuğu” başlıklı raporunda sonbaharda mali piyasalarımızı değerlendirdi. Türkiye-ABD vize gerginliğini “tam bir Siyah Kuğu” olarak niteleyen Garanti Yatırım araştırma ekibine göre, bu sürecin sonu kesin belli değil, ama iyimser senaryolar ağır basıyor
Garanti Yatırım “Siyah Kuğu” başlıklı raporunda sonbaharda mali piyasalarımızı değerlendirdi. Türkiye-ABD vize gerginliğini “tam bir Siyah Kuğu” olarak niteleyen Garanti Yatırım araştırma ekibine göre, bu sürecin sonu kesin belli değil, ama iyimser senaryolar ağır basıyor. Öte yanda, ABD ile anlaşmazlık tatlıya bağlansa da, yaz aylarındaki o coşkulu ralliye geri dönmek zor olacak.
Türkiye-ABD ilişkileri normale dönse dahi, küresel piyasalarda yaz aylarının coşkusu artık yok. Hatta gelişen ülke piyasalarında bir düzeltmenin arifesinde olabiliriz. Türkiye ve gelişen ülke piyasaları genelinde uzun süredir oldukça güçlü bir performans gördük. Ancak bu iyimserliği sürdürecek etkenlerin giderek azalıyor olması, ABD kaynaklı veri akışının Fed faiz artırım sürecinin yeniden fiyatlanmasına yol açması ve yıl sonu yaklaşırken yatırımcıların kar alma istekleri yakın vadede piyasalarda bir düzeltme görmemiz gerektiğini düşündürtüyor. Yine de piyasalarda hala bol miktarda likidite var, bu yüzden karamsar değiliz. Bilakis, risk iştahının belki biraz daha seçici olarak, bir süre sonra kaldığı yerden devam edeceğini tahmin ediyoruz.HİSSE SENETLERİNDE NE OLACAK?Geldiğimiz noktada temel ve teknik anlamda söz konusu risk fiyatlaması gerçekleşmiş durumda. Gelişmekte olan piyasalara göre F/K ıskontosu %36’ya, %30 olan 2 yıllık ortalamadan da kısmen uzaklaşarak son bir yıldaki en düşük seviyelere yaklaşıldı.Teknik tarafta ise kısa vadeli risk algılamasının artabileceği olarak önemsediğimiz 100,900 destek bölgesine yakınız. Son dönemde volatiliteyi yükselten faktörlerde tansiyonu azaltan gelişmeler yaşanması halinde 102,000- 103,400-105,000 seviyelerine yönelik tepki alımları etkili olabilir. Buna karşın gelişmekte olan piyasalardaki kısa vadeli risk potansiyeli nedeniyle öngörümüz olası yükseliş denemelerinin 106,500-107,000 bölgesi altında tepki ile sınırlı kalması yönünde. Volatilitenin kısa vadede yeniden yükselmesi adına ise 99,000-100,900 destek aralığının takip edilebileceğini düşünüyoruz.DÖVİZDE BEKLENTİLERÖngörülmesi güç siyasi gelişmelere bağlı olarak hareket edecek USD/TL’de kısa vadeli işlemlerde doğrudan pozisyon almak konusunda çekimseriz. Birkaç haftalık bir işlem alternatifi olarak 1 ay vadeli 3.65/3.60 kullanım fiyatlı USD satış opsiyonlarını cazip buluyoruz. Ulaşılan seviyelerde yukarı yönlü potansiyeli sınırlı bulmamız nedeniyle, işlem frekansı daha orta vadeli olan yatırımcılar için USD’den getirisi daha yüksek TL pozisyonlarına kısmi de olsa geçiş yapmanın uygun olabileceği düşüncesindeyiz.Kısa vadeli siyasi risklerin ötesine baktığımızda, TL açısından karışık bir makroekonomik tablodan bahsetmek mümkün. Görece güçlü GSYH büyümesi, reel efektif döviz kurunun bulunduğu düşük seviyeler ve TCMB’nin sıkı politika duruşu neticesinde yüksek seyreden faiz oranları TL açısından pozitif, yüksek seyretmeye devam eden enflasyon ve artış eğilimindeki cari işlemler açığı olumsuz etkenler. Eylül ayı ortasından itibaren TL’deki uzun pozisyonlarından çıkış yapan yabancı yatırımcıların yılın kalanında TL’de iki yönde de pozisyon almaya sıcak bakmayacağı beklentisindeyiz. Karışık makroekonomik tablo ve jeopolitik riskler, özellikle USD’nin küresel olarak değer kazandığı bir ortamda yabancı yatırımcıların TL alım ilgisini sınırlayacaktır.Öte yandan, TL’nin ulaştığı ‘ucuz’ seviyeler ve TL satışını maliyetli hale getiren faiz oranları yatırımcıların TL’de kısa pozisyon tercih etmesini önleyebilecek etkenler.TAHVİL PAZARITahvil piyasasına dair olumsuz kısa vadeli görüşümüzün en temel iki dayanağı enflasyon görünümü ve TCMB’nin politika duruşu. Manşet enflasyon Eylül’de %11.2‘ye yükselirken, çekirdek serideki artış ise %11’e yaklaşarak on yılı aşkın süredir gördüğü en yüksek seviyeye ulaştı. Yıllık manşet enflasyonun yüksek seyrini yıl sonuna kadar koruyacağı görüşündeyiz. Enflasyon görünümü önceki aylarda beklenen kıyasla daha belirgin şekilde bozulurken, bununla beraber TCMB’den gelecek gevşeme yönündeki ilk adıma ilişkin beklentiler de erteleniyor. Çekirdek enflasyon göstergelerindeki görünüm ve TL’deki kırılgan seyir TCMB’nin kısa vadede politika duruşunu sıkı tutmaya devam edeceğine işaret ediyor.Faizlerin ulaştığı seviyeler son yıllarda görülen tarihsel seviyelere değerlendirildiğinde cazip görünse de, faiz oranlarında henüz kalıcı bir düşüş beklemiyoruz. Özellikle kısa vadeli tahvil faizlerinin fırsat oluşturabileceği görüşünü korusak da bu yönde bir işlemin ancak 2018 yılı başlarında cazip hale gelmesi olası görünüyor.