Yılın son çeyreğinde ABD faizlerinin ve dolar endeksinin küresel manada değer kazanmasının beklendiği bir döneme girilirken siyasi ilişkilerde yaşanabilecek gerginlikler TL’yi baskı altına alacaktır
18:4024 Ekim 2017
Yılın son çeyreğinde ABD faizlerinin ve dolar endeksinin küresel manada değer kazanmasının beklendiği bir döneme girilirken ABD ile yaşanan vize krizi başta olmak üzere ABD/AB ile siyasi ilişkilerde yaşanabilecek gerginlikler TL’yi baskı altına alacaktır.
Sınırlarımızda yaşanacak siyasi/askeri gerginlikler de risk teşkil etmeye devam etmektedir. Makro ekonomik olarak yüksek büyüme rakamları olumlu karşılık bulurken enflasyon beklentilerinin düşüş eğilimi göstermemesi, cari açık ve bütçede yaşanacak bozulma TL üzerinde risk algısının artmasına sebep olacaktır.Hem hisse senetleri hem tahvil tarafında portföy girişleri olumlu seyretmeye devam ederken hem cari açığın finansmanı konusunda riskleri azaltırken hem de TL üzerindeki baskıyı bir nebze kıracaktır.Ocak 2017 itibariyle %8 seviyesinin biraz üzerinde olan TCMB ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti Mayıs ayına kadar kademeli olarak %12 seviyelerine kadar çekilirken bu tarihten sonra %11,8-%12 aralığında hareket etti. Özellikle geç likidite penceresi vasıtasıyla fonlama maliyetinin artırıldığı bu politika halen devam ederken son döneme tahvil faizlerini ve döviz kurlarını aşağıya çekme konusunda herhangi bir girişim görünmüyor.Enflasyon beklentilerinin yüksek oluşunun yanında yurtiçinde ortaya çıkan riskler tahvil faizleri üzerinde yukarı yönlü baskı yaratıyor. Önümüzdeki dönemde küresel faiz oralarının yukarı yönlü hareketi beklenirken mevcut enflasyon beklentileri ve TCMB politikası göz önüne alındığında tahvil faizlerindeki artış eğiliminin devam edebileceğini düşünüyoruz.