İklim değişikliği hareketinin en büyük sorunlarından biri, insanlara yukarıdan bakan, onları suçlayan bir yaklaşımla iletişim kurmalarıydı.
Parmağını sallayarak bir şeylerin yanlış yapıldığını söylemek insanları harekete geçirmez; önemli olan, insanları daha olumlu ve merak uyandıran bir şekilde sürece dahil etmek"
İklim krizi ve çevre sorunlarının ışıkla anlatıldığı enstelasyonlara imza atan Hollandalı sanatçı ve tasarımcı
Daan Roosegaarde, iklim değişikliğinin doğru anlatılabilmesi için olumlu bir iletişim dili kurmanın kritik rol oynadığını söyledi.Hollandalı sanatçı ve tasarımcı Daan Roosegaarde; insan, teknoloji ve doğa arasındaki ilişkiyi inceleyen sosyal projeleriyle tanınıyor. Başta iklim krizi olmak üzere, çevre sorunlarını ışığı kullanarak görselleştiren sanatçı, dünyanın en büyük açık hava temizleyicisi "Smog Free Project", ışıldayan bisiklet yolu "Van Gogh Path" ve sürdürülebilir tarıma dikkati çektiği "Grow" gibi birçok çevre odaklı projeye imza attı.Roosegaarde’ın öne çıkan projelerinden biri olan "Waterlicht" adlı enstalasyonu, yaklaşık 10 yıl boyunca dünyanın birçok kentinde 2 milyona yakın kişiye ulaştı. Bu projesinde iklim krizi sonucu artan deniz seviyesini ışıkla anlatarak insanlara hem büyüleyici hem de düşündürücü bir deneyim sunan Roosegaarde, küresel ısınmaya karşı farkındalığın artmasına katkı sağlıyor.Genellikle kamusal alanlarda, izleyicilere 3-4 gecelik ücretsiz bir deneyim olarak sunulan proje,
LED ışıklar ve merceklerin birleşiminden oluşan, 10 bin metrekarelik geniş bir alanı kapsıyor. Eserin bir sonraki durağının İspanya olması ve eylül ayında bu ülkedeki sanatseverlerle buluşması bekleniyor.
- "İyi bir gelecek için önce hayal etmek gerekiyor"Başta Waterlicht olmak üzere sanat eserlerinin üretim süreçlerini ve iklim değişikliğinin bu süreçteki rolünü AA muhabirine anlatan Roosegaarde, cesur ve yaratıcı fikirleri gerçeğe dönüştürmeyi sevdiğini ve iyi bir geleceğe sahip olunabilmesi için önce onun hayal edilmesi gerektiğini söyledi.Bu motivasyonla projeler ürettiklerini, Waterlicht’in de bu doğrultuda hayata geçirildiğini belirten Roosegaarde, "Waterlicht, iklim değişikliğinin etkilerini göstermek amacıyla
LED ışıklar ve merceklerin birleşiminden oluşan bir enstalasyon. Bu proje, önümüzdeki yıllarda su seviyesinin ne kadar yükselebileceğini görselleştiriyor. Yapının çevresinde dolaşmak, sanki su altındaymışsınız gibi gerçeküstü bir his yaratıyor." dedi.Waterlicht enstalasyonlarından ilkinin Amsterdam’ın ana meydanlarından birinde kurulduğunu ve eserin yaklaşık 60 bin kişi tarafından ziyaret edildiğini aktaran Roosegaarde, özel etkinliklerden birinin, UNESCO tarafından koruma altına alınmış tarihi bir kalede gerçekleştiğini bildirdi.
Roosegaarde, şöyle devam etti:"Artan su seviyesi nedeniyle zarar görme riski altında olan bu ünlü yapı için hazırlanan gösteri büyük ilgi gördü. Etkinlikler her zaman ücretsizdi ve her gece, 10 ila 15 bin kişi katıldı. Sayısal verilerin ötesinde, insanlara, iklim değişikliğinin gerçekliğini deneyimletmeye çalışıyorum. Size '2100 yılına kadar deniz seviyesi 2,5 metre yükselecek' desem, bu tek başına bir eylem ya da değişim yaratmaz ama bunu gözlerinizle gördüğünüzde ve başkalarıyla paylaşabildiğinizde, işte o zaman etki oluştururuz."Waterlicht’in ortaya çıkmasında
Hollanda topografyasının etkili olduğuna dikkati çeken Roosegaarde, doğduğu andan itibaren suyla iç içe yaşayan, suyla mücadele eden ve ondan öğrenen bir ülkede yaşadığını, suyla karmaşık bir bağı olduğunu anlattı.Roosegaarde, sanatın iklim değişikliğini anlatmadaki rolüne işaret ederek "Bence iyi bir fikir ilham verir ama harika bir fikir harekete geçirir.
İklim değişikliği hareketinin en büyük sorunlarından biri, insanlara yukarıdan bakan, onları suçlayan bir yaklaşımla iletişim kurmalarıydı. Parmağını sallayarak bir şeylerin yanlış yapıldığını söylemek insanları harekete geçirmez, şimdi giderek daha fazla insan bunun farkına varıyor. Önemli olan, insanları daha olumlu ve merak uyandıran bir şekilde sürece dahil etmek. Ancak o zaman değişime açık olurlar." değerlendirmesini yaptı.
- "Projelerin çoğu ilhamdan değil, hayal kırıklıklarından doğuyor"İklim değişikliğinin sanat eseri oluştururken kendisini nasıl etkilediğine de değinen Roosegaarde, herkes gibi çevresindeki sorunlara karşı kafa yorduğunu ve sanat üretiminin aslında bir nevi bu sorunlarla mücadele etme ve cevap verme şekli olduğunu dile getirdi.Roosegaarde, öfkeye kapılmanın çok kolay olduğunu ama bunun pratikte bir faydasının olmadığını ifade ederek "Aslında projelerin çoğu ilhamdan değil, dünyada gördüğüm rahatsızlıklardan, hayal kırıklıklarından doğuyor. Bir şeye katılmıyorsam sadece eleştirmekle kalmıyorum, nasıl iyileştirilebileceğine dair bir öneri sunuyorum." diye konuştu.
- "İstanbul’da böyle bir sanat projesi gerçekleştirmek harika olurdu"Birçok eserinin halihazırda dünyayı gezmeye devam ettiğinin bilgisini veren Roosegaarde, üzerinde çalıştığı projeler hakkında şunları söyledi:“Şu anda 'Ateş Böceği Bahçesi' üzerine çalışıyorum. Işık saçan bu böcekler Bali’de neredeyse yok olma noktasına geldi. Bunun başlıca nedenleri ışık kirliliği ve yoğun pestisit kullanımı. Bir ateşböceğinin yumurtadan çıkıp olgunlaşması yaklaşık 10 ay sürüyor ve yaşam süresi yalnızca 22 gün. Ancak üç yıllık çalışmanın ardından burada artık birçok yeni doğmuş ateşböceğimiz var. Şu anda Bali, Singapur ve Endonezya’nın farklı yerlerinde ateşböceği bahçeleri tasarlayıp üretmeye hazırlanıyoruz. Bunların dışında “süper doğa” diye tanımladığım bir alana odaklanıyorum. Parlayan kumsallar, ışık saçan şelaleler gibi projeler üzerinde çalışıyorum."Birçok Türk arkadaşının olduğunu ve İstanbul’da da birçok kez bulunduğunu belirten Roosegaarde, ilerleyen zamanlarda İstanbul’da da bir enstalasyon yapabileceğini dile getirdi.
Roosegaarde sözlerini şöyle tamamladı:"İstanbul’da, örneğin
Modern Sanatlar Müzesi’nin önünde, Renzo Piano tarafından tasarlanmış o bina ya da başka uygun bir mekanda böyle bir sanat projesi gerçekleştirmek harika olurdu. Bunu sanat eseri ya da İstanbul’un sakinleri ve ziyaretçilerine yönelik bir kamu hediyesi olarak sunmak çok anlamlı olur diye düşünüyorum. Yeni işbirliklerine her zaman açığız ve böyle bir projeyi gerçekleştirmekten mutluluk duyacağız."