EKONOMİDE ACI REÇETE KİM ÖDEYECEK?
Sezer Koyun

Sezer Koyun

Finans ve Finansman Çözümleri

EKONOMİDE ACI REÇETE KİM ÖDEYECEK?

06 Mayıs 2019 - 20:55

EKONOMİDE ACI REÇETE KİM ÖDEYECEK? 

Ülkemiz ciddi bir ekonomik dar boğazda. Buradan geçemeyecek ve her zamanki gibi ayakta güçle kalmayı elbette beceremeyecek değiliz ancak reçete acı olacak.
Bilin bakalım fedakarlığı kim yapacak?


Genel ifade ile enflasyon hareketlerini etkileyen iki ana faktör arz ve talep. Rakamlara dahi girmeden  
tablo net: Piyasadaki talep 2018 son çeyrekten bu yana zayıf – ki bu enflasyonu olumlu etkiliyor ancak aynı dönemde maliyetin artmasının yarattığı baskı da enflasyonda son 15 yılda görülmeyen bir seviyeyi işaret ediyor.


Alım gücü yüksel'mezken maliyetlerin artması ile fiyatlar uçuyor.
E bu durumda bundan sonra ne olacak? Buyrun:
Petrol fiyatlarının yıl başından beri artış trendini bir türlü bırakmaması ayrı bir faktör ki bu da enflasyonu artı, alım gücünü eksiye taşıyacak.

Türk Lirasında çok geriye gitmeye gerek yok. Mart ayı başından bu yana yaklaşık %11 oranında bir değer kaybı söz konusu.
Bir puanlık değer kaybı matematiksel olarak 0,15 puan enflasyonu etkiliyorki bu kayıp devam ederse olan yine vatandaşa olacak. Üreticiler, hammaddesini özellikle yurtdışından alan şirketler acı reçetenin kurumsalda bir numaralı adresi olabilir.


Enflasyonla Topyekün Mücadele programından çıkan şirketler fiyatları normalleştirmek adına fiyatları yükseltirken, marketlerin tanzim noktalarını kapatması da enflasyonun yükselmesinde  rol oynayacak.
Açıklanan son vergi artışları ve bir süredir devam eden ÖTV indirimlerinin son bulması fiyatları arttıran başka bir faktör olacak.

Üretici fiyat endeksi yüzde 30'larda. Tüketici fiyat endeksinin yüzde 20'lerde. Yani maliyetin tamamı tüketiciye yani vatandaşa çok yavaş yansıtılıyor.  Alım gücü artmasa bile sürekli düşüş eğiliminde olacak ve arz artacak. Bu durumda da ekonomi de dar boğaz ötesi sıkışıklık net. Vatandaş ekmek alırken dahi düşünecek noktaya gelebilir.

Enflasyonu düşürecek asıl ve en önemli çalışma fiyat istikrarını sağlamaktan başka bir şey değildir.
Fiyat istikrarı için çok sıkı bir para ve maliye politikası  ile sabır ve kararlı duruş gerektirir ki bu durumun sonucu başlangıçta, kısa vadede işsizlik artışı temelli ekonomi yavaşlamasıdır.
Hükümetin gerçekçi yaklaşım  gösterip, devam ettirmesi şarttır.


İşsizlikle, çok düşük alım gücü ile savaşmaya başladık bile. Yazık ki, kur farkından zengin olanlar, kur farkından batanlar, ithalata bağımlı ekonomi, yatırım ortamımızın altındaki dinamitler, eğitim, sağlık gibi hizmetlerin pahalılığı, işsizlik, vergiler faturalar derken bir nesil kaybediyoruz gibi.
Nefesimizi tutmaktan başka çare yok.


Özetle; En büyük fedakarlığı yaparak en acı reçeteyi vatandaş ödeyecek orası net.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum