ANTROPOLOJİK İLE DİJİTAL İNSAN ARASINDAKİ TEMEL FARKLILIK .
Reklam
Şükrü Alkan

Şükrü Alkan

FELSEFİ BAKIŞ

ANTROPOLOJİK İLE DİJİTAL İNSAN ARASINDAKİ TEMEL FARKLILIK .

08 Haziran 2020 - 19:29

ANTROPOLOJİK  İLE DİJİTAL İNSAN ARASINDAKİ TEMEL FARKLILIK .
 
Kavramsal olarak Faşizm soyuttur. Ancak gerçekten faşizmin bir virüs tarafından veya bir virüs sayesinden inşa edileceğini hiç düşünememiştim. Bir virüs düşünün ki ekonomiyi tarumar edecek ve tüm dünyanın iktisadi  ilişkilerini çökertecek kadar kuvvetli ve güclü olacak konuma  yada pozisyona gelsin : Aklımız ve matematiksel mantığımızı ne kadar zorlarsak zorlayalım buna olanak tanımamız mümkün değildir.

Çin’in bir bölgesinde meydana gelen bu salgın virüs, oluşturulan çok sert karantinadan sonra kontrol altına alınmışken,  tüm dünyayı hala  sarsıyor olması da yeni soruları beraberinde getirmektedir.
Dünyada o kadar çok salgın yaşandı ki,  insanlık, tarih boyunca çok çeşitli salgın hastalığı yenmiş ve günümüze kadar birtakım viral hastalıklara karşı bağışıklık kazanmıştır.
 
Bilim dünyası  akademik açıklama ve tanımlamalar yapmakla yetinemez: O aynı oranda olayın matematiksel olarak salgının neden ve hangi koşullarda insana niçin ulaşabildiğini açıklamak zorundadır. Gerçeğin öne çıkması halinde  yaratılan korku ve panik ortamı yumuşayacak ve  bir süre sonra ortadan kalkacaktır..
İnsanları çok gergin ve depresif olarak gözlemlemekteyim, Adeta çok şiddetli kasırga sonrası insanın yaşadığı travmanın izleri burada söz konusudur. Bu korkunun yaydığı büyük travmaların insanda psikolojik ve etik aşınmalara sebebiyet verecektir.

Anlaşılamayan ve köşeye sıkıştırılan insanlık; hissiz, duygusuz  ve kültür yaratamayacak konuma getirilmesi amaçlanıyorsa ki, homosapien’in yaşamı çok sancılı geçecek gibi görünmektedir. Hisli, duygulu türküler söyleyen, şarkılar seslendiren, bağlama  ve gitar çalan, sanat yapan ve her türlü kültür olgusunda var olan ve  üreten antropolojik insan tipi yerine, her şeye boyun eğen ve boyun büken dijital insana dönüşüm bende inanın  epeyce büyük iç daralmalara ve huzursuzluklara neden olmaktadır.

Antropolojik insan=Homosapien insan; hayatı yontan ve yontarak onu anlamaya çalışan  sahici  ve samimi olarak aşık olabilen ve birde  onuru olan insan uslubundan bahsediyorum, Dijital insan kuru ve yontmayı bilmeyen , her şeyi hazır alıp yiyen, yemek yapmayı bilmeyen, hatta ayakkabı bağını bağlayamayan insan ; otomatize edilmiş dijital tekniğin insanı, hissiz ve duygusuz bir aşamaya geçecek bir şekilde türkülerimizi reddeden, folklordan uzak, kültür yaratımından tamamen soyutlanmiş soğuk bir tip: Sanat ve kültürden soyutlanmış bu tip bir insanın arzu ve istekleri de olmayacaktır.

Arzu ve istekleri dijitalizmin komuta zincirinde belirlenirse ki bu aşksız  ve sevgisiz dünyanın tek kalesi kapitalizm değil, dijital faşizmi olacaktır: Bu açıdan, (Dijital tekniğin kullanımı, ekonomik değer ve artılarının  akılcı, gerçekçi  ve dengeli olarak insanı dijitalleştirmeden üretim sahasında olacak bazı faydaları üzerinde kafa yormak gerektiğini de unutmamak gerekir).
Tarihsel insan, bildiğimiz insanın  türselliği (‘Türsel insan’ kavramını Marks kullanmıştır) ile açıklarken, onun tarihin dışında yer almasını sağlayacak dijital dönüşüm, türselliği- ve evrimini durduracaktır. Tek tip insan, türsel ve kültürel değil, kültürsüz  ve türsüz olacaktır. Gülmeyen, espiri yapmayan, empati ve merhamet yetisini kaybeden ve ağlayamayan insan dijitalizmin esiri olacaktır. 

Corona faşizmine geçit vermeyerek ve onun zafer kazanmasını sağlayan büyük ilaç  kartellerin iktidarına son verip,  dünyamızı ele geçiren şirket ve mensuplarının tahakkümüne son verilmelidir. İnsanlığın varlığı ve kendini yenileyebilmesi için bu kaçınılmaz  ve zaruridir. Aksi  durumda, tarih dışı olan insan, tarihsizliği ile yok olur. Bir bakıma O, daha çok onursuz dünyanın, onursuzca var oluşu ile özdeşlik içindedir. Demokrasi, Özgürlük- ve Bağımsızlığın tekrar etik değerler içinde tutulacağı ve sağlanmasında tarihsel antropolojik insana çok büyük sorumluluklar düştüğünün gerçeğini anlamış bulunmaktayız artık. Bir başka anlamda;
Dijital tür antropolojik ve sosyolojik değil,  bir tekniğin ürünü olacaktır. Tarih dışı olan insan, tarihsel olmayan insanın en garip halidir. Doğa dışılık meselesini de bu bağlamda  görebiliriz.
 
Corona ve sonrası yönetim şekillerinin nasıl cereyan edeceği konusunda bir öngörüde bulunmak  büyüklenmeci bir tavırla eşdeğer olacağından, şimdilik bildiğim, ‘sosyal mesafe’ kavramının insan ilişkilerinde korkunç yalnızlaşmaya neden olduğudur. Sosyal mesafe kavramını kullanmak  yerine,  fiziksel mesafe kavramını acilen öneriyorum. Zira sosyal mesafe dediğinizde, insanın ötede duran insanla iletişime geçmesini engellemiş olursunuz. Korkuya kaynaklık eden de bu ifade biçimidir.  Bu algı oyununa son vermenin   ve oksitosin hormunu ile  sosyal varlık olan insanın insanla buluşması sosyolojik bir gereksinimdir.

Bu çerçeveden hareketle bilim,  gerçeği yakın ve anlaşılır kılmalı ve bilim adamların sorumluluğu ilaç şirketlerinin çıkar ve hizmetinde değil,  ulusların huzuru,  toplumun ve insanın yaşayabileceği bir dünyanın yaratımı konusunda çalışmak zorunda oldukları gerçeğini anımsatmak isterim.
Demokrasi ve özgürlüklerin tehdit altında olmadığı, sanatın  her türlüsünün özgürce ifade edildiği bir dünyada ekonomik sistemin insanı öteleyen değil onu içine alan bir kürenin etik temellerinin atılabilmesini de kolaylaştıracaktır. Yani  DEMOKRATİK EKONOMIK ÜRETİM SİSTEMİ ülkemizin zorunlu gerçeğidir.
 
Demokratik  ve emek güçleri ile oluşacak demokratik dayanışma sömürü odaklarına ve para merkezli finans kapitalin derin sistemine en iyi yanıt olacaktır.Eros dan logosa geçmiş bir insanlık  tarihte bir ıstırap elbette yaşamıştır . Eros’un ıstırabı bitmedi ancak Eros dijital çağında can çekişmektedir. Dijital insan eros dan uzaklaştı veya uzaklaştırıldı. Zira dijital insan eros hakkında bir düşünce üretmek yerine teknik insan olma yolunda hızla ilerliyor..Bunun doğru ve yanlış olma ihtimalini tartışmak yerine, ne oluyor insana ve insan nasıl var oluyor ?; sorgulaması bana daha geçerli bir neden sunmaktadır.Uzay insan türü mü beliriyor ve ışık hızında bir yolculuk mümkün olacak mı?

Bütün bu soru işaretlerine rağmen insan diğer herhangi – dünya dışında  bir gezgende yaşayabilir mi? Fiziki, biyolojik ve kimyasal olgular ile oluşan evrim meselesi  ve oksijen oranının nasıl dengeleneceği sorunu da ayrı büyük bir soru olarak durmaktadır…

Başta mitos vardı ve sonra eros; erosdan sonra logos gelişti…Şimdi ne olacak peki ?, bu üç tarihsel mesele üzerinden insan kendisini nasıl betimleyecek ?: Mitos da söylence yani ses vardı,  Eros da empati, sevgi, duygu ve dayanışma vardı: Logos da düşünce, Aydınlanma, Rasyonalite ve sistem oluştu.
Dijital insan türü teknikleşmiş olarak  bu üç “OS” dan haberi bile yok .

Koronadan sonraki dünyanın adını bulmak için beynimde yeni insan türü için TEKNOS İNSAN kavramı beliriyor. Bu betimleme tam uyumluluk göstermese de dijital teknik çağı başlamış bulunmaktadır.Teknos insan, dijital insan olarak kendisini antropolojik tarıhsellikten uzak tutmaktadır. Bu ona bir zafer olarak da görünebilir.
Ancak yaşamın haz ve arzuları konusunda aynı oranda bir atılım ve sıçrayış henüz söz konusu değildir. Bu da onun en büyük acısı ve beklide baş ağrısı olmaktadır. Her çağ atlama meselesi travmatik sonuçları itibari ile sancılı olur ve baş ağrısı yapar..iç daralmanın  en tipik örneği ise dijitalleşmeye doğru ilerleyen yeni insan arkada bıraktığı anıları ile bir dünya dolusu verileri ile yalnız kalmaktadır. Zira dijital insan =TEKNOS yalnızlığa mahkümdür. O robotlarla yaşamanın sanki olası alabileceğini öngörebilmiş olmalı ki şu ana dek teknos’a hiçbir itiraz geliştirebilmiş de değil.

Bu şu anlama geliyor: sanat ve felsefeden ve hatta sosyal bilimlerden  yoksunlaşmış olarak kültür üretiminden de koparak,  doğadan tamamen arındırılmış insan, ancak eros ve logos dan çıkarak teknos tarzı işlevselliğini tamamlayacaktır.

 ‘EROS’un (AŞK’ın Baş ağrısı) baş ağrısına iyi gelecek olanda şudur: AŞK=EROS için kadın ve erkeğin birlikte kurabildikleri hayat ve sarf ettikleri emekten doğan  yaşam gücünün  özgürlüğü ve bağımsızlığı için AŞK= EROS  için emek sarf eden kadın ve erkeğin emeğini kutluyorum.
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum