MUHASEBECİNİN GÖR DEDİĞİ
Reklam
Prof. Dr. Abdullah Kadir DABBAĞOĞLU

Prof. Dr. Abdullah Kadir DABBAĞOĞLU

"Münferid"

MUHASEBECİNİN GÖR DEDİĞİ

09 Aralık 2019 - 22:02

MUHASEBECİNİN GÖR DEDİĞİ

Muhasebe günümüzde artık işletme yönetimi ve paydaşlarından oluşan karar alıcı kitle için bilgi üretme ve raporlama uygulaması haline geldi.

Üretilen ve raporlanan bu bilginin nitelikli olması karar alma sürecinin kalitesi ile yakından ilgili ve dolayısıyla makul bir düzeyde güvence altında tutulması gerekiyor.

Bu gereklilik aynı zamanda, işletmeler için bir tür sinir ağı olan iç kontrol sistemi, bağımsız denetim, muhasebe üçlüsünün ilişkive önem kaynağı.

Bununla birlikte bilgi üretimi ve raporlanmanın kapsamı, önemi ve sağlanması gereken makul güvence düzeyi her işletme için aynı olmamakta, ticari işletme, şahıs ve sermaye şirketlerinin yarattığı ticari-finansal işlem hacmi ve istihdam düzeyi kendi kategorilerine göre doğal olarak farklılık göstermekte.
Limited ve anonim şirketolarak karşımıza çıkan sermaye şirketleri yarattıkları ticari-finansal işlem hacmi ve istihdam düzeyi nedeniyle nitelikli geniş bir paydaş kitlesine sahip işletmeler, finansal raporlarının okunurluğu da nitelik ve nicelik olarak üst seviyede.

Bu nedenlesermaye şirketleri halka açık olma, finansal kuruluş olma veya benzeri bir nedenle kamu yararı içermeleri (KAYİK) veya kamu yararı içermemekle birlikte sadece büyüklükleri itibari (büyük ve orta ölçekli işletmeler – BOBİ) ile özel önem arz edebiliyor.

Makul güvence konusu bu tür özel önem arz eden şirketlerde doğal olarak daha önemli. Burada hata veya hileden kaynaklanan yanlışlıkların ortaya çıkartılması ve düzeltilmesi, düzeltilememesi durumunda ise yanlışlığın raporlanması öncelikli amaç. İşlem süreçlerini ve muhasebe sistemini kapsayan iç kontrol sisteminin iyileştirilmesi ise ikincil amaç olarak gözetiliyor.

Çünkü İç kontrol sisteminin tesisi ve etkin bir şekilde işletilmesi esas olarak yönetimin sorumluluğuna bırakılmış durumda.

Peki! İç kontrol sisteminin tesisi, iyileştirilmesi ve etkin işletilmesine karşı muhasebecinin pozisyonu ne, ne olmalı?

Büro tabanlı çalışan muhasebeciler meslek mensupları içinde önemli bir yer tutmakta. Bu kesimin hizmet verdiği kitle ise esas olarak ticari işletme, şahıs şirketleri ve küçük ölçekli sermaye şirketleri. Hizmet talep eden bu kitlenin ortak özelliği de bağımsız denetime tabi olmaması, çok kısıtlı sayıda bir paydaşa sahip olması ve bu nedenle bilgi-rapor üretimi gereksiniminin sadece mali ve sosyal güvenlik otoritesine karşı olan mükellefiyetliklerden kaynaklanması.

Durum böyle olunca da muhasebeciden genellikle işletmenin iç raporlamasına yönelik bir bilgi üretmesi istenmemekte, muhasebeci de doğal olarak hizmet verdiği işletmenin iç kontrol sistemi ile gereğince ilgilenmemekte. 
 
KAYİK ve BOBİ’ler ise muhasebe sistemlerini genel olarak kendi iç kontrol sistemleri içinde tesis etmeyi tercih etmekte. Dolayısıyla bu tür şirketlerin içinde büro tabanlı çalışan meslek mensuplarından hizmet alanların sayısı düşük. Dahası bu şirketlerin muhasebe sistemlerinin sevk ve idaresinden sorumlu olarak iç kontrol sistemlerine ve dolayısıyla nitelikli bilgi üretimine katkı sağlayacak yöneticilerinin muhasebe meslek mensubu olma zorunluluğu da yok.

Oysa ki, muhasebe sadece bağımsız olarak büro tabanlı icra edilecek bir meslek değil. Muhasebe sadece işletme ile mali ve sosyal güvenlik otoritesi arasındakiilişkiyi yürütecek bir meslek de değil. Muhasebe mesleği bunlardan ibaret bir meslek hiç değil.

Muhasebecinin temel görevlerinden biri de aslında işletmenin muhasebe fonksiyonun icra eden birimin organizasyonu, sevk ve idaresi. Bu nedenle tıpkı bağımsız çalışmada olduğu gibi bağımlı çalışma ve çalıştırmaya yönelik etkin bir usul ve esaslar bütünü oluşturacak yeni düzenlemelere gereksinim var.Burada en önemli görev üniversiteler ile iş birliği içinde mesleği düzenleyici/denetleyiciüst kurumlara düşmekte. Çünkü sorun kendi içinde ayrıca, maalesef ciddi bir eğitim sorununu da barındırmakta.

Öte yandan yazılım teknolojindeki baş döndürücü hız diğer mesleklerde olduğu gibi muhasebe mesleğini de yoğun bir şekilde etkilemekte. Bu etki sadece e-fatura ve e-defter gibi dar kapsamlı sığ bir etki de değil maalesef! Muhasebenin kontrol, kayıt ve raporlama işlevleri günümüzde diğer işlem süreçleri ile birlikte son derece ileri yazılım teknikleri kullanılarak, bir bütün halinde dijital ortamlara taşınmakta ve böylece işletme içindeki diğer bütün süreçler kurumsal kaynak planlaması kapsamında muhasebe uygulamalarına entegre edilmekte.

Bu durum karşısında muhasebecilerin de artık tamamen dijital ortamlara taşınan, yeni nesil iç kontrol sistemleri içinde yapay zekâ ile desteklenen risk değerleme süreçlerine daha etkin bir şekilde dâhil olmaları, kontrol-kredi-likidite-piyasa risklerinin takibinde daha aktif rol üstlenmeleri, iç kontrol sitemiiyileştirme faaliyetlerini öncelikli hale getirmeleri adeta bir gerek şart.

Muhasebe mesleği yok olmaya değil ama radikal bir şekilde değişime doğru büyük bir hızla hareket etmekte. Ufukta yeni bir muhasebe var. Yok olacaklar, kanaatimce, sadece eski muhasebe ile vergi ve sosyal güvenlik birimleri ile bürosu arasında sıkışarak hesap planı oluşturmaya ve burada tanımladığı hesapları açıklamaya takılı kalan, gerek şartı sağlayamayaneski nesil muhasebeciler.
Unutmayalım ki insan var oldukça varlık ve yükümlülük de olacaktır.

Bu da hesaplaşmayı sürekli kılar. 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum