Salgın hastalıklar tarihin akışını değiştiriyor
Mustafa  PAMUKOĞLU

Mustafa PAMUKOĞLU

Son Kale

Salgın hastalıklar tarihin akışını değiştiriyor

16 Mart 2020 - 18:39

Salgın hastalıklar tarihin akışını değiştiriyor
 

Koronavirüsü dünyayı teslim almış durumda. Sekiz milyar insanı tir tir titretiyor. İnsanlar şaşkın.

Dünya tarihinde salgın hastalıkların nasıl bir yıkıma yol açtığını büyük ihtimalle çoğumuz incelememiştir.
 

TARİHTEKİ SALGIN HASTALIKLAR

Salgın hastalıklar büyük kayıplar yanında tarihin akışını da değiştirmiştir. Bazı önemli salgın hastalıkları nelere yol açtığını kısaca hatırlatalım.

M.Ö. 396 yılında Kartacalılar Sirakuza’yı kuşatmışlar, ancak orduda çıkan veba salgını yüzünden geri çekilmek zorunda kalmışlardı. Bu veba salgını Kartacalılar’ın Sicilya’daki askeri varlığını da yok etti. Eğer veba salgını çıkmasaydı Roma İmparatorluğunun yerini Kartaca İmparatorluğu alabilirdi.

Haçlı ordularının Filistin’de tutunamamalarının en önemli nedenlerinden biri, yaygınlaşmış bulaşıcı hastalıklardı. Almanya İmparatoru II. Frederick 1227 yılında Haçlı ordularına destek amacıyla ordusunu Brindisi’den gemilere bindirmiş, fakat daha sonra dizanteri salgını nedeniyle geri dönmek zorunda kalmıştı.

İspanyollar Amerika kıtasını keşfettiklerinde beraberlerinde götürdükleri griple yerli halkı çökertmeyi başarmışlardı. Çünkü yerli halkın gribe karşı bağışıklıkları yoktu.

Napolean Bonaparte (1769-1821) da Doğu Seferi sırasında tifüs ve dizanteri salgını dondurucu soğuktan daha etkili olmuştu.

1861-65 yılları arasındaki Amerika İç Savaşı’nda yalnızca kuzey ordusunun askerlerinin 220 bini, tifo, dizanteri ve tüberküloz gibi hastalıklardan ölmüştür.

1854-56 yılları arasında yapılan Kırım Savaşı’nda da Fransız askerlerinin 20 binini çatışmalarda, 50 binini ise çeşitli hastalıklardan ölmüştü.

1915’te Çanakkale Savaşları’nın en şiddetli ve kritik döneminde Osmanlı ordusu, müttefiklerinden gerekli asker ve mühimmat desteğini alamamıştı. Çünkü destek kuvvetler salgın hastalığın yoğun olduğu Sırbistan’dan geçmekten korkmuşlardı.

Kurtuluş Savaşı^’nda elimizde neredeyse katır bırakmayan sığır vebası yaşanılan en büyük zorlukların başında geliyordu.

1348-1351 yılları arasında kıta Avrupası’nda ortaya çıkan ve Kara Ölüm adıyla anılan ünlü veba salgını da milyonlarca kişinin ölümüne neden oldu. O kadar ki bu veba salgını Avrupa’nın ekonomik, sosyal ve demografik yapısını önemli ölçüde değiştirdi.

1918 yılında baş gösteren ve Birinci Dünya Savaşı’nın yarattığı olumsuz koşulların da etkisiyle kısa sürede bütün dünyaya yayılan İspanyol Gribi’nin 50 bin kişinin ölümüne yol açtığı tahmin ediliyor.

KORONAVİRÜS DE CİDDİ BİR TEHLİKE

Nereden nasıl ne şekilde birden bire çıktığı anlaşılamayan ve Çin’den dünyaya yayılan koronavirüs tarihteki İspanyol Gribi ve veba salgınına benziyor. Yapay mı, doğal mı belli değil.

Yol açtığı kayıplardan ziyade yarattığı ekonomik, sosyal, demografik etkisi yıkıcı.

PİYASA EKONOMİSİNE DARBE

Koronavirüs tüketime dayalı piyasa ekonomilerine ilaç, tıbbi malzemeler, gıda ve temizlik maddeleri sektörleri dışında olumsuz etkisi çok fazla.

Seyahatlerdeki kısıtlama nedeniyle turizm ve ticari sektörde durgunluk başladı.

Korunma önlemleri insani ilişkilere ve sosyal faaliyetlere sınırlama getirdi.

Kültür ve sanat faaliyetleri korkular nedeniyle etkileniyor.

Tek iyi tarafı temizliğin, hijyenin hepimiz için ne kadar önemli olduğunu hatırlattı. Dinler bile bu kadar etkili olamıyor.

KAPİTALİZM ACABA?

Koronavirüsü acaba vahşi kapitalizmi sosyalleştirir mi? Bir virüsün nükleer bomba kadar etkili olabileceğini gözleri kör, kulakları sağır doğa ve insan yıkımından kaçınmayan küresel egemenlere gösterip hizaya getirir mi?

Hiç sanmıyoruz. Bu da gelir geçer. İlaç, tıbbi malzeme ve gıda sanayi kazanır. Bir süre sonra unutulur gider ve tarihteki yerini alır. Birbirimizi yemeye ve doğayı katletmeye devam ederiz.



YORUMLAR

  • 0 Yorum