Neyi Değiştirirsem, Hayatımda İstemediğim Şeyler de Değişir?
Reklam
Yeşim Buyurgan /Kişisel Gelişim Uzmanı

Yeşim Buyurgan /Kişisel Gelişim Uzmanı

Kişisel Gelişim

Neyi Değiştirirsem, Hayatımda İstemediğim Şeyler de Değişir?

01 Kasım 2018 - 21:46

Neyi Değiştirirsem, Hayatımda İstemediğim Şeyler de Değişir?

Hayat bizim istediğimiz gibi akmıyorsa, içinde çıkamadığımız bir dipsiz kuyuya düşmüş gibi hissediyorsak, elimizi attığımız her şey kuruyorsa, üst üste gelen sorunların altında ezilmeye başladıysak... Ve bu durumlarda olmaktan yorulduysak... Belki kendi içimize dönmenin, neden bunları yaşıyor olduğumuzun farkına varmanın zamanı gelmiştir. Bir şeyler yolunda gitmiyorsa, mutlaka ki bizim de payımız var.
Aynı yaklaşımlarınızla, gerek aynı insanda gerek farklı insanlarda hep aynı hatayı yapıyorsanız; ya da hayatınızla ilgili kararlarda hep yanılıyorsanız bu bir hata mı yoksa bir seçim mi? Bir düşünün.
Yapılan her seçim, insanın hayatına ya gül döker ya da çöp… İşte her gül ve her çöp de şunu getirir insana;  gelen gül ise zihni huzurla doldurur, gelen çöp ise biraz daha yorgunlaştırır. İşte öyle anlarda, yani hayatımıza gelenler ağırlıklı olarak gül yerine çöp olduğunda, belki de artık bazı değişimlerin yapılması gerekiyordur. Bir şeyler bu şekliyle yürümüyordur ya da yürüyor gibi yapıyor ama esasında bizi tatmin etmiyordur.
Hani, Einstein’ın güzel sözünde dediği gibi;  aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemek…
İşte burada kendine sorulması gereken belki de şudur;
Neyi ya da neleri bugüne kadar nasıl yaptım ve istediğim gibi olmadı?
Peki, farklı ne yaparsam bir şeyler değişir?
Hangi tipteki insanlar beni ve zihnimi yorar, hangi tipteki insanlar bana huzur verir?
Aslında en önemli adımlardan biri bu soruya cevap vermek; zihne huzur vermek için… Buldunuz mu onları kim kalmalı, kim yoruyorsa gitmeli? Hangi davranış tercihlerim beni mutlu olmaktan alıkoyuyor?
Kafanızda sürekli evirdiğiniz, çevirdiğiniz olumsuz düşünceler sadece zihninizi yormaz, bir de üstüne üslük mıknatıs gibi o olumsuz düşüncelerin yansımasını kendinize çekersiniz.  Benim istediğim bu değil ki denilecek ya da evet işte bu; kendimi harika hissettirmeye başladı dedirtecek birçok seçim ve tercih var.
Huzurlu ve dingin bir zihne, sağlıklı bir bedene, temiz bir bilinçaltına sahip olduğunuzda ve egonun sesine yenilmeyecek kadar güçlü olduğunuzda,  hayatınız çok daha kolaylaşmaya başlayacak ve bolluğu, sevgiyi, başarıyı, sağlığı, senin için doğru insanları işte o zaman hayatına çekmeye başlayacaksınız.
Diyelim ki; bir ilişki içinde mutsuzsun ya da ilişkilerinde gereğinden çok karşı tarafa değer veriyorsun. Sürekli eleştriler ve yargılanmalardan dolayı keyfin kaçıyor. Verdiğinin yarısını bile alamıyorsun. Sağlıklı iletişim kuramıyorsun. Aslında o ilişki senin itip kakmanla yürümeye çalışıyor. Kısaca yaşadığın mevcut durumdan mutlu değilsin. Mutlaka ki karşındaki insanın da hataları söz konusu ama sen kendindem mesulsun. O zaman, farklı ne yaparsan bu durum değişebilir? Kendine önce şunları söylemeyi seçebilirsin:
“Seni aramıyorsa, çağrılarına cevap vermiyorsa, mesajlarını görmüyorsa, sen istediğinde değil sadece kendi istediğinde yanına geliyorsa onu hayatında tutmalı mısın, iyi düşün. Almadan verdiğin, yok sayıldığın, sürekli yargılandığın ve eleştirildiğin bir ilişkideysen, sen davranışları nedeniyle karşındakini uyardığın halde kendi ile yüzleşmek yerine, ben böyleyim diyen bir insan karşında varsa;  işte o zaman iki kere düşün. Aynı ve seni üzen davranışlarına devam mı etmelisin, yoksa önce kendinle yüzleşip ben nerede hata yapıyorum, hangi davranışlarımda sorun yaşıyorum mu demeyi bilmelisin? Dur demeyi mi denemelisin? Önce kendi değerinin farkında ol."
Diyelim ki; karşına çıkan insanlarla güven sorunu çok yaşıyorsun, hep yarı yolda bırakılıyorsun ya da sana verilen sözlerin tutulmadığını ve bunu tekrar tekrar yaşadığını fark ediyorsun. O zaman kendine önce şunları söylemeyi seçebilirsin:
“Güven zor kazanılır. Daha baştan güvenimi kazanamamış bir insan, beni ilerde ne kadar hayal   kırıklığına uğratır? Her zaman… En iyisi mi,  beni defalarca hayal kırıklığına uğratmış bir insana artık ben kapımı kapatayım,  kapatayım ki sınırlarımı daha fazla geçemesin. Ben taviz vermeye, sürekli alttan olan olmaya devam ettikçe ve güvenimin defalarca sarsılmasına rağmen halen ona bir kez daha güvenimi sarsması için zemin hazırladıkça; evet muhtemel,  o umarsız davranışlarına devam edecek.”
Diyelim ki; hayallerinizi hep erteliyorsunuz. Bugüne kadar elinizi attığınız işler bir türlü olumlu sonuç vermemiş. Ya da hayatınızda hep hayal kırıklığı peşinizi bırakmıyor.  Sorunların çözümüne giden yol önce farkındalıktan, sonra durumu kabullenmekten ve çözüm getirecek aşamaları denemekten geçiyor. Şunu sorabilirsiniz önce kendinize; ben neden başarılı olamıyorum, neden hep hayal kırıklığı yaşıyorum? Birkaç olası sebebi ben yazayım.
Sorun yaratan durumun içinden çıkmaya istekli olmamak,
Girişimcilik heyecanı ve ruhunu içinde yaşatamamak,
İrade gücü zayıflığı,
Gereğinden fazla, aşırı mükemmeliyetçilik,
Kendini disipline edememek,
Zaman kontrollerini doğru yapamamak,
Başladığı işleri bitirmekten kaçmak,
Hayallerini gerçekleştirmek konusunda harekete geçmekten kaçınmak,
Önemli İşlerin önceliğini belirleyememek,
Belli bir amaca ya da bir hedefe odaklanmayı benimsememek,
Başarısını ya da başarısızlığını dış etkenlere fazla bağlamak,
Sürekli bir kurban psikolojisi içerisinde yaşama anlayışını benimsemek,
Tembellik,
Başarısızlık korkusu ile yapabilirliklerini engellemek,
Kendi kendini sabote etmek,
Gelişime kapalılık,
Dağınıklık (kafa ve ortam dağınıklığı),
Kendi yeteneklerinin farkındalığında olamamak,
Erteleme hastalığı,
Olumsuzluk,
Bezginlik.
Eğer kendinizi hayatınız içerisinde istediğiniz yerde göremiyorsanız; önce kendinizle yüzleşerek başlayabilirsiniz . Değişime neden açık değilim;  yukarıdaki sebeplerden hangisi ya da hangileri benim yaşadıklarım arasında. Sebepleri belirledikten sonra, bir sonraki aşama şu soruya cevap aramak;  ben bu durumdan nasıl çıkabilirim? 

Hayat akışının yönünü ve bakış açısını değiştirmek
Bir hayaliniz ya da hedefiniz yoksa bu durum yaşamınızda hayattan zevk almamanıza, mutlu olmamanıza ve hayata karşı motivasyonunuzun düşmesine sebep olur. Eğer siz de büyük hayalleri olan ama bugüne kadar sadece hayalde bırakanlardansanız; bir durun ve şunu da sorun kendinize ben bu hayallerime inanıyor muyum? Cevap evet ise; iyide o zaman neden hayalden gerçeğe dönüştür müyorum? Beni alıkoyan ne? Neleri yapmak ya da yapmamak beni ve zihnimi dengede tutar? Hayatımda memnun olmadığım neler var ve bunlardan hangilerini, nasıl değiştirebilirim?

Sürekli endişe duyuyorsanız, kaygılarınız sürekli beyninizi kemiriyorsa, geçmişe takılıp bugünü yaşayamıyorsanız hatta suçluluk ve pişmanlıktan kurtulamıyorsanız, yıpratıcı olumsuz duygular sizi yönlendiriyorsa, hatta sadece anlam veremediğiniz şeyler için bile canınız sıkılıyorsa bu durumda farklı yöntemlerle hayatı yeniden şekillendirmenin zamanı gelmiştir.

Bir şeyler istediğiniz gibi yürümüyorsa, dilekleriniz gerçekleşmiyorsa; önce kendi enerjinizi, hayata bakış açınızı, size engel olan davranışlarınızı değiştirmeyi seçerek başlayabilir, yaşam şeklinize detoks yapmaya başlayarak hayatınızın her alanına dokunabilir,  detoksu hayatınızın her alanında (sağlık, kariyer, ilişkiler, yaşam alanı, eğlence) yapabilirsiniz.

Kimi  insan yaşadığı alan ya da alıştığı davranış modellerinden çıkmanın hayat konforunu bozacağını düşünebilir. Bu durum değişim konusunda aslında kişinin kendine koyduğu bir engeldir. Halbuki mevcut durumu belki de çok da istediği gibi değildir; ya da çevresindeki insanlar belki de onun bu durumundan hoşnut değildir. Bu durumda değişimin önemi ortaya çıkar. Değişimler biraz sancılıdır ama bir kere mutlu eden sonuçlarını aldığınızda çok daha güçlü hissedersiniz.
Kişisel farkındalık ile başlar değişim yolculuğu…

Yaşanan tecrübeler sonrasında kişi eğer yaşadığı bazı tecrübelerde kendi bakış açılarının ya da davranışlarının negatif etkiler doğurduğunu fark ediyorsa ve bu anlamda kendisinde bazı değişimler yapması gereğini hissediyorsa uyguladığı stratejilerdeki davranış ve düşünce modellerini esnetebilmesi ve değiştirebilmesi mümkün…

Kendini doğru tanımak
Kendimiz ile ilgili farkındalığımız yaşam kalitemizi arttırır. Kendini tanıma aşaması bireyin kimliğini belirleyen özellikleri tanıması ile şekillenir.

Bireyin, kendi var oluşunun sebeplerini anlayabilmesi için kendisini doğru tanıması bunu yapmak için de kendisi ile yüzleşmeye cesareti olması gerekir. Kendi ile yüzleşmek, kişinin bir süre kendi ile baş başa kalması ve bazı soruları kendi içinde sorgulaması ile gelişir. “Ben kimim?” ve “Hayatta ne yapmak istiyorum?” Öncelikle bu soruların cevabını arayarak kendini tanımaya başlamalı.
Farkındalığın ilk aşamasını tamamlamak için, kişi bu soruların cevaplarını aramalı ve bu süreçte kendi misyonunu ve vizyonu belirleyebilmelidir.

Başarılı insanların en büyük özelliği bir misyona sahip olmaları. Misyon; kişinin bu hayatta neden ve kim için yer aldığını, bu hayata kattığı anlamın ve değerin ne olduğunu, kısaca kişinin var oluş amacını anlamlandırmasıdır. Öncelikle sizin misyonunuz ne, bunu belirleyin.
Misyon bugünümüzü, vizyon ise gelecekte varmak istediğimiz, varacağımız noktayı tanımlar. Vizyon en özet şekliyle gelecek resmini çizmektir. Bireyin gelecekte ulaşmak istediği ve varmayı hedeflediği noktadır. Vizyon sahibi kişiler gerçekte nereye gitmek istediğini bilir ve bu yönde davranışlarını belirler. Vizyonunuzu daha doğru belirlemek istiyorsanız; ne sorusunun yanıtını ararken, önünüzdeki her ne kadar uzak tarihler gibi görünse de; 5, 10 hatta 20 yıl sonra nerede ve nasıl olmak istediğinizi, güne uyandığınızda nasıl bir güne başlarsanız mutlu olacağınızı,  o gün nasıl bir evde uyanmak ve nasıl bir hayat sürüyor olmaktan memnun olacağınızı yazarak belirleyin. Özellikle gece uykuyu dalmadan, o anda hayalinizde yapabileceğiniz canlandırmalar ile hayallerinizi gerçeğe dönüştürebilmek için kendinize çekme enerjisi oluşturabilirsiniz.
Hedefler belirlemek ve bunlara ulaşmak

Hayatımızın içinde yer alan birçok alan var; sağlık, para, kariyer, kişisel gelişim, aile ve arkadaşlar, romantizm, eğlence-hobi gibi… Bu alanlar içerisinde neler dengede, neler eksik ya da sizi tatmin etmiyor, hangi alanlar geliştirilmeli? Seçtiğiniz alanlar için kendinize ulaşmak istediğiniz hedefler belirleyin. Bu hedefler makul, ölçülebilir, net ve bitiş tarihi belirli hedefler olsun. Birkaç alanda sorun varsa; bu durumda önce sizi en mutsuz eden ya da engeller yaratan alan ne ise onunla işe başlayabilirsiniz. Bir alanda istediğiniz başarıya ulaşmak sizi diğer alanlar için motive edecektir.
Kendinize hedeflerinize ulaşmanızı sağlayacak bir günlük alışkanlıklar listesi yapabilirsiniz. Hedeflerinize ulaşmak için hangi davranışları benimsemelisiniz, hangi kaynaklardan faydalanmalısınız; bunları belirledikten sonra en az 21 gün olacak şekilde her gün olmak kaydıyla uygulayın. Sonuçlara ulaşıncaya kadar bu süreyi (hedefiniz için belirttiğiniz süreyle uyumlu olacak şekilde) uzatın.
Gerçekleştirmek istenilen hedeflere ve istenilen hayat dengesine ulaşabilmek insanın kendi gücünü, değerlerini tanıması, duygularının farkında olması ile mümkün. Çünkü kendini doğru tanıyan kişi neleri yapıp yapamayacağını bilir, yapmak istediklerine kendin adar ve bu yolda cesaretli olur, yolundan da sapmaz.
Hedeflerinizi belirlediğinizde önce bunları kendinize saklayın. Önce bir tartın, başlayın ve hedefe ulaşmanız sırasında geçirdiğiniz süreci takip edin.

“Korkuları ile yüzleşmek”

Hayatınızı istediğiniz yerde görememenizin ve dengeyi kuramamanızın   engelleri arasında korkular da yer alır. Korkular ve kaygılar kişinin ilerlemesinde ve değişimler yaşayabilmesinde ciddi sorunlar yaratır. Korku duymanın sebebi aslında mevcut durumdan daha kötü bir duruma düşme endişesidir. Bu endişe ise hayatın gereken ve artık yürümeyen kısımlarında değişim yapılmasına engel olur.
Hem bir şeylerin yürümediğini görüyor ve değiştirmeniz gerekiyor hem de bu değişime başlayamıyorsanız önce korkularınız ile yüzleşmeniz gerek. Hayatınızın sürücü koltuğuna ancak gerçekten ne istediğinizi bilerek ve bunlar için emek vererek oturabilirsiniz. Kısaca konfor alanınızdan çıkmak konusunda endişelerinizi yenmeli ve kendinize inanarak değişime başlamalısınız.
Kişinin bilinçaltına yerleşmiş birçok korku var. Bunlardan bir kısmı başarıya ulaşmayı daha çok engelliyor. Peki, başarıyı ve değişimi engelleyen en belirgin  korkular neler?
Başarısızlık korkusu,
Yetersizlik korkusu,
Reddedilme korkusu
Hata yapma korkusu
Eleştirilme korkusu
Kaybetme korkusu
Değersizlik Korkusu (Ben  hak etmiyorum, ben layık değilim)
Siz de bu tür korkular yaşadığınızı hissediyorsanız ya da yaşadığınız birçok olay bu korkuların sizde olabileceğine işaret ediyorsa; öncelikle bir karar verin. Bu korkular ile yaşayacak mısınız, yoksa bu korkular ile yüzleşip onları yenecek misiniz? Yaşadığınız ve istemediğiniz olayları tekrar yaşamaya, aynı tip insanları kendinize çekmeye devam mı edeceksiniz yoksa yepyeni bir hayat mı oluşturacaksınız?
Kendini tanımak, dengeye gelmek ve dengede kalabilmek  biraz zaman ister ve evet zahmetli bir iştir ama sonuçlarını yaşarken alacağınız haz ve mutluluk bu uğurda verdiğiniz emeklere ve zamana değecek.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum