TÜRKİYE’nin YENİDEN YAPILANMASI GEREKİYOR
Mustafa  PAMUKOĞLU

Mustafa PAMUKOĞLU

Son Kale

TÜRKİYE’nin YENİDEN YAPILANMASI GEREKİYOR

21 Ocak 2018 - 23:52

TÜRKİYE’nin YENİDEN YAPILANMASI GEREKİYOR

2018-2019 yılları Türkiye için kritik yıllar. Giderek yalnızlaşan ülkemizde istikrarsız ve güven yaratmayan dış politika, tarafsızlığını ve inisiyatifini kaybetmiş kurumlar, iyice siyasileşen hukuk sistemi, borçla ve tüketimle ayakta kalan bir ekonomi, iyiden iyiye saplantı haline getirilmiş beyinler, iktidarı denetleyecek parti ve kurumların güçsüzlüğü, güvenilir ve vizyoner lider eksikliği, ülkemizi parçalamak veya güçsüzleştirmek veya denetim altına almak isteyen başta ABD olmak üzere batılı ülkelerin dünyayı da felâkete götürecek uygulamaları ve hepsinden daha önemlisi uykuda olan , televizyonlara ve akıllı telefonlara esir olmuş bizler.

BORCA BATIK EKONOMİ

Ülke ve ülke ekonomisinde yer alan tüm unsurlar olarak borca batmış durumdayız. Tüm ekonomik faaliyetler borçla yürütülüyor. Şirketler ve bireyler borcu borçla ödeyerek ayakta kalıyor. Yabancının parasını kazanacağımız yerde ona faiz ödüyoruz. Gelecek nesillerin haklarını yabancılara ipotek etmiş durumdayız.

KUMARHANEYE DÖNMÜŞ PİYASALAR

Borsadan tutun tüm piyasalar kumarhaneye dönmüş. Herkes reel ekonomiden uzaklaşmış, paradan para kazanma peşinde. Üretim ve emek yerine spekülasyon kazançları öne çıkmış. Para büyücüleri ortalığa saçılmış.

YAŞANMAZ KENTLER

Başta İstanbul olmak üzere kentler yaşanmaz hale gelmiş durumda.Ne estetik ne doğa sevgisi ne de teknik yeterliliğe sahip kentler yaratmışız.

Anadolu’yu boşaltıp İstanbul’a her şeyi getirmişiz.İstanbul’u işgal eden Türkiye’yi de işgal etmiş hale gelmişiz .Bir depremle Türkiye ekonomisinin felç olacağını düşünmeden betonlarla İstanbul’u mezarlık haline getirmişiz.

Bölgesel yatırım ve yaşam alanlarını dengeli ve adil düzenlememişiz.

PLANSIZ EKONOMİ

Kalkınma planlarını unutmuşuz. Kısa vadeli program ve projelerle ekonomiyi yürütüyoruz. Teşvikler kapanın elinde kalıyor. Sanayi envanteri yok. Kamunun düzenleyici ve liderlik yapıcı rolü piyasaların vicdanına bırakılmış.Pazar ekonomisinin suyunu çıkarmışız. Serbest piyasa ekonomisini herkes istediğini yapar, güçlü güçsüzü ezer, olarak anlamışız.

Devlet olanaklarından belli kesimler yararlandırılarak milli olmayan görgüsüz bir burjuva sınıfı yaratmış durumdayız.

TARİKATLAR CEMAATLER ÜLKESİ

Yüksek düzeyde ve ilmi din eğitimler veren, felsefenin, matematiğin öğretildiği yerler olacağı yerde birer güç ve ekonomi birimleri haline gelen cemaat ve tarikatlar ülkesi olduk.

Siyaseti etkileyen, yabancıların emellerine hizmet eden bu cemaat ve tarikatlar ülkemizin geleceğini karartacak karanlık yuvalar.

Burada samimi olarak ibadetlerin ve sohbetlerin yapıldığı, ekonomik dayanışmaya dayanmayan özel buluşmaları hariç tutuyoruz. Hedefleri belli olan ve bunu gerçekleştirmek için insanları aldatan ve kullanan tarikatlar ve cemaatleri kastediyoruz.

UYANMAK VE ÇÖZÜM ÜRETMEK

* Önümüzdeki seçimde ülkesini seven, güvenilir, donanımlı, halkın dilinden anlayacak, dava adamı, dinamik, uluslararası çevrelerde saygınlık yaratacak birini Cumhurbaşkanı seçmek.

* Bütün partilerde sağduyu sahibi güvenilir insanların pozisyon alarak liderlerini güç zehirlemesinden kurtarması ve onun yanlışlarını ortaya koyması gerekiyor.

* Zenginlik getireceği düşünülerek Meclise çok partinin girmesini sağlamak.

* Gençlerin sosyal medyadaki yeteneklerini politik alanlara taşımaları ve biz de varız demeleri şart.

* Emekçilerin ne kadar güçlü olduklarını hatırlamaları ve dirençlerini göstermeleri.

* Günümüz fütursuzca harcama zamanı değil; tasarruf etme ve tutumlu olma zamanı.

* Medya’nın artık kendine çeki düzen vermesi ve takım taraftarı değil ülke taraftarı olması gerekiyor.

* Yargıçların, savcıların, hukukçuların başkalarının sözünü değil annelerinin nasihatlerini dinleyerek vicdanla terazilerini tartmaları zamanı. Çünkü anneleri ve babaları bin bir zorlukla ve asil gayelerle onları okuttu ve insan sevgisi ile vicdanla işlerini yapmalarını öğütledi.

Ülkemizin artık huzur ve değişik bir yönetim iklimine girmeye ihtiyacı var. Çok yorulduk. Çok yıprandık. Artık farklılığa, yeniliğe, değişikliğe ihtiyacımız var. Aynı kişileri görmek ,duymak ve onların yanlışlıklarını saymaktan bıktık artık. Yani yetti artık...

YORUMLAR

  • 0 Yorum