Kendinizin Kariyer Danışmanı Nasıl Olabilirsiniz? İletişim ve...
Yeşim Buyurgan /Kişisel Gelişim Uzmanı

Yeşim Buyurgan /Kişisel Gelişim Uzmanı

Kişisel Gelişim

Kendinizin Kariyer Danışmanı Nasıl Olabilirsiniz? İletişim ve Zaman Yönetimi (2. Bölüm)

02 Eylül 2018 - 20:59

 
 
Kendinizin Kariyer Danışmanı Nasıl Olabilirsiniz? İletişim ve Zaman Yönetimi (2. Bölüm)

İlk bölümde kişisel imajın kariyer yolunda ne kadar büyük bir öneme sahip olduğuna değinmiştik. Beden dili, hitabet şekli, diksiyon, görgü ve nezaket kurallarına uyum, iletişim becerileri, görüntü, davranış şekli ve tavırlar, alışkanlıklar, bilgi birikimi, kişisel gelişimle kazanılan potansiyel, yetenekler, deneyim gibi kriterler kişisel imajı oluşturan unsurlardır.
Kişisel imajın oluşturulması hem sosyal statüdeki başarıda hem de profesyonel yaşamda kariyer geliştirmede önemli bir unsurdur.
Bu bölümde iletişimin ve zaman yönetiminin öneminden bahsedelim.
İletişimin ve Beden Dilinin Önemi
İletişimin kaliteli olması gün boyunca hayatımızı etkiler hatta enerjimizi olumlu yönde yükseltir. Genel hayatta doğru iletişim kurmak ne kadar önemli ise profesyonel yaşamda da oldukça önemli... Ne söylediğiniz kadar nasıl söylediğiniz kendinizi doğru ifade etmenizde etkili olur. Kendini doğru ifade ederken karşınızdakini de etkin ve doğru dinliyor musunuz? Bu da önemli, iletişimin kaliteli ilerlemesi açısından etkin dinlemeyi de bilmek gerek... İletişimde sözel ve beden dilini doğru kullananlar kariyer hayatında bir adım öne çıkıyor.
Sabah işe gelindiğinde mutlaka herkese “günaydın” veya “nasılsınız?” demeye veya gün içerisinde selam vermeye özen gösterilmeli. Gülümseyerek verilen bir selam, güler yüzlü olmak insanlarla iletişiminizi güçlendirmede büyük önem taşır. Şirket içi insan ilişkilerinde saygılı, mütevazi ve mesafeli davranmaya önem verilmeli, “lütfen” ve “teşekkür ederim.” kelimelerini mümkün olduğunca çok kullanmaya çalışmalı, iletişim kurulan insanlarla iş yerinde gereksiz konuşmalardan, dedikoducu olarak anılmaya sebep olacak davranışlardan kaçınılmaya özen gösterilmelidir.
Özellikle iş dünyasında beden dilinin önemi çok büyük çünkü aslında insanın yaptığı her hareket veya her mimik bir mesaj taşıyabiliyor. Örneğin beden dilinde; bir insan diğer bir insanla konuşurken karşısındakinin gözüne bakmıyor, hiç göz teması sağlayamıyorsa, o kişinin kendisine güveninin olmadığı düşünülebiliyor. İletişim halinde bulunulan kişiler ile onların gözünden ve bakış açısından da bakarak karşılıklı konuşulup, düşünülmeye çalışılması daha etkin iletişim kurabilmede önemli yer tutuyor.
Gözler, bakış şekli, kollar ve eller ile yapılan hareketler, oturuş şekli, yüzdeki mimik ve ifadeler karşı tarafa olumlu ya da olumsuz bir mesaj verebiliyor. Örneğin sürekli saçınızla oynamak, oturduğunuz yerde ayaklarınızı sallamak, ayaktayken ayaklarınızı yere vurmak gibi farkında olmadan yapılan hareketler sizin hakkınızda heyecanını kontrol edemeyen bir kişi izlenimini verebiliyor veya konuşma esnasında aşırı derecede yapılan el, kol ve mimik hareketleri karşı taraftaki kişiyi yorup sizi dinlerken ilgisini kaybetmesine neden olabiliyor. Bu nedenle de özellikle profesyonel hayatta beden dilini doğru ve etkin kullanmayı öğrenebilmek, kariyer yolunuzda ilerlerken başarılı olabilmenizi destekleyecek faktörlerden biri olacaktır.
Sözel ve sözel olmayan iletişim kadar kişinin bilgi birikimi, hem genel kültür hem de mesleki anlamdaki donanımı, deneyimleri, kişisel gelişiminde etkili olabilecek alanlarda kendini geliştirebilmesi, değişime açık olabilmesi, bilgi eksikliği olan konularda öğrenmeye açık olması, bu konuları araştırması ve bilgilerine eklemesi, ülkedeki ve dünyadaki gelişmelerden haberdar olabilmesi de kişisel imajını oluşturmasında etkili olan unsurlar.
Düzenlilik ve Zaman Yönetimi
Masanızın üstünün kişiliğinizi ele veren etkenlerden biri olduğu düşünülürse, dağınık, düzensiz ve aradığınızı bulamadığınız masa ve dolapların pek de olumlu imaj oluşturacağı söylenemeyeceği gibi sizin zamanınızdan da çalacağı kesindir. Bu yüzden her gün beş dakika mutlaka masa üstününün toplanmasına zaman ayrılması gerekir. Düzenli bir ofis ortamı ve derli toplu bir çalışma masası iş veriminizi arttırır.
Birçok kişi zamanın kendisine yetmediğinden yakınır. Zaman belirli bir ritimde akıp gider, onu planlayamazsınız. Planlayabileceğiniz bir tek şey kendinizsiniz. Bazı şeyleri yapmayı alışkanlık haline getirdiğinizde ve iyi organize olduğunuzda zamanı daha verimli kullanabilirsiniz. Zamanı verimli kullanabilecek bir strateji geliştirebilirsiniz. İşlerini zamanında bitiremeyenler, kendilerince akla yakın gelecek bir sürü mazeret bulabilirler. Zamanını verimli kullanan insanlar ise her zaman yeterli zaman bulur.
Zamanla yarışılan bir hayat yaşanıldığı düşünülürse işlerin arap saçına dönmemesi ve kaos yaşamamak için işleri önceden planlamak, hangi işlerin daha öncelikli olduğunu belirlemek, bugünün işini yarına bırakmamak, evrakları düzenli olarak dosyalamak, elektrik posta kutunuzu gereksiz maillerden temizlemek, elektronik postaları aciliyet derecesine göre okuyup cevaplamak, gereksiz not kağıtlarını zamanında, bekletmeden ayıklamak kısaca her anlamda zamanı çok iyi ve etkin kullanabilmek gerekir.
Altı saat uykuyla yaşamayı öğrenmek ve güne bir 10-15 dakika daha erken başlamak, hem trafikte harcanan saatleri azaltacak, hem de günlük programınızı daha etkin planlayabilmenizi sağlayacaktır. Günün en az iki saatini en öncelikli işlere, örneğin başka bir işe başlamadan önce bitirmeniz gereken projelere ayırabilirsiniz.  Doğru ve gereken yerde hayır demesini bilmek, iş arkadaşlarınızın sizi çalışırken gereğinden fazla bölmelerine izin vermemenizi sağlamak için en etkili yöntemlerden biri.
Mesai saatleri içerisinde uzun özel telefon görüşmelerinden ya da iş arkadaşları ile iş konulu olmayan uzun sohbetler yapmaktan kaçınmak, motivasyonunuz ve performansınızı düşürebilecek her türlü etkenden uzak kalmaya çalışmak, yaptığınız işe konsantre olabilmek, hem zamanınızı daha kaliteli yönetmenizi hem de işlerinizi daha kısa sürede sonuçlandırabilmenizi sağlayacaktır. Günlük yaşantınızda etkin zaman planlaması yapabilmek için önemli faktörlerden bir diğeri de iş, aile, sosyal çevre ve kendiniz arasında ayırdığınız zamanları dengeli tutabilmek.
Üçüncü bölümde hedefler ve hayaller, kişinin kendini tanıması üzerine yeni bir yazı ile görüşmek üzere...
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum