Ekonomist Mahfi Eğilmez, son günlerde finansal piyasalarda yaşanan sert dalgalanmalara ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.
“Son İki Günde Olanlar ve Ekonomiye Yansımaları” başlıklı yazısında Eğilmez, siyasi gelişmelerin piyasalarda yarattığı hızlı fiyatlamaların, Türkiye’de siyaset ile ekonomi arasındaki hassas dengeyi bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.
Eğilmez’e göre, CHP Kurultayı Mutlak Butlan Kararı sonrası BIST 100 endeksinde sert düşüşler yaşanırken, döviz talebi artış gösterdi, tahvil faizleri yükseldi ve ülkenin risk primi (CDS) yeniden yukarı yönlü hareket etti.
Borsa İstanbul’da endeksin kısa sürede sert gerileme yaşadığına dikkat çeken Eğilmez, döviz piyasasında da yukarı yönlü baskının belirginleştiğini belirtti. Tahvil piyasasında satışların arttığını vurgulayan ekonomist, gösterge faizlerin yükseliş trendine girdiğini ifade etti.
Finansal piyasalardaki stresin swap faizlerine de yansıdığına işaret eden Eğilmez, Türk lirası gecelik endeks swaplarında faizlerin yükselmesinin, piyasanın sıkı para politikası beklentisini fiyatladığını gösterdiğini söyledi.
Risk primindeki artışa da değinen Eğilmez, CDS seviyesinin yükselerek nisan ayı seviyelerine geri döndüğünü belirtti. Bu durumun, Türkiye ekonomisine yönelik risk algısında kısa vadeli bozulmaya işaret ettiğini ifade etti.
Müdahaleler ve ekonomi yönetimi
Piyasalardaki dalgalanmalara karşı hızlı müdahalelerin devreye alındığını belirten Eğilmez, Borsa İstanbul’da devre kesicilerin çalıştırıldığını, ardından Türkiye Varlık Fonu’nun Türkiye Varlık Fonu üzerinden piyasaya alım yönlü destek verdiğini aktardı.
Döviz kurundaki hareketliliğe karşı ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından döviz satışı yapıldığını ve kurun kontrol altında tutulmaya çalışıldığını ifade etti. Bu süreçte rezerv kullanımının da gündeme geldiğini vurguladı.
Ayrıca TCMB’nin kredi büyüme sınırlarını düşürerek parasal sıkılaşmayı dolaylı yoldan artırdığına dikkat çekildi.
“Piyasa aldırmazlığı” uyarısı
Eğilmez yazısında yalnızca finansal verileri değil, toplumsal davranışları da analiz etti. Kısa vadeli şokların artık hızla unutulduğunu ve piyasaların eski dengelerine dönmesinde “piyasa aldırmazlığı” davranışının etkili olduğunu ifade etti.
Ekonomiste göre, yatırımcıların ve toplumun büyük kısmı giderek daha fazla finansal getirilere odaklanırken, uzun vadeli kurumsal ve toplumsal sorunlar geri planda kalıyor.
Eğilmez, bu durumu edebi bir metaforla açıklayarak, insanların yaşanan krizlere karşı duyarsızlaşmasını “herkesin aklının sürekli eldeki kazanca odaklanması” şeklinde yorumladı.
Sonuç
Mahfi Eğilmez’in değerlendirmeleri, Türkiye’de siyasi gelişmelerin finansal piyasalar üzerindeki hızlı etkisini ve bu etkinin kısa vadede müdahalelerle bastırılabildiğini, ancak uzun vadede yapısal davranış sorunlarının devam ettiğini ortaya koyuyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: