Türkiye ekonomisinin 2019 durumu ve 2020 beklentileri - 3
Mustafa  PAMUKOĞLU

Mustafa PAMUKOĞLU

Son Kale

Türkiye ekonomisinin 2019 durumu ve 2020 beklentileri - 3

10 Ocak 2020 - 17:46

Türkiye ekonomisinin 2019 durumu ve 2020 beklentileri - 3

2019 Türkiye ekonomisini analiz etmeyi bitirip 2020 beklentileri ve tahminlerimize geçmeden İran-ABD gerginliği ve dünyada hararetin artması ile 2020 beklentilerin oldukça değişeceğini söyleyebiliriz. Altın rekorlar kırıyor. Petrol fiyatları artıyor. 2020’ye geçmeden önce 2019 yılının analizine devam edelim.

ÖNE ÇIKAN OLAYLAR

Bu yıla damga vuran en önemli olayların başında temel kalemlere yapılan büyük zamlar geliyor. Elektriğe zam üstüne zam geldi. Yılbaşından itibaren yapılan zam oranı yüzde 32.1 oldu. Bu zamlara rağmen borç içinde boğulan enerji şirketlerini kurtarmaya çalıştı.

Doğalgazda 2019 içinde yüzde32 gibi büyük zam yapıldı.

Tarım ürünlerinde büyük fiyat artışlar yaşandı. Bu nedenle tanzim satışlar başladı. Ancak bu tanzim satışlar ilaç olmadı, büyük zarar yarattı ve bu uygulamadan vazgeçildi. Tarım ithalata bağımlı hale getirildi. Dünyayı doyurabilecek potansiyele sahip Türkiye 2019 Ekim ayına kadar yaklaşık 8 milyon ton buğday ithal etti. Bu bir rekordu. Üretici desteklenmedi ve tarım sektörü ciddi sıkıntılara girdi.

Merkez Bankası başkanı Murat Çetinkaya, Cumhurbaşkanını dinlemediği için görevden alındı. Yerine atanan Murat Uysal 6 Temmuz tarihinden sonra ilk Para Politikası Kurulu’nda faizi 425 baz indirdi. Eylül ayında 325 baz, Ekim toplantısında 250 baz faiz indirimine gidild. 2019’da yapılan toplam faiz indirimi 1200 baz oldu. Politika faiz oranı yüzde 14 oldu.

Bu faiz indirimleri ekonomide beklenen canlılığı yaratmadı. Devlet bankaları dışında özel bankalar beklenen faiz indirimlerini yapmadı. Reel sektör bu faiz indirimlerine sevindiler ve ama sevinçleri kısa sürdü. Yeni kredi alma, eski kredi borçlarını yapılandırma, limitleri kullanma hususlarında bankalar alacaklılarına beklenen kolaylıkları sağlamadılar.

DÖVİZ MIZRAĞI ÇUVALDA

2019 yılında başta dolar olmak üzere döviz kurlarında artış olmaması için devlet, mızrak haline gelen dövizi çuvala soktu. Nasıl mı?

1- Kamu bankaları milyarlarca dolar sattı.

2- Yoğun bir ay vadeli swap işlemleri yapıldı. Ekim itibariyle 13.8 milyar dolar swap işlemi yapıldı.

3- Merkez Bankası döviz piyasasında aktif rol oynadı. Bu da döviz rezervlerinin azalmasına neden oldu.

Bütün bu ataklar “arka kapı” işlemleri idi.

Ancak 2019 yılında döviz kurları hem düşmedi hem de döviz mevduatlarında kıpırdama olmadı.

Faiz indirimlerine rağmen beklenen dolardaki yükselişin gerçekleşmemesinin de en önemli sebepleri bu arka kapı yöntemleri ve kimsenin ekonomiye ve yönetenlere güvenmeyerek döviz pozisyonunu bozmaması (dolarizasyon) idi.

ÜLKEMİZİ ETKİLEYEN KÜRESEL GELİŞMELER

ABD-Çin ticaret savaşları ülkemizi etkileyecek olaylardan biri idi. 1 Ağustos’ta ABD Çin ürünlerine yüzde 10 ek vergi koydu. Bunun üzerine 23 Ağustos’ta Çin Amerikan ürünlerine yüzde 5 ek vergi koydu. Neyse ki 13 Aralık’ta ABD-Çin ticaret savaşını sonlandıracak bir ön anlaşma yapıldı ve çoğu ülke rahat bir nefes aldı.

Arjantin’de ekonomik kriz daha da derinleşti. Kambiyo kontrolleri sıkılaştırıldı.

Dünyanın dördüncü büyük ekonomisi 2019 üçüncü çeyreğinde önceki çeyreğe göre yüzde 0.2 daraldı. Bu Almanya için önemli bir durumdu.2015 yılından itibaren ilk kez Almanya ekonomisi küçüldü .Bu ihracatımızda Almanya’nın birinci sırayı alması nedeniyle bizi oldukça kaygılandırmış durumda.

Ortadoğu’da yaşanan savaş halleri kırılgan ekonomimizde ülke riskini artıran en önemli gelişmelerden biri olarak öne çıktı.

Bütün bu gelişmeler sonucunda Dünya Bankası 2019 Türkiye’nin büyüme oranını yüzde 2.6’dan yüzde 2.4’e düşürdü.

Devam edeceğiz...

YORUMLAR

  • 0 Yorum