İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Hikmet Tanrıverdi, Türkiye’nin giyim sanayisinde izleyeceği stratejiyi açıkladıİstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), kartların yeniden karıldığı küresel pazarlarda Türkiye’nin daha güçlü ve iddialı bir şekilde yerini alabilmesi için izlenecek stratejiyi belirledi. McKinsey’in analitik desteği ile hazırlanan “Hazırgiyim Sektörünün Vizyon Belgesi” raporunun ışığında oluşturulan ve Türkiye’yi hazır giyim ihracatında dünya 3’üncüsü yapmayı hedefleyen strateji, İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi tarafından kamuoyuna açıklandı. Hikmet Tanrıverdi, sektörün önde gelen isimlerinin de yer aldığı toplantıda hazır giyim ve konfeksiyon endüstrisinin Türkiye ekonomisi için hayati önem taşıdığının altını çizdi. Tanrıverdi, 2023 yılı için konulan 60 milyar dolar ihracat hedefinin sektörün orta ve uzun vadede kritik rolünü sürdüreceğinin en önemli işareti olduğunu ifade etti.‘AVRUPA’NIN YAKINDAN TEDARİK PAZARININ YARISINA SAHİBİZ’Türkiye’nin hazır giyimde en büyük pazarının AB olduğunu hatırlatan Tanrıverdi, hızlı teslim ve tasarım gücüyle rakiplerinden ayrıştıklarını ve Avrupalı alıcı tarafından farklı bir yere konulduklarını belirtti. Sektör olarak alternatif pazarlara yoğunlaşmanın bir sonucu olarak Türkiye hazır giyim ihracatında AB’nin payının yüzde 71-72’lere düştüğünü hatırlatan Tanrıverdi şunları söyledi: “Dünyanın en büyük üç ihracatçısından biri olabilmek için kimsenin oynayamadığı bir oyunu oynamak zorundayız.Bu oyunu oynayabileceğimiz tek sahne var, o da AB pazarı. Elbette dünyanın bütün ülkeleri ihracat radarımızda olacak. Ancak Türkiye’nin Avrupa pazarı için bugüne kadar sunduğu ve bundan sonra da güçlendirerek sunabileceği bir değer önermesi bulunuyor. Türkiye olarak Avrupa’nın yakından tedarik pazarının yarısına sahibiz. Avrupa’daki perakendeci dostlarımız 2023 yılında 30 milyar dolar yakından alım yapacaklar. Biz işte bu noktada ‘yakın ülke’ kartımızı oynayacağız ve yakından tedarik pazarındaki payımızı yüzde 75’e yükseltip AB’ye yıllık ihracatımızı 22-23 milyar dolarlar seviyesine taşıyacağız. Bu büyük pazarı özellikle Fas, Tunus ve Portekiz gibi ülkeler ile yeni gelişen Balkan ülkelerine kaptırmamak için çok çalışmak zorundayız.”60 MİLYAR DOLARLIK STRATEJİTanrıverdi, Türk hazır giyim sektörüne Avrupa’da daha fazla alan açmanın yolunun tasarım ve markalaşmadan geçtiğinin altını çizdi. Almanya’nın 6, İspanya’nın 5 markasının bulunduğu küresel ilk 100’de sadece bir Türk perakende markasının olduğuna dikkat çeken Tanrıverdi, Türkiye’yi 60 milyar dolar ile hazır giyim ihracatında dünya üçüncülüğüne taşıyacak stratejiyi şöyle özetledi:EN DİJİTAL TEDARİK ZİNCİRİ: Üreticilerimizin dijitalleşmeye yatırımını teşvik ederek, Türkiye’yi en dijital tedarik zinciri konumuna taşıyacağız. Böylece küresel alım gruplarıyla stratejik işbirliğimizi arttıracak alt yapıyı güçlendireceğiz.KÜRESEL İLK 100’DE 5 TÜRK MARKASI: Küresel ilk 100’de halen bir Türk perakende markası bulunuyor. İhracatın geliştirilmesi için şansı olan markalarımızı destekleyerek bu rakamı en az 5’e çıkarmak için kamu otoritesinin gücünü de arkamıza alarak çalışacağız.VERİMLİLİKTE ÖNCÜ ÜRETİCİ: Üretimde birim maliyetleri düşürebilmek için üyelerimizi verimlilik odaklı yatırımlara teşvik edeceğiz. Böylece orta fiyat seviyelerinde rekabet gücümüzü arttıracağız.HIZLI MODA TASARIMI VE KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLERDE ÖNCÜ: Hızlı moda tasarımı ve yüksek katma değerli üretim yetkinliğimizi arttırarak bu konuda en çok bilinen 5 ülke arasına gireceğiz.MADE FULLY İN TURKEY: Hazır giyim değer zincirinin tüm alanlarında oynama yeteneğine sahip bir oyuncu olarak rekabetçi bir Made Fully in Turkey markası yaratacağız. Böylece yakın mesafe içinde üretimin çevresel avantajlarından faydalanarak en çevreci üretici pozisyonumuzu güçlendireceğiz.PERAKENDE DEĞER ZİNCİRİNDE OYUN ALANINI GENİŞLETMEK: Özellikle Avrupa pazarında çok markalı ve markasız perakende mağazaları ile kuvvetli iş birlikleri kurarak Türkiye’den tedarik yapan hazır giyim toptancıları yaratacağız.