DOLARA ENDEKSLİ ÜLKE EKONOMİLERİ
Reklam
Sezer KOYUN

Sezer KOYUN

Finans ve Finansman Çözümleri

DOLARA ENDEKSLİ ÜLKE EKONOMİLERİ

21 Şubat 2021 - 18:46 - Güncelleme: 24 Şubat 2021 - 21:12

DOLARA ENDEKSLİ ÜLKE EKONOMİLERİ
 
Küreselde doların değer kaybetmesi ihtimali ve Amerika’nın gücünün çökmesi beklentileri ne kadar gerçekçi?

Son zamanlarda piyasalarda konuşulan Amerika’da çöküşün başladığı, ekonomik darboğazın oluşacağı ve bunun da para piyasalarında Dolar’ın gücünü kaybedeceği görüşlerini duymayan yok.
Doların gücünü kaybetmesini çok bekleriz.. Belki 15 belki 20 yıl… Ama bu yıl değil! Neden?
  1. Dolar felaketlerden ve krizlerden beslenir.
Doların değer endeksine göre son 5 yılda yaklaşık değer kazancı kendi içinde dahi yaklaşık %30 olmuş durumda. Özellikle Mart 2020 ki Kovid-19’un bomba etkisi yarattığı dönemde ölçülen endeks, bir rekor. Endeksi geriye doğru incelediğimizde, 2008 krizinde normaldeğerinin altına sadece 5 puan indi. Böylesi bir krizde etkilenme ölçeği bu kadarken İzlanda’nın iflası Euroyu çok üzmüştü, aynı zamanda Dolar Euro’ya karşı rekabetçi gücünü yine de arttırmıştı.
  1. Küreselde,ülkelerin Merkez Bankalarındaki Döviz rezervlerinin ortalama %60’ından fazlası Dolar olarak tutulmaktadır.
2020 Döviz rezervleri arasında,Dolar rezervi en yüksek olan ülkeler ve rezerv hacimleri sırası ile Çin 3,4 Trilyon Dolar; Japonya 1,4 Trilyon Dolar; İsviçre 1 Trilyon Dolar; Rusya 585 Milyar Dolar ve Hindistan 550 Milyar Dolar civarında seyrediyor.

Merkez Bankası’nda Dolar rezervi en yüksek olan ekonomiler, Çin, Japonya, İsviçre, Rusya ve Hindistanki, Doların değer kaybetmesi,bu ilk 5 yıldıza çok büyük darbe vuracağından, mümkün görünmüyor.
Üstelik, aynı zamanda, Amerika’nın borcunun en yüksek olduğu 2 ülke de Çin ve Japonya iken,Dolar ekonomisinin çöküşüne müsaade etmeleri mümkün görünmüyor. Çin ve Japonya, ihracatları karşılığı aldıkları Amerikan Devlet Tahvilleri’nin geri ödemelerini tahsil edememe durumuna katlanmak
istemeyecektir; hele hele yine de piyasalarda bulunan diğer oyunculara kıyasla daha güvenilir ve görece yüksek faiz kazanırken.
  1. SWIFT işlemleri üzerinde Amerika denetim hakkı vardır.
Amerika, bir başka felaket olan11 Eylül’den sonra Federal Yasalar uyarınca, swift ağı üzerinden yapılan işlemleri  denetlemeye başlamıştır.Swift her ne kadar merkezi Belçika’da bulunan bir ödeme ağı olsa da,Swift’in en büyük veri merkezlerinin Amerika’da olması tesadüf değildir. Dolar olarak işlem yapılırken, önce tüm işlem detayı Amerika’daki Muhabir Banka tarafından alınır, ve OFAC (U.S. Treasury's Office of Foreign Asset Controls) tarafından süzgeçten geçirilir. Uygun olmayan işlemler bloke edilir ve gerçekleştirilmez. Yani: tüm Dolar transferleri, üstelik Avrupa Birliği yasalarınca da kabul görmüş bir şekilde, Amerika tarafından kontrol edilmektedir.
Dolar sayesinde uluslararası ticaret ve para transferlerinin tek bekçisi yine Amerika’dır. Uluslararası ticarette, %60’ın üzerinde kullanılan para birimi  Amerikan Doları iken,  ticaret hacmi yüksek ülkelerin Amerikan Doları’nın değer kaybetmesine sessiz kalmaları mümkün müdür?
 
1944 ile 1971 yılları arasında, Dolar altına endeksli ve son derece sağlam yapıda devam etmiş, ancak 1971’de Vietnam Savaşı döneminde yaşanan felakette,savaş ekonomisi ve finansman ihtiyacı ile altına endeksli olmaktan çıkmıştı.
 
İkinci Dünya savaşı da başka bir felaket olarak Dolara yaradı. Amerika, savaşı takiben, en temel ihtiyaçları karşılayamaz hale gelen Avrupa ve dağılan Japonya’nın karşısına yardım planları ile çıktı. Bu sefer Dolar, Marshall Planı ve Dodge Planı vesilesi ilesağladığı güvenle birlikte,  uluslararası hakimiyetini güçlendirerek yatırım ve müdahale aracı haline geldi.
 
Ne değişti, ne değişecek? Paranın yapısı belki. Doların ömrü sonsuz değil; paranın tarihine bakınca geçmişteki en güçlü paralar bile tarihi olmuştur. Bir değişiklik öngörüsü mevcut olsa da Kovid-19 felaketi ile bu değişim süreci ancak başlamıştır ve kesinlikle ani bir etki yaratmayacaktır. Dijital ve kripto paraların hala alternatif olabilecek bir yapı oluşturmadığını görüyoruz ve bu sebeple bir süre daha Doların müdahaleci ve domine etkisi global olarak devam edecektir.
 
Krizlerden beslenen ve her seferinde hızla adapte olup yön veren Dolar daha da güçlenerek yoluna devam edecek bana göre; tarihin fısıltısı bu. 
 
Bir para birimi değer kaybedecek ise Euro’nun riski çok daha yüksektir. Euro’nun domine etkisi ancak %20’lerdedir ki doların değer kaybetmesi riski basit matematikle Euro’ya göre 3 kat daha düşüktür; hele bir de belirttiğim düzen sebebi ile nerdeyse kısa vadede imkansızdır.
 
Alternatiflerin yaratılması içinse devrim üzerine devrim vehatta bir iki yıl değil ortalama 15-20 yıllık bir projeksiyon şart görünürken, bu süreçte Doların lehine dalgalanmalar yaşanacağını söyleyebiliriz.
Dijital ve kripto paraların alternatif oluşturup güçlenmesi 20 senelik bir süreçten aşağı gerçekleşmeyecektir.
 
Tüm tarih boyunca olduğu gibi altın, gümüş ve değerli madenler emtia olarak kendilerini korumaya
devam ederken, Dolar yine de bu krizden de kazanarak çıkacak.
 
Türkiye’ye gelince, büyüme hedefli politikasında faizleri kontrol altında tutar, istikrarı sağlar ve özellikle istihdamla üretimi arttırırsa, ihracat artışı ile beraber ancak bir şans yakalayabilecektir.
Merkez Bankası Dolar rezervinin95 milyar Dolar civarında olması, ekonomistlere göre sağlıklı duruş için ortalama 105 milyar daha Dolar daha rezerv gerekirken, olası dalgalanmalar kapımızda olabilir.
Üretim düşerken, işsizlik artarken işimiz zor görünüyor. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum