HATASIZ KUL OLMAZ ..HATAMLA SEV BENİ…. Feryada gücüm yok….....
Saadet BÜYÜK

Saadet BÜYÜK

Ekonominin gülen yüzü

HATASIZ KUL OLMAZ ..HATAMLA SEV BENİ…. Feryada gücüm yok….. Feryatsız duy beni!....

08 Eylül 2019 - 21:12 - Güncelleme: 08 Eylül 2019 - 22:13

HATASIZ KUL OLMAZ ..HATAMLA SEV BENİ….
Feryada gücüm yok….. Feryatsız duy beni!....

Nerde kalmıştık…. En son Bayram tatili öncesi ‘Seviyorum Merkez ‘ başlıklı yazımdan sonra  o zamanlardan beri işaret ettiğim kritik haftaya giriyoruz….

Şİmdi Bakalım…. Yazımın başlığındaki gibi  ‘Hatasız Kul Olmaz Hatamla Sev Beni’ diyerek bu hafta Merkez Bankasını sevmeye devam edebilecekmiyiz ve faiz kararıyla beraber ne yöne doğru evrileceğiz….
Hareketsiz ama yoğun bir Ağustos ayını geride bırakmışken Merkez Bankasının başkanının görevden alınması sonrasında 4.25 lik yüklü bir faiz indirimini Temmuz ayında görmüştük..Ağustos ayının ilk haftalarında tüm Merkez Bankasının üst yönetimi değiştirilmişti ve tam Kurban Bayramı arifesinde Masak ( Mali Suçları Araştırma Komisyonu ) Başkanı da görevinden alınmıştı…. 

Eylül ayına hem içerde bizim  Merkez Bankamızın hem de Amerikan Merkez Bankasının  (FED ) faiz kararlarının damga vuracağını ve yıl sonuna doğru gidişatı doğru okuyabilmek için  Eylül ayının hem açıklanan veriler hem de Merkez Bankası kararları açısından önemini bir kere daha hatırlattıktan sonra ,  
Büyüme verisiyle başladığımız geçen haftanın ilk işlem gününde 2. Çeyrekte de %1.5 küçülme gerçekleşti…. İlk çeyrekte de %2.6 küçülme vardı…

Berat Albayrak  YEP planında ; 2019 için Büyüme Hedefi olarak %2.3 Büyüme gerçekleşeceği yönünde hedefi vermişti ve çok rahat tutturulacağını dile getirmişti…OECD ise Türkiye Ekonomisi için 2019 yılında %2.6 daralacağını öngörmüştü IMF ise 2019 yılında % 2.5 daralma olacak tahmininde… Bundan sonraki kalan son iki çeyrekte %6.4 büyümemiz lazım ki 2019 yılı için verilen hedef tutsun.. Zaten hedefler biliyorsunuz tutmasın diye verildiğine göre  ; tutturup tutturmadığımızla kimse ilgilenmiyor yeterki moralimiz yüksek olsun….Çünkü artık ekonomide dağılan ve kafa karıştıran rakamların yerini tamamen moral etkisiyle kurtarma planının önceliğini görüyorum….Hatta Erdoğan ın son açıklaması da 2020 için % 5 lik büyüme hedefi yönünde dir… Dikkatinizi çekerim….

Küçülme nin olduğu ekonomimizde mevcut durumu görmeyip yüksek Büyüme Hedefleri koyuyorz…Syn Albayrak 2019 Bütçe Açığını da 80.6 milyar olarak öngörmesine rağmen daha yılın ilk 6 ayında 78.6 milyar  lira gerçekleşmiş olduğuna göre bunun da tutma ihtimali söz konusu değil….En son attığı tvit ile Ağustos ayında TÜFE/ÜFE de önemli düşüş kaydettik enflasyonla mücadele ve sağlıklı büyüme öncelikli politikalarımızla beraber tüm alanlarda yıl sonu beklentimizi gerçekleştireceğiz diyen Syn Albayrak a inanmamak mümkün değil (
☺?) ….Zaten kendisi rakamlara bakıp bu öngörüde bulunmadığına göre bende size herşeyin nasıl güzel olacağını izah etmeye devam edeyim…Ben yazarak öğreniyorsam , Syn Albayrak da Türkiye ekonomisi üzerinde gerçekleştirdiği denemeleriyle öğreniyor … Pahalı bir deneme yöntemi olsa da ben Tayyip Erdoğan a inanıyorum… En son açıklamasında ne dedi….

Benim  Faize Alerjim var  dedi….faiz de ki düşüşle beraber , enflasyonda  ki düşüş ü göreceğiz diyerek devam etti…Tayyip Erdoğan  ; Faiz düşecek ve enflasyon da böylelikle düşecek söylemini geçen yıl Nisan ayında  Londra da yatırımcılarla yaptığı toplantıda da dile getirmiş orda da ısrarla tekrarlamıştı ve bu kavram sonrasında da 2018 yaz aylarında kurun nerelere geldiğini yabancı yatırımcının  uyguladığımız politikadan ne denli ürktüğünü ve Türkiye piyasasında satış kararı vererek çıktığını hatırlıyoruz…Bir kere daha bizlere öğretilen faiz / enflasyon ilişkisini sizlere aktarmak isterim…

FAİZ = ENFLASYON + ÜLKE NİN YÖNETİM KALİTESİNİN FİYATI DIR… 

Yani aslında Faiz ; benim para birimim de kal diye yabancıya da içeride yerli tasarruf sahibine de sunulan enflasyon + güven / istikrar ortamı nın ederidir… Ağustos ayı enflasyon  verileriyle yıllık Tüfe %15.01 ve ÜFE % 13.45 oldu.Şimdi Merkez Bankasının Faiz oranı ise %19.75 .Bu önümüzdeki hafta da Perşembe günkü toplantısında yine bir faiz indirimi bekliyoruz….Burdan basit hesapla Merkez Bankasının yıl sonu enflasyon beklentisi % 14 lerde olduğuna göre %5.75 puan daha indirecek yerimiz var gibi bir mantıkla hareket etmek son derece hatalı olur çünkü burda nerdeyse enflasyonla kafa kafaya bir faiz var.. asıl ise bunun üzerine ek verdiğimiz eşitliğin 2.kısmında yer alan ülke nin yönetim kalitesinin fiyatı yani reel faiz olarak ne vereceğimizdir…

Enflasyon ne kadar düşerse düşsün Reel faiz vermediğiniz sürece Türkiye ye yurtdışından para gelmez.. 10 yıl evvel verdiğimiz reel faiz % 8-10 arasında olduğu için Türkiye de Dolar kur u 1.15 lere kadar gerilemişti…Ve inanılmaz bir büyüme hikayemiz vardı….Ayrıca yabancı tasarruf sahipleri için 10 senede Amerika da kazanacağı parayı 1-2 senede Türkiye de kazanmak ve ayrıca ülkemize duydukları ciddi bir güven de söz konusuydu…Reel faiz bir ülkenin iyi yönetilebildiğinin parasal ifadesi ise tüm gelişmiş ekonomilerde 
 reel faizler negatif seviyede bulunuyor. 

Bizde ise faizleri düşürdüğümüz zaman üreticinin maliyetinin azalacağı ve daha düşük faizle krediye ulaşabildiği içinde yatırım kararı alacağı ve ülkenin yeniden büyüme ivmesine dönüleceği düşünülüyor… Peki Üretici lerin  gerçekten yatırım kararı vermemesinin sebebi tamamen faizler düşük olmadığı için mi yapmıyor … yoksa ülke ekonomisine güvenmeyip yeterli talep de bulamadığı için mi... zaten mevcut ekonomi yönetimine güveniliyor olsa yatırım ortamının artması ile işsizliğin azalması ve özel bankaların  da bu düşük faizlerle kredi verme konusunda daha iştahlı olması gerekmez miydi….

Bayramda yapılan Zorunlu Karşılık meselesinde olduğu gibi faizler tarafından da bir zorlama durum söz konusu…. Bankaları kredi vermeye zorlamak ve buna göre Merkez Bankasının , bankalara verdikleri faiz oranını yükseltmek bir nevi ödül-ceza mekanizmasını çalıştımak… Sen kredi ver bende seni mükafalandırayım anlayışına kamu bankaları eşlik ederken özel bankaların eşlik etmediğini görüyoruz… Çünkü özel bankalarda kredi konusunda verimlilik esasdır… Geri alamayacağını düşündüğü krediyi vermekten çekinir zira arkasında Devlet yoktur…

Verdiği kredi batarsa ve krediyi geri alamadığı zaman banka için zarar oluşur ve bu zarar netice de Özel kurumların hesap verilebilirlilk ilkesine de ters düşmektedir….Kamu da ise bu hesap verilebilirlikten de uzaklaşıldığına göre kredi konusunda rahat olmaları da çok doğal…..


Son olarak  faiz indirimlerinin olası yurtdışından gelebilecek bir dalga da nasıl  TL yi savunmasız bıraktığını ve büyümeyi canlandırmak amacıyla yapılacak faiz indirimlerinin de yaşanabilecek bir döviz şokuna yine zemin hazırlanması ihtimalini hatırlatmak isterim….

Bakın yazımın buraya kadar ki kısmında ne içerde yapılan zamlardan ne dış politikadaki  yaşanabilecek ciddi sıkıntıdan ne ABD –Çİn gerginliğinin tüm gelişmekte olan piyasalar üzerindeki belirleyici rolünden bahsedebildim…Ne de Babacan ın partisi ve AKP içerisinden yaşanacak kopuşların bu hükümeti 2023 yılına kadar üstelik bu ekonomik programla taşımasının ne denli zor olacağından da  …

Tek şansımız 17 -18 Eylülde FED in faiz indirimleri söyleminin devam etmesi yönünde açıklaması dır aksi durumda ordan bir faiz indirimi gelmez de biz içerde yine yüklü bir faiz indirimi gerçekleştirmişsek kurda 6 ve üzerindeki haraket hiç de süpriz olmayacaktır…..

Netice de uygulanan politikaların yanlış olduğunu dile getiriyorum burda hepimiz aynı gemideyiz ... Faizi düşürerek  borca dayalı uygulanmaya çalışılan büyüme modelinde Kaptan umarım ne yaptığını biliyordur…. Yoksa reel de büyüme de gerçekleşmez ise oraya küresel sermayenin gelmesi için faizin yüksek olması gerekir E yüksek faizi zaten verirsek ekonomi daralıyordu ve kaldı ki zaten faizin yüksek olması istenmiyor…. Sizce de bu döngünün sonuna geldik gibi durmuyor mu….

HADİ BAKALIM…..Yazımı bir havuz problemi ve görüşünüzü alarak noktalamak isterim….
Şİmdi ,Geçen hafta açıklanan  Ağustos ayı enflasyon verileriyle yıllık  Tüfe %15.01 ve ÜFE % 13.45 oldu…. Bir önceki TÜİK verilerine  göre, temmuz ayı itibariyle yıllık enflasyon ise TÜFE'de % 16,65 ve ÜFE'de % 21,66 idi…. Üfe deki yüksek düşüşü (%21.66 dan, %13,45 e ) anlamakta ve izah etmek de bende zorlansam da ,… 

SORU ; 2019 enflasyon hedefi % 5 iken şu anda gerçekleşen %15.01 ise  … Merkez Bankası temmuz daki faiz toplantısı ile faizi %24 den %19.75 e indirdiğine göre ….ve 2019 enflasyon  beklentisi %13.90 olduğuna göre …12 Eylül Perşembe günkü toplantısında hangi aralık da faizi indirir?
  1. İndirmez
  2. 2.50-3 arası
  3. 3-3.50 arası
  4. 3.50-4 arası
  5. 4 ve üzeri  

Haftaya görüşmek dileğiyle ;
Sevgiyle 


.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum