İthalat Cennetinde Genç İşsizliği
Prof. Dr. Ahmet YILMAZ

Prof. Dr. Ahmet YILMAZ

Ekonomi Politik

İthalat Cennetinde Genç İşsizliği

16 Mayıs 2021 - 20:15

İthalat Cennetinde Genç İşsizliği

Genç nüfusa sahip olması zaman zaman özellikle politikacılar tarafından  Türkiye’nin bir avantajı olarak değerlendirilir. Oysa,nüfusun yada genç nüfusun bir avantaj olabilmesi için istihdam edilmesi ve istihdam edilenlerin de verimliliğinin yüksek olması gereklidir. Emek gücünün atıl kalmasının sadece iktisadi değil sosyal ve siyasal birçok problemi de beraberinde getirdiğine çeşitli ülkelerde tarih şahittir.

Gerçek bu iken, politikacılar büyük nüfus-genç nüfus -güçlü ülke şiarından nedense vazgeçmezler.
Yakın tarihimiz,ille de üç-dört çocuk isteyen yada dış politika gerilimlerinde sinirlenince Bulgaristan’a
2000 yılında “70 milyon olunca hesaplaşırız!” diyen politikacı  örnekleriyle doludur. Türkiye bugün Suriyeli
ve diğer göçmenler hariç 84 milyon. Ancak, sadece 28 milyon kişi istihdam ediliyor.

Bağımlılık oranı üç.  Bir kişinin kazandığıyla ortalama olarak üç kişinin karnı doyuyor. Gelir dağılımındaki eşitsizliklerle, hane yapısındaki farklılıklara da şimdilik hiç girmiyorum.Böyle bir yapıdan bir kalkınma hikayesi  değil, olsa olsa yetersiz eğitim- beslenme, düşük verimlilik, yoksulluk çıkar.

TUİK’in açıkladığı en son verilere göre mevsim etkilerinde arındırılmış genç nüfusta işsizlik oranı % 25, istihdam oranı ise % 31.  OECD ve AB ülkelerinde son on yıldır yavaş yavaş düşerek % 12- % 14 seviyelerinegerileyen  ortalama genç işsizliği oranı pandemi ile birlikte % 17 seviyelerine yükseldi.
Ancak Türkiye’de pandemiden bağımsız olarak son on yılda genç işsizliği oranı zaten yükselmekte idi
ve günümüzde pandeminin etkileri ile birlikte sorun daha vahim bir hal aldı.

İş bulamayan, haliyle yuva kuramayan gençlerin sorunları acil çözüm beklerken, Türkiye milli üretiminin yüzde otuzuna varan ithalat oranı ile büyük ticaret ortaklarımızınistihdamını teşvik ediyor.
Dünya Bankasının veri tabanına göre 2019 yılı itibariyle Türkiye’de ithalatın Gayrı safi yurtiçi hasılaya
oranı % 29,9. Türkiye’ninde içinde yer aldığı üst orta gelirli ülkeler grubunda 2019 yılında aynı oran
% 23,2. Türkiye ekonomisi yarattığı katma değerin üçte biri nispetinde ithal hammadde, enerji, aramalı
ve tüketim malı ithal ediyor.

Üretimin ithalata bağımlılığı açısından Türkiye dahil olduğu üst orta gelirli ülkeler grubundan ziyade
yüksek gelirli ülkeler grubuna benzer bir yapı ortaya koyuyor. 2019 yılı itibariyle yüksek gelirli ülkeler grubundan ithalat/GSYİH oranı % 32,1. Diğer taraftan ithalat/GSYİH oranı bakımından kırılgan ülkeler arasında bir karşılaştırma yapıldığında da, 2019 yılı itibariyle Türkiye Gürcistan’dan sonra en yüksek
ithalat oranına sahip ülke durumunda.

1980 sonrasının liberalleşme eğilimleri ile Türkiye ekonomisinin dünya ekonomisine entegrasyon düzeyi yükseldikçe üretimin ithalata bağımlılığı da giderek arttı. Yine dünya bankası verilerine göre 1980 yılında
% 17,5 olan ithalat/GSYİH oranı 2019 yılında % 29,9’ a yükseldi. Kuşkusuz küreselleşme dinamikleri
altında benzer dinamikler yaşayan başka ülkelerde oldu. Ancak bugün ikisi birlikte dünya ekonomisinin yarısını oluşturan  ABDve Çin’de bu oranın  sırasıyla sadece %14,5 ve 17,6 olduğunu da unutmamak gerekir.

Ayrıca ihracat yoluyla parasını kazandığınız  ithalat, ekonomi için problem olmayacaktır.
Ancak Türkiye’nin ne yazık ki ithalatının faturasını ödeyecek kadar kazanabilen bir ekonomi olmadığı da herkesin malumudur.
Halihazırda çok yüksek genç işsizlik oranına sahip Türkiye’de üniversitelerde yaklaşık beş milyon genç lisans öğrenimi görmektedir. Yüksek öğretim kurulu verilerine göre,  açık  öğretimle birlikte toplam öğrenci sayısı ise sekiz milyonu aşmaktadır. Sadece örgün öğretimindeki öğrenciler dikkate alındığında dahi Türkiye’de 1 ile4 yıl sonrasında genç mezunların emek piyasasında çok daha ciddi bir baskı oluşturacağı açıktır. Bu şartlarda Türkiye’nin bazı zengin ülkeler gibi ithal malları cenneti olma lüksü yoktur.

Türkiye’nin öncelikle ithalat ikamesine ve ihracata yönelik tüm sektörlerde yatırım ve istihdam seferberliğine ihtiyacı vardır.Kanımca pandemisonrası Türkiye’nin en önemli gündemi budur ve iktidarın
bu konuda göstereceği performans da kendi kaderini etkileyecektir.  

YORUMLAR

  • 0 Yorum