Kredi büyümesindeki yavaşlama durdurulabilir mi? Yakın gelecekte kredi faizleri düşer mi? Analizimizle bu sorulara yanıt bulmaya çalıştık
Yükselen faizler ve bankaların kredi tahsilatında yaşadığı zorluklar nedeniyle resmi verilere göre kredi artış hız sürekli yavaşlıyor. Enflasyondan arındırıldığında krediler durma noktasına geldi diyebiliriz.Hükümet TCMB ve kamu bankalarının faiz indirmesini istiyor, ama bu yaklaşımın da sonuç vermesi zor. Bankaların kredi verme kapasitesi iş çevrelerine vaat edilen TL80 milyarlık destek paketinin hayata geçmesi halinde tamamen tükenebilir. Türkiye 2009’dan bu yana yüksek kredi hacmi desteği olmadan büyüyemiyor.Kredilerde büyüme %13’ün altına düştü
Yukardaki tablodan görüleceği gibi, TCMB’in resmi verilerine göre, 9 Şubat’ta biten haftada, toplam kredi ivmesi 13 haftalık hareketli ortalama ile ölçüldüğünde yıllık %12.6 temposuna geriledi.Halen %10.5 civarında seyreden TÜFE’den arındırıldığında, reel olarak kredilerin hemen hiç büyümediği söylenebilir. Son bir yılda %18.6 artan kredilerde son 3 ayda kayda değer ivme kaybı gözleniyor.Bu ivme kaybını aşağıdaki grafik daha belirgin biçimde ortaya koyuyor:
2017 içinde %50’ye kadar hızlanan kredi verme temposu, sonbahardan itibaren sürekli bir yavaşlama halinde.Türkiye kredisiz büyüyemiyor
Uzmanlara göre kredi hacmiyle GSYİH büyümesi arasında 2 çeyrek arayla çok sıkı bir bağlantı var. Yani (örnek), 1Ç’de krediler hızlı artarsa, 3Ç’den itibaren ekonomik faaliyet de hızlanıyor. Bu mantıktan yola çıkarak, sonbahardan itibaren ekonominin yavaşladığını öne sürdük, ama Ocak ayını kapsayan anket verilerinde bunun izleri yok. Aksine güven anketleri harcamaların hızlanacağını işaret etti. Öte yanda, işdünyasından gelen şikayetler daralan kredilerin faaliyetlere olumsuz etki yaptığı görüşünü destekliyor.Krediler niye yavaşladı?
Birinci açıklama mevduat faizlerinin yükselmesi ve bankaların zarar etmemek için bu farkı kredilere yansıtması. Aşağıda TCMB resmi verilerine göre 1 ve 3 aylık ortama mevduat faizleri ile ticari ve tüketici kredisi faizlerini göreceksiniz:
Mevduat faizlerindeki yükselişin başlıca nedeni enflasyon. Tasarruf sahibi haklı olarak %10 enflasyon beklenen bir ülkede, parasını daha yüksek faizden TL mevduata bağlar. Enflasyonun üstüne Döviz Sepeti’nin oynaklığını da eklersek, niye mevduat faizlerinin sürekli yükseldiğini anlarız.Bankalar mevduat faizi üstüne kar payı, TCMB munzam karşılıkları ve çeşitli vergiler ekleyerek kredi faizi hesaplıyor. Mevduat faizi yükselince, kredi faizi de yükseliyor.Ek olarak kredi/TL mevduat oranının %140’a dayanması da kredi faizlerini yukarı itiyor.Faizler düşürülebilir mi?
Başkan Erdoğan, danışmanları ve hükümet TCMB’nin efektif fonlama faizini indirerek bankalara daha fazla likidite aktarmasını, bankaların ise kardan fedakarlık ederek daha düşük faizli kredi vermesini istiyor.Fakat, global faizlerin yükseldiği bir ortamda TCMB’nin faiz indirmesi çok zor. Türkiye’ye gelen sıcak para yüksek faiz için burada. Bu avantajın bertaraf edilmesi geçen sene 20 milyar doları aşan sıcak paranın kaçması ve TL’nin hızla değer kaybetmesine neden olur.Bankalar ise kardan fazla fedakarlık edemez, çünkü düşük kar dışardan kredi almalarını zorlaştırır. Mevduat faizlerini de düşüremiyorlar, çünkü halkımız hemen döviz mevduata geçiyor.Kredi riski yükseliyor
Orta konuşulmayan ama bizce ciddiyeti her geçen gün artan bir sorun daha var. Bankalar kredileri geri alamıyor olabilir. İnşaat, enerji dağıtım ve perakendede büyük firmaların artık ödeme yapacak güçleri kalmadığı, aslında batık olan kredilerin bankaların rızası ile uzatıldığı iddia ediliyor.Teşvik paketi faizleri daha yukarı itecek
Pazartesi günü Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, “Yurt içindeki yeni, önemli ve ölçekli yatırımlar için birtakım talep sahibi kurumlara, bu ay sonuna doğru Cumhurbaşkanımızın bir programı olacağına ilişkin duyum aldık.” dedi. (Business HT)TEB Yatırım ise şu yorumu yaptı: Ekonomi Bakanı Sn. Zeybekçi tarafından açıklanan (ilk önce 70 milyar TL, sonra 80 milyar TL olarak revize edildi) ve Sn. Cumhurbaşkanı’nda imzada olduğu belirtilen proje bazlı finansman programında 13 proje bulunuyor. Kibar Holding YK Başkanı Ali Kibar’ın aşağıdaki açıklamasına göre proje bazlı finansman, Sn. Cumhurbaşkanı tarafından ay sonunda açıklanacak. Enerji – petrokimya – turizm – bilişim teknolojisi – savunma sektörlerinde projeler açıklanmasını bekleriz.Açıklanacak proje bazlı finansman programının, sektör-şirket bazında Borsa Istanbul hisselerinde yukarı hareketler yaratmasını ve pozitif etki yapmasını öngörüyoruz. Ancak, 70-80 milyar TL kaynağın yaratılması konusunda, hükümetten bir açıklama duymadığımızdan orta-uzun vadeli kur – faiz baskısı yaratmasını da bekliyoruz.Sonuçta, küresel faizlerin yükseldiği gelecekte, kredi faizlerinin düşmesi zor, piyasaya müdahale ise TL’de sarsıntı yaratabilir. Ekonomik aktivitede yavaşlamayı önlemek zor olacak.
Yukardaki tablodan görüleceği gibi, TCMB’in resmi verilerine göre, 9 Şubat’ta biten haftada, toplam kredi ivmesi 13 haftalık hareketli ortalama ile ölçüldüğünde yıllık %12.6 temposuna geriledi.Halen %10.5 civarında seyreden TÜFE’den arındırıldığında, reel olarak kredilerin hemen hiç büyümediği söylenebilir. Son bir yılda %18.6 artan kredilerde son 3 ayda kayda değer ivme kaybı gözleniyor.Bu ivme kaybını aşağıdaki grafik daha belirgin biçimde ortaya koyuyor:
2017 içinde %50’ye kadar hızlanan kredi verme temposu, sonbahardan itibaren sürekli bir yavaşlama halinde.Türkiye kredisiz büyüyemiyor
Uzmanlara göre kredi hacmiyle GSYİH büyümesi arasında 2 çeyrek arayla çok sıkı bir bağlantı var. Yani (örnek), 1Ç’de krediler hızlı artarsa, 3Ç’den itibaren ekonomik faaliyet de hızlanıyor. Bu mantıktan yola çıkarak, sonbahardan itibaren ekonominin yavaşladığını öne sürdük, ama Ocak ayını kapsayan anket verilerinde bunun izleri yok. Aksine güven anketleri harcamaların hızlanacağını işaret etti. Öte yanda, işdünyasından gelen şikayetler daralan kredilerin faaliyetlere olumsuz etki yaptığı görüşünü destekliyor.Krediler niye yavaşladı?
Birinci açıklama mevduat faizlerinin yükselmesi ve bankaların zarar etmemek için bu farkı kredilere yansıtması. Aşağıda TCMB resmi verilerine göre 1 ve 3 aylık ortama mevduat faizleri ile ticari ve tüketici kredisi faizlerini göreceksiniz:
Mevduat faizlerindeki yükselişin başlıca nedeni enflasyon. Tasarruf sahibi haklı olarak %10 enflasyon beklenen bir ülkede, parasını daha yüksek faizden TL mevduata bağlar. Enflasyonun üstüne Döviz Sepeti’nin oynaklığını da eklersek, niye mevduat faizlerinin sürekli yükseldiğini anlarız.Bankalar mevduat faizi üstüne kar payı, TCMB munzam karşılıkları ve çeşitli vergiler ekleyerek kredi faizi hesaplıyor. Mevduat faizi yükselince, kredi faizi de yükseliyor.Ek olarak kredi/TL mevduat oranının %140’a dayanması da kredi faizlerini yukarı itiyor.Faizler düşürülebilir mi?
Başkan Erdoğan, danışmanları ve hükümet TCMB’nin efektif fonlama faizini indirerek bankalara daha fazla likidite aktarmasını, bankaların ise kardan fedakarlık ederek daha düşük faizli kredi vermesini istiyor.Fakat, global faizlerin yükseldiği bir ortamda TCMB’nin faiz indirmesi çok zor. Türkiye’ye gelen sıcak para yüksek faiz için burada. Bu avantajın bertaraf edilmesi geçen sene 20 milyar doları aşan sıcak paranın kaçması ve TL’nin hızla değer kaybetmesine neden olur.Bankalar ise kardan fazla fedakarlık edemez, çünkü düşük kar dışardan kredi almalarını zorlaştırır. Mevduat faizlerini de düşüremiyorlar, çünkü halkımız hemen döviz mevduata geçiyor.Kredi riski yükseliyor
Orta konuşulmayan ama bizce ciddiyeti her geçen gün artan bir sorun daha var. Bankalar kredileri geri alamıyor olabilir. İnşaat, enerji dağıtım ve perakendede büyük firmaların artık ödeme yapacak güçleri kalmadığı, aslında batık olan kredilerin bankaların rızası ile uzatıldığı iddia ediliyor.Teşvik paketi faizleri daha yukarı itecek
Pazartesi günü Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, “Yurt içindeki yeni, önemli ve ölçekli yatırımlar için birtakım talep sahibi kurumlara, bu ay sonuna doğru Cumhurbaşkanımızın bir programı olacağına ilişkin duyum aldık.” dedi. (Business HT)TEB Yatırım ise şu yorumu yaptı: Ekonomi Bakanı Sn. Zeybekçi tarafından açıklanan (ilk önce 70 milyar TL, sonra 80 milyar TL olarak revize edildi) ve Sn. Cumhurbaşkanı’nda imzada olduğu belirtilen proje bazlı finansman programında 13 proje bulunuyor. Kibar Holding YK Başkanı Ali Kibar’ın aşağıdaki açıklamasına göre proje bazlı finansman, Sn. Cumhurbaşkanı tarafından ay sonunda açıklanacak. Enerji – petrokimya – turizm – bilişim teknolojisi – savunma sektörlerinde projeler açıklanmasını bekleriz.Açıklanacak proje bazlı finansman programının, sektör-şirket bazında Borsa Istanbul hisselerinde yukarı hareketler yaratmasını ve pozitif etki yapmasını öngörüyoruz. Ancak, 70-80 milyar TL kaynağın yaratılması konusunda, hükümetten bir açıklama duymadığımızdan orta-uzun vadeli kur – faiz baskısı yaratmasını da bekliyoruz.Sonuçta, küresel faizlerin yükseldiği gelecekte, kredi faizlerinin düşmesi zor, piyasaya müdahale ise TL’de sarsıntı yaratabilir. Ekonomik aktivitede yavaşlamayı önlemek zor olacak. 
















































