ÇARŞI YİNE KARIŞTI …… SEÇMEME LÜKSÜMÜZ VAR MI …..
Reklam
SAADET BÜYÜK

SAADET BÜYÜK

Ekonominin gülen yüzü

ÇARŞI YİNE KARIŞTI …… SEÇMEME LÜKSÜMÜZ VAR MI …..

08 Mayıs 2019 - 18:58 - Güncelleme: 10 Mayıs 2019 - 13:24

 
ÇARŞI  YİNE KARIŞTI …… SEÇMEME LÜKSÜMÜZ VAR MI …..
  • 7 Haziran 2015  Seçim (Hiçbir siyasi parti tek başına İktidar olamadığından yenilenen seçim lerle aynı  yıl 1 Kasım 2015 de seçim )
  • 1 Kasım 2015 Seçim
  • 16 Nisan 2017 Anayasa  Değişikliğine yönelik seçim
  • 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine Giriş  Seçimi
  • 31 Mart 2019 Yerel Seçimler ( YSK Kararı ile 23 Haziran 2019 tarihinde yenilenecek seçim tarihi )
Seçimlerden hepimiz yorulduk  ama son dönemde politik tarafta o kadar yoğun bir gündemimiz var ki şu anda ekonomik verileri yorumlamak bir yana dursun siyasi taraftaki açıklamalar itirazlar baş döndürücü boyutta iken bu açıklamalar dan sıyrılıp ekonomik dinamikler doğrultusunda  doğru yorumlarda bulunmak oldukça zor …..

Geçmiş yazılarımda da vurguladığım en önemli gündemimiz YSK Kararı idi….1 Nisan dan beri açıklanamayan seçim sonuçları nihayet 06 Mayıs da açıklanabildi …Bu arada Mayıs ayın da Hindistan ın 1 milyarlık  nüfusunun oy kullanacağı ve dünyanın en kalabalık 2. Ülkesi iken oy verme sürecinin 1 ay sürüp 1 hafta içerisinde de seçim sonuçlarının açıklandığını hatırlatalım… 80 Milyonluk nüfusa sahip ülkemizde tam 35 gündür seçim sonuçlarını sayamadık…..

Hepinizin bildiği gibi YSK İstanbul Seçimlerinin yenilenmesi kararını verdi….YSK nın görev tanımında   
Türkiye'deki seçimlerin genel yönetim ve denetimini yürüten, aynı zamanda da seçimlerin yargısal denetimini sağlayan karma egemen üst yargı mercidir deniyor….. Bu kararı verirken ne kadar bağımsız olduğunu siyasi tarafta bir baskı yapılıp yapılmadığını sizlerin vicdanına bırakıyorum…

Eğer İstanbul seçimleri yenilenirse bütün ekonomik değerlemelerimizinde yeniden değişeceğini ve ülkemizin yeni bir risk algısıyla fiyatlanacağını daha evvelki yazılarımda belirtmiştim.. Burdaki sebep demokratik bir ülke de bağımsız olduğuna inanılan kurumların bağımsızlığının  tartışılması ve Türkiye nin keyfi sayılabilecek sebeplerle yeniden seçim iptaline götürülen süreçle kendini konumlandırdığı ülkeler arasındaki algının hepten bozulmasıdır….

Bundan sonraki 2 aylık belirsizliğin devam edeceği süreç göz önüne alındığında 23 Haziran a kadar ekonomideki hangi toparlanmadan bahsetmek mümkün olabilecektir..

Böyle bir dönemde hangi İş adamı yatırımını çekinmeden ülke de devam ettirecek üretim kapasitesini artırıp işsizliğin  düşmesine katkı sağlayacaktır…. Bunların olması mümkün değilken ekonomide toparlanma var diyerek Syn Berat Albayrak ın ifade ettiği dengelenme süreci içerisindeyiz açıklaması tabiki itibarlı ve güvenilir emin ellerde işini bilen bir yönetimle ekonominin doğru yönetildiği intibakını uyandıramamaktadır…


Öte taraftan artan dış konjöktürdeki hareketlenme ve en son İran ın Nükleer faaliyetlere tekrar başlayacağını söylemesi bundan sonraki süreçte  sınırlarımızda artan riskler sebebiyle ne denli sıcak bir gündem olduğu ve ülkemizin Türkiye – İran -Rusya denkleminde ABD ile ilişkilerimizin belkide bu zamana kadar hiç yaşamadığımız maruz kalmadığımız yaptırımlar neticesinde ekonomiyi  bambaşka bir noktaya taşıyabilecek güçtedir… Bakın ABD -İran yaptırımları ile İran in petrol ihracatı %37 azalmış ve İran para birimi Mayıs 2018 de 6 Bin 500 tümen seviyesinden ; Mayıs 2019 da 14 BİN 800 tümen seviyesine gelmesine sebep olmuştur…Bu da İran halkını ABD ile ilişkileri doğru yönetemediği itirazlarıyla zaten rejim konusunda memnuniyetsizlikleri varken yeni isyanlarla sokağa taşıyıp  bir türlü suların durulmamasına sebep oluşturan zemini hazırlamıştır….

Ülkemizde de siyasi tarafta yeni oluşumlar olabileceği söylemleri de artmışken önümüzdeki zamanlarda  bu konuların ülke gündeminden düşmemesi ve değişen siyasetle paralel ekonomi konusundaki yanlışlar ve dış politikadaki belirsizlik  artan risk unsurlarıdır..
Ülke ekonomisinde ilk 6 aylık dönem kayıp iken Haziran sonrasında önce sağduyulu ve doğru bir siyaset uygulanamazsa maalesef ekonomiyi siyaset kaynaklı zor bir dönemin şekilendirdiği ve bu tablonun hiçde iç açıcı olmayacağı  aşikardır….

Buraya kadar ne enflasyon beklentilerinden ; ne  Merkez bankasının rezervlerinden ne de dolar endeksinden bahsetme fırsatı oldu….. YSK Kararı da geçtiğine göre Syn Tayyip Erdoğan ın da baştan beri vurguladığı  gibi niye bu kadar büyütüyoruz ki bu sadece bir Belediye Seçimiydi….Biz gerçek ekonomi gündemine odaklanalım…..İnşallah haftaya bu dinamikler üzerinden ekonomiyi değerlendirme  fırsatını bulacağım…..

Kısa vade de dolar / TL için  beklediğimiz 6.20 seviyesi gerçekleşmesinden sonra piyasada daha önce ki tepe noktası teknik olarak  7.20 hareketi olası olsa da şimdilik mümkün görünmüyor….Ancak hem içerde hem de dış politikada sakin olmak yerine derinleştirici şekilde davranılırsa bu seviyelere şaşırmak da doğru olmayacaktır….Ekonominin daraldığı bir yerde sınırlı endeks yükselişi ve gelişmelere göre hareket ediyor olacağız….. 90.500 ana desteği kırılması durumda 87.500 e doğru geri çekilebiliriz…Bu nedenle
90.500 desteği kısa vadeli stop-loss ve pozisyonlar için takip edilmelidir….
 

Herkese Hayırlı Ramazanlar ve yeni başlangıçların hayırlı olmasını dilerim…..
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum