SOSYAL MEDYADAN YANSIMALAR
Reklam
Prof. Dr. Abdullah Kadir DABBAĞOĞLU

Prof. Dr. Abdullah Kadir DABBAĞOĞLU

"Münferid"

SOSYAL MEDYADAN YANSIMALAR

04 Mayıs 2020 - 20:12

SOSYAL MEDYADAN YANSIMALAR
Sosyal medya, Köroğlu’nun mısralarındaki, mertliği bozan delikli demir gibi bir şey.
Herkesin her şeyi yazabildiği bir mecra.,


Konu ve yazarda belirli nitelikler arandığı için klasik medyada yazmak bu kadar kolay değil.
Mertliğin bozulduğu ilk kırılım bu.
Her yazılan da herkese hızlı bir şekilde ulaşıyor.
Eskiden bilgiye ulaşmak için emek harcanırdı.
Harcanan bu emek de bilginin doğruluğu açısından bir tür güvence oluşturmaktaydı.
Şimdi bilgi önümüze hazır geliyor.

Biz de hazıra konduğumuzdan olsa gerek, özen göstermiyor ve bilgiyi hızlı bir şekilde kullanıyor, tüketiyoruz. 

Oysa bilgiye ulaşmaktan tasarruf ettiğimiz zamanın belirli bir kısmını o bilgiyi doğrulamaya  ayırmamız gerekiyor.

Üstelik, sosyal medyanın da varlık sebebi olan internet doğrulama işini de oldukça kolaylaştırmış durumda.
Bu da mertliğin bozulduğu ikinci kırılım bence.

Diyebilirsiniz ki sosyal medyada yanlış şeyler yazan kaynak kişi bilgisiz olabilir, dolayısıyla yazdığının yanlış olduğunun farkında dahi değildir.

Veya bilgisine rağmen kasten yalan yazıyordur. Bu da pekâlâ mümkün.
Bu tür davranışların nedenini ve amacını anlayabilir, belirli bir kapsamda da anlamlandırabilirsiniz.
Peki, sosyal medyada her yazılanın üzerine araştırma yapmadan atlama ve onun üzerinden ilerlemeye ne diyeceğiz?

İşte bunu anlamak zor, anlamlandırmak ise neredeyse imkânsız. İzahı yok çünkü.
Misal!
Geçtiğimiz günlerde Turizm Bakanlığı’nın genel sağlık kuralları çerçevesinde kültürel faaliyetlerin düzenlenmesine ilişkin Resmî Gazete’de yayınlanan genelgesi diye sosyal medyada dolaşan bir metin vardı. 

Yayıldı da yayıldı. 
Öyle ki bakanlık yalanlama ihtiyacı duydu.
Belirsiz bir kaynaktan yayılan böyle bir metnin üzerinde yorum yapmadan veya sosyal medyada yayılmasına katkı sağlamadan önce ilgili bakanlığın internet sitesi veya Resmi Gazete de dahil olmak üzere muhtelif mevzuat sorgulama siteleri ziyaret edilemez mi?
İnsan gerçekten merak ediyor.
Oysa doğru bilgi sadece iki fare tıklaması mesafede.

Siz de izlemiş, duymuşsunuzdur.
TV’deki bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi konulu bir programda TRT spikeri doktor konuğuna demir döküm tencere tava kullanımının vücuttaki demir eksikliğine iyi gelip gelmediğini soruyor ve konuğundan gülerek hayır cevabı alıyor. 

Akabinde spiker sosyal medyada cehalet üzerinden adeta linç edildi.
Gelin görün ki soruya evet cevabı verilmesini gerektiren bilimsel araştırma sonuçları varmış.
Meğer soru gayet yerindeymiş, asıl doktor hanımın verdiği cevabın tenkit edilmesi gerekirmiş.
İyi mi?

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta kendi internet sitesinde durumu net olarak açıkladı. 
Spikere çakmadan önce konuyu internetten araştırmak da iki fare tıklaması mesafede.
İnsan hiç mi merak etmez yahu!
Bir diğer vaka da limon üreticisinin söyledikleri.
Sosyal medyayı sallayan şu video.
Hani şu muhabir yokluğunda iki kameramanla çekilen. Hepimizin malumu.
Proje bir iş bu kadar mı özensiz tasarlanır!
Görüntüler sadece gözle izlenir de akıl süzgecinden geçirilmez mi?
Düşünceler sadece gönülden kopar gelir de akıl süzgecinden geçirilmez mi?
Akıl iki fare tıklaması mesafede bile değil.
İnsan nasıl bu kadar üşengeç olabilir, hayret!
Sanırım bu durum fanatiklik boyutunda taraf olmamızdan veya kolaycılığımızdan kaynaklanıyor.
Veya her ikisinden. 

Kişiye göre değişebilir. Tartışmaya açık.
Ancak bu tür paylaşımlar ve altına yapılan yorumların bize gösterdiği iki husus var ki çok net.
İlki toplumdaki kutuplaşmanın derinliği, ikincisi de bilgide fukara olanın fikirde ukala olması.
Ukala demişken, hoşgörünüze sığınarak bir soruyla bitireyim.

Sosyal medya hareketliliğimizle birilerinin büyük veri havuzuna su taşıdığımızın farkında mıyız?







 

YORUMLAR

  • 0 Yorum