Firmalar için Yurtdışından Mal Alımlarında Finansman:...
Reklam
Reklam
Sezer KOYUN

Sezer KOYUN

Finans ve Finansman Çözümleri

Firmalar için Yurtdışından Mal Alımlarında Finansman: İhracat-İthalat Finansmanı

01 Mart 2021 - 21:20

Firmalar için Yurtdışından Mal Alımlarında Finansman: İhracat-İthalat Finansmanı 

Belirsizlik ve yeni ekonomide yüzleştiğimiz krizlerin getirisi olarak firmalar, nakit alımlarında ciddi sorunlar yaşıyor. 

Gerek var olan projelerin hayata geçmesi için, gerekse varolan yurtdışından getirilen malların Türk piyasasında paylarını korumak için firmaların nakit ihtiyacı çok yüksek. Yurtiçi bankaların durumu ve yıl ortasında batık kredilere ilişkin atılacak adımların belirsizliği, bankaların kredi vermesi sürecini yavaşlatmakta. 

Yurtiçinde bırakalım Türk Lirası kredi limitleri ve bunların kullanımını, dalgalı seyreden kur sebebi ile verilen döviz cinsi krediler de esasen KOBİ’leri gülümsetir durumda değil. Her ne kadar hükümetin destek paketleri hasıl olsa da, pratikte her firmanın ulaşabileceği paketleri de kapsayamamakta. Ayrıca döviz kredilerini, banka adına garantilemek üzere kulanılan hedging ise başka bir maliyet yaratmakta, bu vesile ile gelecekte oluşması öngörülen bir olası fiyatın bu günden saptanarak gelecekteki nakit giriş ve çıkışlarının kredi kullanımı anında garanti altına alınması çabası kredi ihtiyacı olanların risklerini artırmakta.

Bu haldeyken özellikle, gerek projeleri için gerekse yabancı malları yurtdışından alıp Türk pazarına sunan şirketlerin sürdürülebilirlikleri için finansman ihtiyacını karşılamak için, aslında uzun yıllardır neredeyse tüm dünyada kullanılmakta olan ithalat-ihracat finansmanı çözümünü kullanmak, bir kısa yol oluşturacaktır.
Bu işlemlerde mantık, ihracatçı fimanın ülkesinin ihracatı desteklemek için yarattığı bir sigorta işlemi üzerinden riski ülke üzerine yansıtmasıdır. 


Bir örnekle anlatmaya çalışacak olursak:
Yurtdışından mal alan bir firmayız. Fabrikalara makine, yenilenebilir enerji projeleri için panel, invertor,
turbin ve sair makine ve/veya ekipman, üretimde hammadde yada direkt satmak üzere herhangi bir ürün satın alacağımızı düşünelim. Normal şartlarda alacağımız malı üreten ya da satanlardan teklifleri alıp,
uygun olanları seçip, siparişimizi verip parayı öder ve malı teslim alarak tipik bir ithalat işlemi
gerçekleştiririrz. Ödememizi peşinen yapmış, nakit çıkış gerçekleştirmiş oluruz.
Ancak İthalatçı Kredi Teminatı enstrumanını kullanırsak önce Yurtdışındaki banka ile
anlaşarak kredinin alt yapısını hazırlar, banka tarafından ilgili devlet kuruluşuna başvuru yapılmasını
sağlar ve onay gelir ise bu garantiyi kullanarak ihracatçıya banka tarafından aldığımız mal karşılığının ödenmesi ile bankaya borçlu olup, ödemeleri uzun vadede bankaya kredi geri ödemesi olarak yapabilmek imkanı yaratmış oluruz. Böylece firmaların yurtdışından mal alımlarında, onlara ödeme kolaylığı sağlarken, arada devlet desteği olduğundan düşük maliyetle kredi kullanmış olunmaktadır. 


Genel olarak, İthalatçı Kredisi Teminatı, borç veren bankanın, ihracatçıya (satıcıya) kredi kullanan firma yerine ödeme yaptığı miktarın, krediyi kullanan ithalatçı ile kredi anlaşmasında öngörüldüğü üzere geri ödeme talebini korur. Bir anlamda yurtdışından ithalatçıya ithalat işlemi için kredi veren banka, ithalatçıya, malların sevkiyatı sırasında zaten ihracatçıya borçlu olunan tutarları ödemeye yarayan bir kredi sağlar. Alıcıya kredi sağlayan kredi veren banka, alıcı kredi teminatı durumunda poliçe sahibi olarak hareket eder.


İthalatçı Kredi teminatı kullanımında hangi riskler kapsanmaktadır?
• Borçlu (ithalatçı-alıcı) vade tarihinden sonraki bir ay içinde ödeme yapmazsa (uzun süreli temerrüt)
• Borçlu (ithalatçı-alıcı) ödeme aczine düşerse
• Başka devlet ve hükümetler tarafından olumsuz önlemler alınır veya savaş benzeri olaylar ortaya çıkarsa


İthalatçı Kredi Teminatı Maliyetleri nelerdir?
Maliyetler, genellikle işlem ücreti ve teminat priminden oluşur. İşlem ücreti, kredinin miktarına bağlıdır ve
her bankaya göre değişir. Kredi tutarının belirli bir yüzdesi teminat primi olarak alınmaktadır. Prim seviyesi; esas olarak ithalatçının finansal ve risk açısından  derecelendirmesine, ülke riskine ve kredi süresine göre belirlenir. Muafiyetler, ücretler üzerinde azaltıcı bir etkiye sahip olabilir.
Poliçe sahibi, riskin küçük bir kısmını kendisi üstlenir. Politik ve ekonomik riskleri birbirinden ayıran olağan fazlalık, ürüne bağlı olarak % 5 ile% 15 arasındadır. İndirilebilir tutarın azaltılması % 5'e düşürülebilir. Başvuru ücreti ise ithalatçı tarafından ödenmekte iken başvuru krediyi veren banka tarafından yapılmaktadır. 

Türkiye için konuşacak olursa bu finansmanı kullanabilecek şirketin alacağı malın peşinat olarak %20’sini peşin ödemesi şarttır. Kalan kısım 5 yıl gibi bir sürede 3’er ya da 6‘şar aylık dönemlerde geri ödenecek şekilde tesis edilinebilinir. 

Firmanın alım dinamiklerine göre yapının kullanım şartlarını şekillendirmek de mümkündür. Bu belirsizlik ve zorlukla dolu dönemi aşmak için uluslarası finansman çözümlerini gözden geçirmek, firmalarımız için belki de geleceklerini belirleyecek adımlardan biri konumundadır.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum