Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim sonuçlarından sonra mega projelerine hız verme isteğinde olduğu biliniyor. Ancak önünde TL’nin zayıflığı ve ekonominin durumu gibi engeller var.Peki bu durumda seçim öncesi ekonomi yönetiminden bazı isimlerin bahsettiği kemer sıkma politikalarına yönelecekler mi yoksa düşük faiz yüksek büyüme sarmalında kalmak için mi çabalayacaklar belirsizliği piyasayı yoruyor.Seçim sonuçlarına oldukça kısıtlı bir iyimserlikle yanıt veren Lira’nın durumu, yüksek enflasyon, yüksek cari açık gibi sorunlarla uğraşan Türkiye’de mega projelere hız kesmeden devam edilmeye çalışılıyor. Ama Türkiye ekonomisi bunu karşılayabilecek durumda mı?Konuya dair Financial Times makalesi Erdoğan’ın mega proje hayallerinin piyasalar tarafından geri tepildiğini söylüyor.Yeni havalimanı ve yaklaşık 13 milyar dolarlık bir kanal projesi bunlardan en önemlileri. Ancak bu projelerin kaderi ve hatta ekonominin geleceği iktidarı esnasında bazı sorunları nasıl çözeceğine bağlı diyor Financial Times’dan Laura Pitel.Piyasaların Erdoğan’ın etkisindeki ekonomi yönetimi konusunda duyduğu rahatsızlığı cumhurbaşkanı elindeki daha geniş güçlerle kontrol altında tutabilir.GlobalSource Partners analisti Atilla Yeşilada “Erdoğan büyük bir ikilem ile karşı karşıya” diyor. Ve devam ediyor “Harcama yapmak durumunda. Ancak bu harcamaları yaparsa yabancı yatırımcılar Türk piyasalarını boykot eder… Ya tamamen alışılmamış bir yöntem izleyecek ve piyasaları ürkütecek ya da bazı projelerinden vazgeçmek zorunda kalacak.”İnşaat sektörü Türkiye’nin geçen yıl %7.4’ü bulan büyümesinde büyük rol oynuyor. Ve Erdoğan’ın son 16 yıldaki iktidarında da büyük altyapı projeleri öne çıktı.Uzmanlar Türkiye’nin çift haneli enflasyon ve GSYH’nin %6’sının üzerinde bir cari açıkla bocalayan ekonomik durumu içerisinde böyle projelerin nasıl destekleneceği konusunda soru işaretleri içindeler.Her ne kadar Cumhurbaşkanı bu projeler için devletin tek kuruş harcamadığını belirtse de son yılların yükselen trendi olarak bu projeler kamu ve özel sektörün ortak girişimleriyle oluşturuluyor. PwC ve Garanti Bankası’nın 2023 önce inşaat maliyetlerine dair raporlarında belirttikleri rakam 325 milyar dolar. Ki hatırlatmak gerekirse IMF son dönemde Türkiye’nin ciddi biçimde bu projeler konusunda seçici olması gerektiğini vurgulamıştı.Zaten Lira’nın yaşadığı değer kaybı da piyasanın yaşadığı endişelerin bir göstergesi. Türk bakanları ülkenin bütçe açığının diğer gelişmekte olan ülkelere kıyasla GSYH’nın %2.4’ü olması sebebiyle düşük olduğunu savunuyorlar. Ancak uzmanlar hemfikir olsalar da ülkenin biraz soğumaya ihtiyacı varken bu harcamaların genişlemeyi körüklemesi konusunda kaygılılar. Ayrıca Türk bankaları üzerindeki baskının inşaat firmalarının bu projeleri tamamlamak için finansman bulma konusunda zorlanabileceğini gösterdiği konusunda da uyarılarda bulunuyorlar.Şimdi esas soru Erdoğan büyüme konusundaki ısrarını sürdürecek mi yoksa kemer sıkma ve reformlardan oluşan bir sürece evet diyecek mi?Nomura gelişmekte olan ülkeler ekonomisti İnan Demir Erdoğan’ın seçim öncesi vaatlerini uygulamak isteyeceğini belirtirken, öte yandan Lira’nın değer kaybı ile döviz borcu yükü altında ezilen şirketlerin ve ülkenin bunu kaldıramayacağı da belirtiliyor.Bazıları da Cumhurbaşkanı’nın her ne kadar elinde büyük bir güç bulunsa da ekonomik gerçeklikleri kabul etmekten başka çaresi olmadığını düşünen bazı uzmanlar, Lira’nın aynı seçim öncesi dönemde Cumhurbaşkanı’na rağmen Merkez Bankası’nı 500 puanlık faiz artışına zorladığı gibi biraz disiplin uygulanması yönünde bir muhalefet oluşturmaya devam edeceğini belirtiyorlar.
EKONOMİ
Yayınlanma: 27 Haziran 2018 - 18:47
Mega Projelerine Ekonomi engeli
3. havalimanı ve Kanal İstanbul gibi mega projelere karşılık yeniden Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan'ın önünde ekonomi engeli bulunuyor
EKONOMİ
27 Haziran 2018 - 18:47













































