Seçim ekonomisi yapılmıyor denilse de son günlerde yeni kaynak, teşvik paketi, vergi indirimi gibi kelimeleri sıkça duyar olduk, peki seçim sonrası bu uygulamaların geri dönüşü nasıl olacak?Kredi Garanti Fonu’nun (KGF), Hazine Müsteşarlığı ile imzalanan son protokolle birlikte 35 milyar liralık yeni kefalet paketini işletmelerin kullanımına açtı.Bu y eni kaynak haberi bu sabah medyada yerini alırken, son günlerde arka arkaya gelen yeni kaynak, teşvik, vergi indirimi gibi haberler aynı soruları düşündürüyor. Bu seçim ekonomisi uygulamalarının bütçe üzerinde yaratacağı baskı ne olacak? Ve esasen seçim sonrası yıllarda ne gibi geri dönüşleri olacak?Bu soruların cevaplarına uzman görüşlerini paylaşarak cevap vermeden önce, bugün yayınlanan ek kaynak haberinin detaylarını paylaşalım.Kredilerin geri dönüşlerinden oluşturulan yeni pakette sektörel ayrım bulunmuyor.Önceki protokolde KOBİ’lere sağlanan kefalet oranı yüzde 80 iken bu protokolle birlikte bu oran yüzde 85’e çıkarıldı.KOBİ dışı işletmelere verilen kefalet desteğinin oranı da yüzde 75’ten yüzde 80’e yükseltildi.Kefaletin 5 milyar lirası döviz kazandırıcı işletmelereİhracatçılara verilen yüzde 100 kefalet oranı desteği devam ederken 35 milyar liralık hacmin 5 milyar liralık bölümü de ihracat ve döviz kazandırıcı faaliyeti olan işletmelerin kullanımına ayrıldı.Kalan 30 milyar liralık limit ise işletme finansmanında kullanılmak üzere tanımlandı.İşletmeler bu kredileri 1 yılı geri ödemesiz toplam 5 yıl vadeli olarak daha uygun faiz oranları ile kullanabilecek.Geçen yıl 200 milyar liralık kefalet limitinin kullandırılmasından sonra ilave paket bu sene ocakta 55 milyar lira olarak kullandırılmıştı.Ne olacak bu yeni kaynakların sonu?
Bu soru uzmanların ve köşe yazarlarının gündeminde.QNB FinansInvest’ten İrem Dışpınar “Kamu harcamalarının artması, hükümet teşvikleri, akaryakıt fiyatlarına gelecek zam kadar ÖTV oranında indirim yapılacak olması bu yıl bütçe açığını artıracaktır. Döviz kurlarında, enflasyonda yukarı yönlü baskı nedeniyle TCMB’nin seçimler öncesinde 7 Haziran toplantısında geç likidite penceresi faiz oranında 100 baz puan civarında artırıma gitmesi bekleniyor.” derken,Dünya gazetesi yazarlarından Gündüz Fındıkçıoğlu “Teşviklerin hayatın bir gerçeği –aşırı borçlu hane halkı ve sermayenin kıt faktör olmaya devam ettiği bir reel sektör- olduğunu saptarsak soracağımız sorular teşviklerin kamu maliyesine getireceği yük ve hangi oranda devam edebileceği olur. Dengeler gerçekten sarsılmış ise ortaya çıkan sonuca ‘aşırı ısınma’ diyebiliriz.” yorumunda bulunuyor.Mahfi Eğilmez ise konuyu şöyle özetliyor “Memur maaş zamları, emekli maaşlarının artırılması, asgari ücretin yükseltilmesi, tarımsal destekler, vergi oranlarının düşürülmesi, vergi cezalarının affedilmesi, vergi ödemelerinin ertelenmesi maliye politikasının seçim ekonomisine alet edilmesinin temel araçlarını oluşturuyor…2017 başlarından itibaren yürürlükte olan seçim ekonomisi giderek hızlanıyor.” diyor ve örnek veriyor “2019 yılında yeniden aynı imar affı ve vergi barışı söz konusu olmayacağına göre 2019 yılının finanse edilebilmesi için vergilerde ciddi artışlar yapılması gerekecektir.” paylaşımında bulunuyor.Eğilmez ayrıca “Esasen maliye politikası, 2017 yılının başından beri para politikasını ve onun hedef aldığı iddiasında olduğu enflasyonu düşürme amacını desteklemekten tamamen koparak ‘ne pahasına olursa olsun yüksek büyüme’ arayışına girmişti. Bu son düzenleme bu kopuşu çok daha net bir biçimde ortaya koymuştur. Politika yapıcıların enflasyonla ilgili hedefleri artık sadece hedefleri ve tahminleri düşük tutmaktan ibaret bir konuma gelmiş görünüyor.Merkez Bankası gerçekten enflasyonu düşürmeye odaklanmış bir para politikası izliyorsa açıklanan bu paketten sonra faizi yeniden artırmak zorunda kalabilir.” görüşü ile piyasadaki faiz artışı beklentilerinin yersiz olmadığı sinyalini veriyor.Eski İBB üyesi ve köşe yazarı Bülent Soylan ise konuya ilişkin “Hükümetin bütçesi 2018 Mart sonu itibariyle 19,8 milyar lira açık vermişse ve bu rakam önümüzdeki 9 ayda daha da katlanacaksa, ortada bir gelir yetmezliği, bir vergi geliri zaafı var mıdır? Vardır tabii…Bu “tedbir” ile piyasayı canlandırmak aslında dışarıdan dövizle temin edilen tüketim malının kullanımını, trafikte daha çok dolaşmayı canlandıracak ama bu şekilde vazgeçilen vergiler seçimin hemen sonrasında, bu siyasi “müjdenin bütçeye maliyetini” de yükleyerek yurttaşın karşısına çıkacaktır.
Bu asla doğru ve ekonomik bir “tedbir” değildir.” görüşünü paylaşmıştır.Bu görüşlerde de gördüğümüz gibi bu teşvik ve vergi uygulamaları paketlerini davul zurnalarla karşılamadan önce ekonominin içerisinde bulunduğu durum iyi anlaşılması ve kaşıkla verilip kepçeyle geri alınabileceği endişelerini es geçmeyen uzmanlara kulak verilmesi gerekiyor.
Bu asla doğru ve ekonomik bir “tedbir” değildir.” görüşünü paylaşmıştır.Bu görüşlerde de gördüğümüz gibi bu teşvik ve vergi uygulamaları paketlerini davul zurnalarla karşılamadan önce ekonominin içerisinde bulunduğu durum iyi anlaşılması ve kaşıkla verilip kepçeyle geri alınabileceği endişelerini es geçmeyen uzmanlara kulak verilmesi gerekiyor.











































