Kredilerde sıkıntı var mı sorusuna yanıt aramaya çalıştık, detayları haberimizdeKrediler söz konusu olunca “sıkıntı” geri ödeme güçlüğü veya bankaların kredi vermekteki isteksizliği anlamına gelir. Ankara’nın tecrübeli kulağı, Hürriyet köşe yazarı Erdal Sağlam, bankacılarla görüştükten sonra, kredilerde sıkıntı iddiasını ortaya atı. Başka kaynaklar da özellikle konut ve inşaat kredilerinde sıkıntıyı destekleyen görüşler ifade ettiler. Bizim temaslarımız da geri ödeme güçlükleri şüphesinin yalanlanamayacağını saptadı. Peki, veriler ne diyor?Erdal Sağlam ne yazdı?Bankacılarla konuştuğumuzda yeni yılda hem kredi talebinde hem de bankaların kredi verme isteğinde ciddi bir durgunluk yaşandığını söylüyorlar. Geçen yıl ekonominin canlanmasında önemli rol oynayan Hazine destekli KGF kredilerinde, bu yıl limit 50 milyar TL yükseltilmesin rağmen, bir hareketlilik gözükmediğini belirtiyorlar. Bir bankacı kamu bankaları dışındaki bankaların çok temkinli bir tavır içine girdiklerini ve yeni kredi konusunda bu yıl sıkıntıların büyüme ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi.Bunun nedeni ise hem küresel iklimin hem içerideki siyasi ve ekonomik koşulların bankaların temkinli davranmasına neden olması. Bankaların yurt dışından kaynak temini güçleşti, kredi alamayan bir kamu bankasının yerine, başka bankaların borçlanma limitlerini artırmak istemesi bile, dışarıda kabul görmedi. Sektöre dönük cezaların büyüklüğü ve zamanlaması izleniyor. ABD ekonomisindeki son gelişmelerin yeni ve yüksek Fed faiz artırımlarına neden olması ihtimali, bunun da devam eden sıcak para akışında sıkıntı yaratması ihtimalinin büyüdüğünden söz ediliyor. Enflasyon ve cari açık başta olmak üzere, makro ekonomik dengelerin tehlike sinyalleri verdiği bir ortam söz konusu. Sektörün dış kredi temininin yanı sıra, sıcak para akışında da sıkıntılar çıkabilir. Bunun kurlara etkisi büyük olabilir.ParaAnaliz radarına takılanlar
Geçen hafta uzman e-mail gruplarında sıkça paylaşılan başka bir makaleden alıntı yapalım. BigPara’da Keskin Kulak rumuzuyla yazan bir kişi şunları kaydetti:Türkiye’de sürekli olarak hakkında söylenti üretilen birkaç konu vardır ki, ilk akla gelenler; bedelli askerlik, vergi affı, erken seçim ve inşaat sektörünün zora girmesidir. İlk üçünde zaman zaman spekülasyonların doğrulandığına şahit olduk, oluyoruz. Belki de birkaç yılda bir söylentilerin yeniden alevlenmesi de bu nedenledir.İnşaat sektörü, bu söylentilere karşılık varlığını, ekonomi içindeki payını artırarak sürdürmeye devam etti. Çünkü hükümetin ekonomik tercihi de bu yöndeydi… O nedenle söylentiler çıktığında KDV indirimi dahil onlarca önlem alındı, daha geçen yıl damga vergisi sıfırlandı, tapu harcı yarıya indirildi ve sektör yoluna devam etti.Son günlerde bu söylentiler yine alevlenmeye başladı. Bu kez daha çok bankacılık kesiminden kötü kokular geliyor. Kulağıma gelenlere göre tüm bankacılığa yayılmış bir tehlike yok ama bazı büyük bankalarda yoğun inşaat sektörü kredilerinde geri dönüş sıkıntıları artmaya başlamış. Koca koca isimlerin, koca koca kredilerinden söz ediliyor…Geçenlerde Hürriyet’in ekonomi sayfalarında çıkan “Yap-sat değil yap-sabret” başlıklı haberi okudunuz mu? Artık inşaatçıların yaptıktan sonra satış için sabırla bekleme dönemine girdikleri anlatılmış. Böyle olunca da yeniden Hükümete dönüp, “Bize yeni teşvik” demeye başlamışlar…Neden ciddiye aldık? Çünkü biz de sektörün içinde uzmanlardan bazı inşaatçıların kredileri sessizce yeniden yapılandırdığını öğrendik. Kaynaklarımız isimlerinin kullanılmasını istemediler. Tabii bize inanıp inanmamak size kalmış.Veriler ne diyor?
Sonuçta duyum ve anekdotlar bize gerçeğin sadece bir kısmını gösterir. Makro-veriyi incelemek daha geniş bir perspektife ulaşmamızı sağlar.O zaman TCMB ve BDDK’nın yayınladığı haftalık kredi-mevduat verilerine bakarak sıkıntı olup olmadığını çözmeye çalışalım.
Yukardaki tabloda takipteki krediler rasyosuna bakıyoruz önce. Eğer krediler geri ödenmediyse, bu oranın yükselmesi gerekir, ama uzun süredir yükselmiyor. TL olarak ise yıllık %9 civarında bir artış var ki ciddi bir sıkıntıya işaret etmez.Maalesef, takipteki krediler artık bankaların kredi riskini ölçmek için çok kullanışlı bir gösterge değil, çünkü “makro-ihtiyati kurallar” diye nitelendirdiğimiz kredi kalitesini de takip eden mevzuat kayda değer ölçüde gevşetilerek reel kesime kredi akımı ayakta tutuluyor.Bunun en acıklı örneği nerdeyse 1.5 yıldır taksit ödemeyen OTAŞ’ın kredisinin henüz takipteki alacaklara düşmemesidir.
O zaman kredi hacmine bakalım, çünkü Erdal Sağlam kredi vermekte isteksizlikten de söz ediyor. Yukardaki grafikten gözlenebileceği gibi, banka kredileri 2017 yılının ikinci yarısında yavaşlamaya başlamış.Aşağıdaki grafikte ise ivmeyi daha iyi ölçen kredilerin 13 haftalık hareketli ortalaması gözleniyor. Erdal Sağlam haklı, yavaşlama son veri haftasına kadar devam etmiş. Son haftada çok hafif bir toparlanma var.
Firmalar ve tüketiciler kredileri geri ödemekte sıkıntı çekiyor mu, ispat edemeyiz. Ama sistemde arz ya da talep kaynaklı bir tıkanma başladığı görülüyor.Bu sıkıntı aşılır mı? Kurumsal kredilerde belki, ama aşağıdaki grafikte göreceğiniz faizlerle tüketici kredilerinin canlanması kolay değil.
Yukardaki tabloda takipteki krediler rasyosuna bakıyoruz önce. Eğer krediler geri ödenmediyse, bu oranın yükselmesi gerekir, ama uzun süredir yükselmiyor. TL olarak ise yıllık %9 civarında bir artış var ki ciddi bir sıkıntıya işaret etmez.Maalesef, takipteki krediler artık bankaların kredi riskini ölçmek için çok kullanışlı bir gösterge değil, çünkü “makro-ihtiyati kurallar” diye nitelendirdiğimiz kredi kalitesini de takip eden mevzuat kayda değer ölçüde gevşetilerek reel kesime kredi akımı ayakta tutuluyor.Bunun en acıklı örneği nerdeyse 1.5 yıldır taksit ödemeyen OTAŞ’ın kredisinin henüz takipteki alacaklara düşmemesidir.
O zaman kredi hacmine bakalım, çünkü Erdal Sağlam kredi vermekte isteksizlikten de söz ediyor. Yukardaki grafikten gözlenebileceği gibi, banka kredileri 2017 yılının ikinci yarısında yavaşlamaya başlamış.Aşağıdaki grafikte ise ivmeyi daha iyi ölçen kredilerin 13 haftalık hareketli ortalaması gözleniyor. Erdal Sağlam haklı, yavaşlama son veri haftasına kadar devam etmiş. Son haftada çok hafif bir toparlanma var.
Firmalar ve tüketiciler kredileri geri ödemekte sıkıntı çekiyor mu, ispat edemeyiz. Ama sistemde arz ya da talep kaynaklı bir tıkanma başladığı görülüyor.Bu sıkıntı aşılır mı? Kurumsal kredilerde belki, ama aşağıdaki grafikte göreceğiniz faizlerle tüketici kredilerinin canlanması kolay değil.











































