İçsel Yolculuğa Başlamak İçin Atılabilecek İlk 4 Adım
Yeşim Buyurgan /Kişisel Gelişim Uzmanı

Yeşim Buyurgan /Kişisel Gelişim Uzmanı

Kişisel Gelişim

İçsel Yolculuğa Başlamak İçin Atılabilecek İlk 4 Adım

18 Kasım 2018 - 01:03

İçsel Yolculuğa Başlamak İçin Atılabilecek İlk 4 Adım
 
Mutluluk bir tercihtir.  Kendinizi bulunduğunuz yerde ve o anda eğer sevgi dolu, içi kıpır kıpır, neşeli, şükran dolu, bir sonraki anınızda yapabilecekleriniz için heves ve enerji dolu hissedebiliyorsanız, küçük şeyler bile sizi iyi hissettiriyorsa mutlusunuz demektir.
 
Sürekli endişe duyuyorsanız, kaygılarınız sürekli beyninizi kemiriyorsa, geçmişe takılıp bugünü yaşayamıyorsanız hatta suçluluk ve pişmanlıktan kurtulamıyorsanız, yıpratıcı olumsuz duygular sizi yönlendiriyorsa, hatta sadece anlam veremediğiniz şeyler için bile canınız sıkılıyorsa mutsuzsunuz. Bu mutsuzluk durumunu değiştirmezseniz, bunun için farkındalık yaratmaz ve çaba göstermezseniz hayatınızı tatminsizlikler, korkular, ümitsizlikler yönetir.
 
Bir hayaliniz ya da hedefiniz yoksa bu durum yaşamınızda hayattan zevk almamanıza, mutlu olmamanıza ve hayata karşı motivasyonunuzun düşmesine sebep olur. Eğer hayatınızda yürümeyen şeyler varsa, yürümeyen alanlara detoks yapmaya başlayarak hayatınızın her alanına dokunabilirsiniz. Bu hafta içsel temizlik yapmaya başladığınız, hayatınızı dengeye getirebilmek için adım attığınız ve mutluluğunuzun resmini kendinizin çizdiği bir haftaya başlangıç neden olmasın?
Mutsuz bir hayat yaşıyorsanız, bu sizin tercihinizdir. Alışkanlıkların ve bakış açılarının değişimi mümkün mü? 
Evet, kendisinin verdiği karar ile kişinin bakış açılarını değiştirmesi mümkün… Önemli olan; kişinin bu değişimi yaşaması gerektiğinin farkına varması ve bu değişimi “sadece kendi” kararları ile gerçekten istemesi…
 
Zamanın çok hızlı aktığı, sürekli değişen bir dünyada yaşıyoruz. Hayat ritmini dengede tutabilmek için bu değişimlerden her insan bir şekilde nasibini alabiliyor. Öyle bir olay yaşanır ya da öyle bir dönem geçirilir ki; bu süreç içerisinde insan eğer kendi isterse bu süreçler neticesinde bir anda değişim kararı alabilir. Çünkü mevcut tarzın hayatının kalitesini düşürdüğünü ya da istediği gibi bir hayat kalitesini yakalatamadığının farkına varabilir. Bu hayat kalitesini dengelemesinde ise mutlaka ki kişinin kendi payı da vardır.
Değişim; ancak insanın kendi olumsuz davranışlarından kurtulabilme isteği ve çabası, en önemlisi de bu değişim ihtiyacını kendisinin hissetmesi ve istekli olması ile mümkün olabilir.
 
İÇSEL YOLCULUĞA BAŞLAMAK İÇİN ATILABİLECEK İLK 4 ADIM
 
1. ADIM:
Kendini doğru tanımak
Kendini tanıyan, duygu ve düşüncelerinin farkında olan, güçlü ve geliştirilmesi gereken yanlarını bilen bir kişi hayatını çok daha doğru yönetir. Çevresindeki diğer insanlar ile de olumlu ve yapıcı ilişkiler kurabilir. Geçmiş acılara tutunmaya devam etmek yerine, o acılardan aldığı dersler ile bu gününde bir üst bilince geçmiş şekilde, daha farkında olarak yaşama becerisini elde eder. Kendini doğru tanıyan insan zayıf ve güçlü yanlarının neler olduğunu çok daha net bilebilir. Zayıf yanlarını böylelikle güçlendirebilme imkanı ve güçlü yanlarını ise daha çok besleme imkanı yaratır kendine. En önemlisi ise; ne istemediğine değil, ne istediğine odaklı bir yaşam sürer ki; bu da çok daha doğru ve sağlam tercihler yapmasında etkili olur.
Kendimiz ile ilgili farkındalığımız yaşam kalitemizi arttırır. Kendini tanıma aşaması bireyin kimliğini belirleyen özellikleri tanıması ile şekillenir. Bireyin, kendi var oluşunun sebeplerini anlayabilmesi için kendisini doğru tanıması bunu yapmak için de kendisi ile yüzleşmeye cesareti olması gerekir. Kendi ile yüzleşmek, kişinin bir süre kendi ile baş başa kalması ve bazı soruları kendi içinde sorgulaması ile gelişir. “Ben kimim?” ve “Hayatta ne yapmak istiyorum?” Öncelikle bu soruların cevabını arayarak kendini tanımaya başlamalı. Kendini doğru tanımak konusuna daha  önceki bir yazımda da değinmiştim. 
“Kendini doğru tanımanın faydaları neler?”
- Yaşam kalitemizi arttırır ve günlük hayatımızı daha tatminkar, daha verimli sürdürebilmeyi sağlar.
- Hayata yön verebilmek için sağlıklı ve sonuç odaklı kararlar almayı sağlar.
- Yaşanan olay her ne ise, bu olaya verilen tepkinin dengeli ve tutarlı olmasını, çok daha çabuk toparlanıp yeniden iç dengemize çok daha hızlı ulaşabilmemizi sağlar.
- Kendini tanımak doğru hedefler belirlemeyi ve bu hedeflere daha kolay ve istikrarlı ulaşabilmeyi sağlar.
- Kişinin hayata karşı dengesini daha rahat kurabilmesini ve bu dengeyi sürdürebilmesini sağlar.
- Kendi sınırlarımızın neler olduğunu bilmemizi ve bu sınırları insanlara geçmemeleri için doğru ifade edebilmemizi sağlar.
- Sosyal yaşantımızda ve kurduğumuz ilişkilerde daha mutlu olabilmeyi, diğer insanlar ile daha sağlam ve alt yapısı sağlıklı ilişkiler kurabilmemizi, bizim de başkalarının sınırlarına saygı duyabilmemizi sağlar.
 
2. ADIM:
Farkına varmak, istemek ve karar vermek
 
Kişisel farkındalık ile başlar içsel yolculuk... Yaşanan tecrübeler sonrasında kişi eğer yaşadığı bazı tecrübelerde kendi bakış açılarının ya da davranışlarının negatif etkiler doğurduğunu fark ediyorsa ve bu anlamda kendisinde bazı değişimler yapması gereğini hissediyorsa uyguladığı stratejilerdeki davranış ve düşünce modellerini esnetebilmesi ve değiştirebilmesi mümkün… İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur denir ama bu fazla ön yargılı bir yaklaşım… Huy belki değişmeyebilir ama davranış şekli ve bakış açısı değişebilir. 
Herkes hata yapabilir, herkes yanlış davranış modellerinde bulunabilir ama bu demek değildir ki; bütün hayatı boyunca böyle kalmalı, ya da kalabilir. Kişi, yanlış izlediği stratejilerle hem kendine hem de etrafına zarar verdiğinin farkındalığına vardığında ve bu durumdan memnuniyetsizlik yaşıyor ve yaşatıyorsa: kendisi bu akışa dur diyebilir. Mevcut davranış modelleri ya da bakış açıları pozitif sonuçlar vermiyor ise değişim gereği ortaya çıkabilir. Seçimler ve fırsatlar; hayatın ne yönde gideceğini etkiliyor. Kişinin verdiği kararlar kendi hayatının akışını belirleyebiliyor. Kişi isterse kendi hayatını yönetebilir.
Her insanın farklı kişilik yapıları vardır. Kimisi öğrenmeye ve değişime daha açıktır, kimisi ise daha kapalıdır. Kimisi değişime heves duyar, kimisi ise ürkerek yaklaşır, değişime karşı direnç gösterir. Karakter yapısı değişmeyebilir ama davranış yapıları ve bakış açıları değiştirilebilir. Bu tamamen kişinin iç görüsü ile ilgili bir değişimdir. Çoğunlukla insan yaşadığı alan ya da alıştığı davranış modellerinden çıkmanın hayat konforunu bozacağını düşünebilir. Bu durum değişim konusunda aslında kişinin kendine koyduğu bir engeldir. Halbuki mevcut durumu belki de çok da istediği gibi değildir; ya da çevresindeki insanlar belki de onun bu durumundan hoşnut değildir.
Her koşulda burada tamamen kişinin kendi iç dünyasına inerek, objektif olarak kendisini analiz etmesi, kişinin öncelikle kendiyle bağlantı kurabilmesi ve davranış seçimlerinin sonuçlarından ne kadar memnuniyet ya da memnuniyetsizlik duyduğu; değişim ihtiyacını getirebilir. Bu ihtiyacı fark ettiğinde ise, kişi, kendisi alacağı kararlar ile değişimi başlatabilir.  
 
3. ADIM:
Geçmişin Etkisinde Yaşamaya Son Vermek
 
Geçmişte bırakılanları yargılamaya son vermek, kendini ve başkalarını affedebilmek ve geçmişten özgürleşebilmek… Geçmiş… Adı üstünde… Yaşanmış, bitmiş ve geride kalmış. Geçmişi değiştirmek mümkün değil; geçmişin getirdiği deneyimlerin tecrübesi ile geleceği şekillendirmek mümkün…
Zihin temizliğinin ilk aşaması geçmişle yüzleşmek, geçmişi affetmek ve geleceğe çelme takmasına dur demek…Geçmişte bazı şeyler yüzünden hüsrana uğramış olabiliriz. Bazı ayrılıklar yaşamış olabiliriz; terk etmeler, terk edilişler… Başladığımız bir işin sonucunda başarısız olmuş olabiliriz. Bir arkadaşımızın davranışı o arkadaşlığımızı bitirmiş ve geride bize acı bırakmış olabilir. Para kayıplarımız olmuş olabilir. Birçok travma atlatmış olabiliriz.
 
Bazı geçmiş yaşanışların ağırlık derecesinin insanda bıraktığı duygusal etkiler daha ağır olabiliyor. Ama bu duygusal etkileri insan isterse temizlemesi mümkün: affederek… Affetmek demek; birilerinin bize verdiği acıları ya da yanlışlarını kabullenmek değil… Affetmek; bizim onlara yüklediğimiz anlamı nötralize etmek sadece… Hayatımızda geçmişin sürdürdüğü hakimiyeti temizlemek…İnsanın geçmişten gelen olumsuz duyguları temizlemesi bugününe ve geleceğine yeni bir kapı açmak demek… Bu insana güç kazandırır ve geleceğine daha olumlu bakabilmesini sağlar.
 
Yaşanan her şeyi kabullenmek, yapılan hataları ya da birilerinin yaşattığı acıları daha fazla irdelememek ama bu hatalardan ders alarak yeni yolundan yürümek…
Geçmişte yapılan kötü seçimler insanın kendisinin kötü olduğunun göstergesi olmamalı. İnsan haksız da olsa, yaşadığı sıkıntıların sebebi kendi de olsa; önce kendini affederek başlamalı…Sonra da kendisine yaşatılanları, bunlara sebep olan insanları affederek… Affedilmeden bırakılan her şey; insanın bu gününü ve geleceğini olumsuz etkiler.
 
Geçmişte yaşananlara ya da bunları yaşatan insanlara öfke duyulabilir, bir daha insan onları hayatına sokmayabilir, suçlayabilir, yaptığı hatalardan pişmanlık duyabilir; ama bu duyguları temizlemeden, sürekli içinde yaşatmak insanın bugünü ya da geleceğine hiçbir katkıda bulunmaz; aksine olumsuzlaştırır. Ruhunu geçmişin olumsuz etkilerinden temizleyebilmek, nötralize etmek, affetmek ve evrenin sonsuzluğuna yollamak geçmişin tüm korku ve pişmanlıkları ile vedalaşmak… Bugüne ve geleceğe temiz bir sayfa açmak elimizde… Bu sefer aynı yanlış seçimleri yapmadan ve deneyimlerinden ders alarak…
 
4. ADIM
Kendi ile yüzleşmek, kendi içine dönmek
 
Her insanın yaşadığı zor zamanları var. Önemli olan bu zor zamanlardan ne süreyle ve ne kalitede çıkılabildiği ... Bazen hayatın evrelerinde birçok şeyin ters gitmesi insanı yorar ve ümitsizliğe götürür, kişinin enerjisinde düşmeler başlar. Ruhsal durumu akabinde de genel sağlığı da bozulabilir. Bu durumda kurban rolünü benimsemek mi yoksa durumları kabullenip içerisinden en sağlıklı şekilde çıkabilmek mi? Var olan durumu kabullenmek ve istenilmeyen durumları değiştirmek isteği…. İçe dönmek tamamen kişinin kendi isteği ile gerçekleşebilir. Değişimler de böyle başlar zaten…
Kendini anlamaya çalışmak, iç görüsüne dönebilmek, içine dönerek önce kendini anlayabilmek… Yaşanılan davranışların altında yatan sebeplerin farkındalığına varma çabası… Düşüncelerin duyguları, bu iki etkenin birleşiminin de zamanla da davranışlara yansıdığını kavramak…
Kendi ile yüzleşmek; kendini yargılamak değildir. Kendini yargılamak sadece insanda suçluluk duygusu yaratır; bir yapıcı yönü yoktur.  Pişmanlık duyulan her ne ya da neler ise; hatanın ne olduğunu görerek ve bir daha aynı sonuçları yaşatacak davranışlardan kaçınarak zihinden temizlenebilir.
Bakış açılarının değişimi, hayatını kendi yönetme becerisi, beklentilerin dengeye oturması bu gibi birçok değişim enerjisi kişinin odaklanabilmesi ile mümkün. Çevreyi değiştirme çabası yerine kendini değiştirmek. Bir nevi içsel yolculuk… İnsanın ne aradığı… Başına gelen olaylarda kendisinin ne derecede payı olduğu… İçe dönmek insanın kendini keşfine çıktığı bir kişisel yolculuktur.
 
İçsel yolculuğa başlarken, kendi ile yüzleşirken sorulabilecek bazı sorular neler?
Ne kadar hayır diyebiliyorum? İstemediğim şeyleri başkaları istiyor diye yapıyorsam ya? Ya kendim için ne yapıyorum? Ne kadar insanların benim çizgilerimi geçmelerine tolerans tanıyorum? Ne kadar kendimle barışığım? Geçmiş yaşanmışlıklara öfkemi temizleyebiliyor muyum? Yaptığım hatalardan dolayı kendimi suçlamak yerine, kendimi ve etrafımı affedip yaptığım hataları tekrarlamaktan kaçabiliyor muyum?
Ya egolarım? Onlarla başım dertte mi?
Olaylara geniş pencereden mi, dar pencereden mi bakıyorum? Ya tepkilerim? Fevri mi yoksa dingin olabilecek gücüm var mı? Hayatımda neleri farklı yapabilirim? Demekle yapmak arasındaki farkı biliyor muyum?
 
Fazla mı beklentiliyim? Beklediğim şeyleri karşı tarafa ben verebiliyor muyum?
Korkularım ve kaygılarım hayatıma çelme mi takıyor? Ya yaşadığım şeyleri aslında kendim kendime çekiyorsam?
Mutluluğu acaba yanlış yerlerde mi aradım, yanlış yerlere mi bağladım? Acaba mutluluk benim kendi içimde mi?
Kişi  kendi yaşadığı durumlara bağlı olarak bu soruları çoğaltabilir ve cevaplarını kendi içinde arayabilir.  
Bir sonraki yazımda yeniden buluşmak dileğiyle, mutlu, keyifli, sağlıklı günler sizinle olsun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum