Finansal piyasaları etkisi altına alan kara pazartesi sendromunun ardından toparlanmaya çalışan küresel borsalar da haftanın geri kalanında dengelenme çabası gözükse de yurt içinde Borsa İstanbul’da %5’i aşan satışlar ile birlikte endekste psikolojik seviye olan 10.000 puanın altına gerilemesine neden oldu.
Yılbaşından bu yana %80’in üzerinde ralli eden bankacılık endeksi ise son bir ayda %20’nin üzerinde değer kaybederek teknik olarak ayı piyasasına girdi. Önümüzdeki hafta ABD’den alacağımız majör enflasyon verileri küresel oyuncuların radarında olurken, yurt içinde bilanço sezonu tüm hızıyla devam edecek.
Önceki haftalarda ABD’den aldığımız zayıf ekonomik aktivite verilerinin ardından istihdam piyasasının beklenenden fazla zayıflaması, FED’in yumuşak iniş senaryolarına inanan kamuoyu için şok edici nitelikte oldu. Özellikle işsizlikte hedeflenen %4’lük seviyenin üzerine çıkarak %4,3 gelen veri sonrası resesyon endişelerinin enflasyondan daha ağır basması faiz indirim beklentilerini %100’ün üzerine çıkardı. Haftaya ağır kayıplarla başlayan Wall Street endekslerinde lokomotif gösterge S500 endeksi 5000 seviyesine yaklaşırken ABD 10 yıllık tahvil faiz getirileri %7,5 geri çekilerek %3,66 seviyesini test etti.
FED tarafında faiz indirim beklentileri artık 25 bp’dan öte 50 bp indirim şeklinde ağırlık kazanırken Japonya’nın beklenenden yüksek faiz artırımı ve ultra şahin tutumu Japonya’nın carry trade makasını daraltırken, dünyanın dört bir yanına dağılan ucuz maliyetli Japon paraları tahvil ve hisse senedi piyasalarından çıkarak anavatanına dönmeye başladı. Dolar Yen paritesinde 160’ın üzeri test edilirken BOJ’un şahin mesajları ardından Yen tarafında değerlenme arttı ve 140 seviyelerine kadar geldi.
Japonya’nın Nikkei 225 borsa endeksi pazartesi günü tarihi bir çözülme ile %13’ün üzerinde değer kaybederken küresel risk algısındaki bozulmanın baş aktörlerinden biri haline geldi.
Yurt içine döndüğümüzde ise 11.000’lerin üzerinde tutunamayan Borsa İstanbul 100 endeksi küresel risk iştahının alt üst olmasıyla haftaya devre kesicilerin devreye girmesi ile başladı. Haftanın geri kalanında güçlü bir toparlanma gösteremeyen endeks 10.000 puanın altında kapatarak zayıf bir hafta kapanışı gerçekleştirdi. Bilanço dönemi devam ederken bankacılık sektörünün beklentilerin üzerinde getirdiği kar rakamlar satış fırsatı olarak değerlendirildi.
Gelen sanayi ve holding bilançoları ekonomideki zayıflamaya işaret ederken, gelen net karlar analist beklentilerinin altında kaldı. Perşembe günü yılın 3.enflasyon toplantısı için kameralar karşısına geçen TCMB başkanı Fatih Karahan sıkı para politikasının devamlılığı ve dezenflasyon sürecinin önemine vurgu yaparken, geleceğe yönelik enflasyon tahminlerini değiştirmeyerek bu hedeflere kararlılık mesajını yineledi.
Borsa İstanbul’daki zayıf seyir hafta geneline yayılırken küresel piyasalarda toparlanma eğilimi daha güçlü şekilde gerçekleşti. ABD’deki haftalık işsizlik maaşı başvuruları beklentilerin altında kalarak istihdam piyasasında ufakta olsa bir toparlanmaya işaret ederken Wall Street bu veriyi alış fırsatı olarak değerlendirdi. Japonya Merkez Bankası’nın iki numaralı ismi Uchida ise faiz artışlarının ardından güvercin mesajlar vererek piyasaların istikrarsız olması durumunda faiz artırım döngüsüne ara verebileceklerini ifade etti.
Bu gelişmeler risk algısında toparlanmayı getiren ana faktörler gibi gözükse de önümüzdeki hafta açıklanacak veriler volatilitenin devam edebileceğini gösteriyor. Avrupa ve İngiltere’den gelen büyüme verileri dikkatle takip edilecekken ABD tarafında enflasyon verileri finansal piyasaların ana gündem maddesi olarak mercek altına alınacak.
Yurt içinde ise veri takvimi sakinken Borsa İstanbul’da 200 günlük ortalama olan 9.300 seviyesi ana destek noktası olarak takip edilecek. Alımların devamını görmemiz halinde ise 10.250-10.500 direnç seviyeleri kritik eşik olarak karşımıza çıkıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: