DEMİRKIRAT İLE CHP
Reklam
Prof. Dr. Abdullah Kadir DABBAĞOĞLU

Prof. Dr. Abdullah Kadir DABBAĞOĞLU

"Münferid"

DEMİRKIRAT İLE CHP

17 Aralık 2020 - 19:36 - Güncelleme: 18 Aralık 2020 - 13:22

DEMİRKIRAT İLE CHP

Demirkırat belgeseli vardı.
Mehmet Ali Birand’ın 32. Gün haber programı bünyesinde yayınlanmıştı.
Hatırlarsınız.


Demokrat Parti (DP) tarihini anlatıyordu.
1950’de CHP’den iktidarı alan ilk muhafazakâr kitle partisi.
Demirkırat ise demokrasi/demokrat gibi kavramlarile henüz tanışmayan saf Anadolu insanının Demokrat Parti’ye telaffuz edebildiği şekliyle taktığı lakaptı.

Malum, yiğit Anadolu’da lakabıyla anılır.
Demokrat Parti 1960 darbesiyle iktidardan uzaklaştırıldı ve kapatıldı, üyeleri de siyasi faaliyetlerden menedildi, seçilme hakları ellerinden alındı.

Sebep – sonuç ilişkisi ayrı bir konu, belki bir gün ona da değiniriz.
Peki, Demokrat Partiye oy veren kitle nereye yöneldi?
Doğal olarak kendine hitap eden yeni partilere.
1960 sonrası kurulan partilere baktığımızda bu nitelikte muhtelif kitle partileri görüyoruz.

Adalet Partisi ve onun içinden türeyen Demokratik Parti. (AP)
Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP)
Anavatan Partisi (ANAP)
Doğruyol Partisi (DYP)
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)

Bu süreçte, kitle partisi niteliğinden ziyade ideolojisi ile öne çıkan partiler de kuruldu.
Muhafazakâr kitlenin mütedeyyin alt kırılımına hitap eden, Milli Nizam partisi adıyla kurulup, kapatma operasyonlarını müteakiben muhtelif isim değişikleriyle günümüze kadar gelen Saadet Partisi.
Muhafazakâr kitlenin milliyetçi alt kırılımına hitap eden, MHP.

CHP kanadında ise CHP’nin kapalı olduğu dönemlerde kendisini ikame eden Halkçı Parti  (HP) ve Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) var.

Seçim tarihimize şöyle bir baktığımızda karşımıza muhtelif kritik eşiklerin çıktığını görürüz.
Bu kritik eşikler sonrasında yapılan seçimlerin sonuçları kritik eşik etkisinin yönü açısından oldukça anlamlıdır.

Genel seçim tarihimizde ilk kritik eşik gizli oy açık tasnife geçiştir.

Öncesinde, 1946 seçimlerinde %87 oy alan bir CHP ile %12 oy alan DP var.
Müteakiben yapılan ilk üç genel seçimde:
1950’de sıralama tersine dönmüş; DP %54, CHP %40 olmuş.
1954’te DP %57, CHP %35.
1957’de ise DP %48, CHP %41.
Kritik eşik aşılınca denge CHP aleyhine değişmiş.

İkinci kritik eşik 1960 darbesi.

Müteakiben yapılan ilk dört genel seçimde:
1961 seçimlerinde CHP %37, DP’nin varisleri (AP %35, CKMP %14) %49 oy oranına ulaşmış.
1965 seçimlerinde sonuç AP %53, CHP %29.
1969 seçimlerinde sonuç AP %47, CHP %27.
1973 seçimlerinde AP içinden Demokratik Parti türeyince sonuç CHP %33, AP %30 olmuş.
DP ile birlikte bakılırsa %41.
İkinci kritik eşik de CHP’ye yaramamış.

Üçüncü Kritik Eşik 1980 darbesi.

Müteakiben yapılan ilk üç genel seçimde:
1983 seçimlerinde ANAP %45, HP %31, darbeci konseyin fiilen destek verdiği Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP) %23.
1987 seçimlerinde ANAP %36, DYP %19, SHP %25.
1991 seçimlerinde ise DYP %27, ANAP %24, CHP %20.
CHP, üçüncü kritik eşikten de varisleri HP ve SHP aracılığıyla yararlanamamış.
MDP olmasaydı %23 ANAP ve HP arasında nasıl dağılırdı, varın siz düşünün.

Dördüncü kritik eşik ise 2001 krizi ve Kemal Derviş’in gelişi.

Müteakiben yapılan ilk üç genel seçimde:
2002 seçimlerinde AK Parti %35, CHP %20
2007 seçimlerinde AK Parti %47, CHP %21
2011 seçimlerinde AK Parti %50, CHP %26
CHP, dördüncü kritik eşiği de aşamamış.

Beşinci ve son kritik eşik ise parlamenter sistemin terk edilişi.

Müteakiben yapılan ilk iki genel seçimde:
2015 Kasım seçimlerinde Ak Parti %50, CHP %25.
2018 Seçimlerinde Ak Parti %43, CHP %23.
Görüldüğü gibi CHP cihetinde beşinci kritik eşik sonrasında da değişen bir şey yok.
Zamanında “Demirkırat” diyen Anadolu insanına hitap eden kitle partileri ile CHP’nin oy dağılımlarının tarihsel gelişimi aşağıdaki grafikte mevcut.




Grafik gösteriyor ki  kritik eşik sonrası yapılan seçimlerde,
Demirkırat hep CHP’nin üzerinde seyretmiş. Bu durumu millete koyun diyerek açıklamak doğru olmaz.
Bu nasıl bir koyun sürüsüdür ki laneti  60 yıldır sürüyor.

CHP%40 sınırını son kez aştığı 1957’den sonra %30 sınırını sadece 1973’teaşmış.

Dünyada esen sol rüzgâr ve Ecevit ismi 1973 için önemli bir siyasi faktörlerdi. Oysa şimdi CHP’nin,
maalesef daha sağlığında kaybettiği,Ecevit gibi yeni bir lideri ortaya çıkarması pek mümkün görünmüyor.Üstelik rüzgâr da pek soldan esmiyorken.

CHP kritik eşiklerin hiçbirini başarılı bir şekilde aşamamış. Anlaşılan o ki kritik eşik geçiş süreç
yönetimi partide zayıf.
Covid19 salgınını altıncı kritik eşik olarak görüp erken seçim istemeden ve/veya ikinci yarıda bütçe yönetme umuduyla darbe beklentisi içine girmeden önce genel seçim tarihini okuyup analiz etmekte fayda var.
Okudum, analiz ettim diyorsanız, muhtemelen aynı fikirdeyizdir.

Evet!

CHP önce bir “sosyal demokrat sol parti” olmalıdır.
Güncelliği kalmayan eski sol, hatta komünist söylemlerle maalesef sosyal demokrat olunmuyor, sol bir parti hiç olunmuyor.

70’lerin başında “Ak günlere” derken Ecevit vardı. Şimdi bu slogan Ecevit olsa da dillendirilebilecek nitelikte değil.

Kitlesel oy hareketi için sosyal demokrasiye giden yolun sol şeridinde kalmak ve şerit ihlali yapmamak gerekiyor.

Aksi taktirde Demirkırat’ın ardından bakar, bakar durursun.
Ülkeye de çok şey kaybettirmeye devam edersin.
Çünkü sosyal demokrat sol partikimliği sadece CHP için tekbaşarı yolu değil ülkenin de çok önemli bir ihtiyacı.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Şükrü Bölükbaşı
    2 ay önce
    CHP nin 1950 yılına kadar iktidarda olması partiyi çok yıprattı. 2. Dünya savaşından Ülkemizi selametle geçirmesini sağladı.Ancak yokluk yılları halkımızı CHP ye karşı olumsuz tavır oluşturdu. CHP nin Laik, Halkçı ve Devletçi değerleri benimsemesi nedeniyle Muhafazakar kesime bu önemli değerleri anlatamadı, anlatamıyor. CHP nin yeniden bir yapılanmaya girerek kendisini yenilemesi halinde ve de karizmatik bir lider çıkartırsa ilk seçimlerde iktidar olur.