Kedinin kuyruğunu kovalaması
Pelin SİNGİN

Pelin SİNGİN

Kırmızı Rakun

Kedinin kuyruğunu kovalaması

05 Eylül 2018 - 00:28

 
Kedinin kuyruğunu kovalaması
 
Döviz, freni patlamış kamyon gibi, her virajda hız ala ala, devalüasyon kavşağına doğru ilerlerken; geçmiş günlerde Sayın Mehmet Şimşek’in Twitter hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşım gözüme ilişti.  “Orta vadeli bir perspektifle enflasyon/cari açık gibi sorunlar kökten çözülür. Yeni hükümet politika setini (para, maliye, makro-ihtiyati) daha da güçlendirip, ekonomide başlayan yeniden dengelenmeyi sürdürür, yapısal reformları önceliklendirir,  dış kaynakla yumuşak iniş mümkün”. Yumuşak iniş için gerekli unsurları açıklayan Şimşek’in belirttiği unsurların yerine getirilmemesi, sert inişin kaçınılmazlığını mı getirecek?
Türkiye’nin mevcut ekonomik durumda yumuşak bir iniş yapabilmesi öncelikle yurtdışı kaynaklı fon girişleri için ‘’güven ‘’ tesis etmesini gerektirir. Bu noktada yeni bir yatırım hikayesi yaratmak, yabancı yatırımcıyı, hatta yurtiçinde yerleşik olanları ikna edecek ekonomi vizyonu ve aksiyonlar üzerinden gitmek doğru olabilir.

Peki sert iniş ihtimali nedir?

Set iniş yani ‘hard landing ‘’ kavramı ekonomi literatüründe; hızla büyüyen bir ekonominin çok kısa sürede aniden durması hatta eksi büyümeye geçmesi anlamında kullanılıyor.
2009 yılı başında bu sorunu yaşayan Türkiye’nin ,üçüncü ve dördüncü çeyrekte  yine aynı sorunu yaşayacağı kanaatindeyim. .

Zira son yılların grafiğine bakıldığında zirveye   çıkan kredi faizleri ile TL borçlanma maliyetleri ve TL’deki sert değer kaybı bir yandan şirketlerin büyümesine engel olurken, diğer yandan tüketimi de durdurmakta.

Böyle bir ortamda kredi kalitesi düşük olan şirketlerin zorluk yaşayabileceği ihtimali yüksek. Bu da ekonomik durgunluğu daha da pekiştirebilir. Tahsilat sorunları baş gösterebilir, ödeme vadeleri uzar, işletme sermayesi ihtiyacı artar. 
Enflasyon rakamları ardından piyasalarda yeniden faiz artırımı konuşulmaya başlandı. Girilecek sarmalın  yaratacağı bir diğer ekonomik sorun ise stagflasyon yani  enflasyon ve  durgunluk olacaktır. Şirket borçlarının sorun olduğu bir dönemde yaşanacak stagflasyon tabloyu daha da sorunlu kılabilir.

Peki Yabancı ülkeler karşısında sürekli eriyen Türk Lirası ve dolayısıyla gümbür gümbür gelen devalüasyon , alım gücü düşen Ayşe hanım teyze , durmadan artış gösteren patates, soğan , yaz aylarında olmamıza rağmen şaşkınlık yaratan domates  fiyatları.!
Veya parası olup bu parayı daha da devleştiren babalar! Bir gecenin yarısında ,  20 dakika bozulan banka sistemleri , paraları yutan hesaplar ve enkazları  temizlemek zorunda kalacak halk!. Bak bak orada Rahip var diye halkı şaşkına çevirerek   , haydi cebindeki parayı getir milli ve dini  duygularını pekiştir diyen iktidar, üretimi bırakan çiftçiler, artan işsizlik, düşen tüketim.. ..

İthal edilen tarım ürünleri, şarbonlu etler ;  tarımda kullanılan  ithal tohum , gübre, mazot ve ilacın dövize bağlı olması…
Bir de üstüne üstlük seçimden yeni çıkan ülkede tekrar seçimin gündeme gelmesi, belirsizliği sevmeyen piyasalar ve dolayısıyla ekonomi açısından pek de iyi bir haber değil. Yakın gelecekteki belirsizlikler yeniden artmış vaziyette. 

 Kedinin kuyruğunu kovalaması devam edecek mi ? 
 
 
 



 

YORUMLAR

  • 0 Yorum