Kanal ile Otoyu Kenevirle Bağlamak ​
Prof. Dr. Abdullah Kadir DABBAĞOĞLU

Prof. Dr. Abdullah Kadir DABBAĞOĞLU

"Münferid"

Kanal ile Otoyu Kenevirle Bağlamak ​

30 Aralık 2019 - 20:59

Kanal ile Otoyu Kenevirle Bağlamak
​​​​​​
Kanal İstanbul da yerli oto da gündemden düşmeyecek gibi.
Kanal İstanbul’daCHP ile Ak Parti, yerel yönetim ile merkezi yönetim aynı fikirde değil.


Ülke de adeta ikiye bölünmüş durumda.
Tarafların argümanlarıbirbirinden o kadar ayrık ki kimi dinleseniz ona inanasınız geliyor.
Bir projenin yapılabilirliği ancak bu kadar iki uçta tartışılabilir. Bize özgü bir durum.
Projenin Başbakanlığı döneminden itibaren hamisi olan Cumhurbaşkanımızın muhalefeti kastederek "isteseniz de istemeseniz de Kanal İstanbul yapılacak" demesi umarım, iki uç noktada giden tartışmalarıdaha bir merkeze çeker ve projenin yapılamazlığınadeğil de yapılabilirliğine yöneltir.
Daha iyi, daha verimli bir proje haline nasıl getirilebilir, gibi!
Yerli otoda durum birazbuna benzer seyrediyor.

Proje esas itibariyle genel kabul görmüş gibi.
Eleştiriler, tasarımın yabancı kaynaklı olması, orijinal olmaması gibi yerlilik kavramıüzerine.
Devlet destekli bir proje olması, kamu kaynaklarının kullanılması da eleştiriler arasında.
Yoğun küresel bir rekabetin olduğu bir sektöre girerken yapılması gerekenler bellidir.
Küreselleşmenin hakimiyetinden sonra, teknolojik ürünlerin tasarım ve üretiminde yüzde yüz yerlilik imkânsız gibi bir şey. En azından başlangıçta.

Yerli malı tanımımızı bir gözden geçirsek mi acaba?
Tanıtımlar da zaten henüz bir tür prototip seviyesinde.
Bu itibarla, tasarımvs üzerine eleştiriler benim açımdan pek makul değil.
Buna karşılık, projelerin tanıtımı, yürütülmesi ve gelişimi gibi muhtelif safhalarında Cumhurbaşkanımızın ön planda olması, projelerinpropaganda malzemesi yapıldığı izlenimi veriyor.
Objektif eleştirinin önündeki en büyük engel de bu olsa gerek.
Kısa bir süre önce de kenevir gündeme gelmişti, hatırlarsınız.
Hammadde niteliği kazandıkça katma değer yaratan en önemli tarımsal ürün.
Üstelik hammadde olarak birçok sektöre hitap ediyor.
Ve de önemlisi, tartışmasız, yüzde yüz yerli.

Oksijen oranı açısından ağaçtan daha fazla katkı sağlıyor doğaya.
Sadece dört ayda yetişiyor, ağacın yetişme süresine göre çok kısa.
Tekstilde pamuğa karşıönemli bir alternatif, üretimi ilaçlama da gerektirmiyor.
Tohumu protein kaynağı, öyle ki Kristof Kolomb Atlas Okyanus aşırıseferlerinde tayfasını kenevir tohumu ile beslemiş.

Besicilikte yem olarak kullanıldığında hormon ve antibiyotik yüklü et tüketimi riski haliyle ortadan kalkıyor.
Yaprağındaki kannabidiol maddesi önemli birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilecek nitelikte.
İnşaat sektöründe, çok geniş yelpazedeki bir malzeme grubu içinönemli bir hammadde.
Maliyeti soyadan dahi ucuz. Şampuan, sabun üretilebiliyor. Kozmetik hammaddesi.
Plastik tabanlıürünler için önemli bir alternatif hammadde.
Üstelik hammadde olarak hangi alanda kullanılırsa kullanılsın doğaya zarar vermiyor, çünkü kendisi tamamen doğal.

Henry Ford ABD çelik endüstrisine bağımlılığını azaltmak için kaportası kenevir tabanlı kompozit malzemeden otomobil üretmiş. Bioyakıt olarak da kullanımınıöngörmüş.
Kâğıt üretiminde de kullanılabiliyor kenevir, stratejik bir hammadde.
Ağaç kaynaklı kâğıda göre daha dayanıklı ve geri dönüşüm sayısıdaha fazla.
Bu girişimlerin hepsiJohn D. Rockefeller, William Randolph Hearstve Dupont lobisi tarafından engellenmiş,Birleşik Devletler’de.
Şaşırdınız mı?

Doğal kenevire karşıpetrokimya ve ağaç tabanlı kâğıt karteli.
ABD ve İngiltere’de yasaklanan kenevir bilahare Birleşmiş Milletlerde tehlikeli ve yasadışı maddeler listesine eklenmiş ve yasak 40’lı yıllarda ABD tarafından Türkiye’ye de dayatılmış.
Şimdilerde ise gerekli düzenleme ve denetleme faaliyetleri kapsamında izinle üretimi mümkün.
Kenevire dönüş projesi, pek ses getirmese de Kanal İstanbul ve Yerli Oto projesi kadar önemli bir proje.
Kartellere kurban etmeyelim.
Umarım hepsi başarılı olur.
 
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum