Kaderci toplumlar eğitime önem vermiyor
Reklam
Mustafa  PAMUKOĞLU

Mustafa PAMUKOĞLU

Son Kale

Kaderci toplumlar eğitime önem vermiyor

10 Şubat 2020 - 16:00

Kaderci toplumlar eğitime önem vermiyor

Özellikle ülkemiz dahil tüm Müslüman olan ülkelerde diğer dinlere nazaran alın yazısına, mutlak kadere inanılır. Başımıza gelen her şeyin, ister belanın, ister afetin, ister iyiliklerin aslında kaderimizde yazılı olduğundan gerçekleştiği bize öğretilmiştir.

Depreme dayanaklı çağdaş konutlar yapmayız; deprem olur ve bir sürü can kaybı yaşanır. Buna Allah’ın imtihanı deriz.

Çığ nedir, bilmeyiz. Çığın tetiklenmesine sebep olan olaylardan bihaberiz. Allah’a sığınıp çığ tehlikelerini hiçe sayarak yollara düşeriz.

Yangın çıkar, dar yollara itfaiye araçları giremez. Can ve mal kaybı verilir. Kurtulanlar için Allah’a şükür ederiz.

Ulaşımda meteoroloji bilgisi çok önemlidir. Ama ne gemi ne uçak ve ne karayolu taşıma araçları kaptanları yeterli meteoroloji bilgisine sahip değildir.

Biz vatandaşların coğrafya bilgisi hemen hemen yoktur. Çığ nedir, diye on kişiye sorsak dokuzu doğru dürüst cevap veremez. Meteoroloji bilgimiz cep telefonuna bakmaktan ibarettir. Uçakta kabin görevlilerin uyarılarını dikkatle dinlemeyiz. Güvenlik kartlarını hiçbirimiz ciddi biçimde incelememişizdir. İlaç prospektüslerini ciddi biçimde okuyanımız çok azdır. İlk yardım nedir, hiçbirimiz bunun eğitimini almayı önemli görmez. Ama kaza olunca deliler gibi yardıma koşar; hepimiz işin ucundan tutmak isteriz. Ama bilimsel olmayan her yöntemi deneyerek... Yardımsever kalbimiz bilimsel düşünmemizin önüne geçer.

ALLAH RAHMET EYLESİN

En çok sevdiğimiz ve kullandığımız cümle “Allah rahmet eylesin, nurlar içinde yatsın. Yakınlarına sabırlar versin” cümlesidir.

Kazalardan ve belalardan kurtulanlar için şükür ederiz.

Ucuz kurtulduk, cümlesi de çok söylediğimiz cümlelerden biridir. Kaza ve belaların oluş nedenlerinden ziyade ucuz kurtulmayla övünürüz.

KAZALAR VE BELALAR

Siz çarpık kentleşme olgusuna meydan verirseniz, kalitesiz bina yaparsanız, gerekli önlemleri almazsanız deprem büyük doğal felakete dönüşür. Bunu imtihan sayamazsınız.

Yangın merdiveni olmayan binalardaki yangınlar ciddi can ve mal kaybına yol açtığında veya itfaiye araçları sokağa giremediğinde hiçbir mazeret geçerli değildir.

Çığ tehlikesinin olduğu bölgelere, dağ eteklerine yerleşim merkezleri kurarsanız çığ felaketlerini Allah’ın işi deyip sıyrılamazsınız.

Yeni yağmur yağmış yolda iki yüz kilometre hızla giderseniz ve kaza yaparsanız eceli gelmişti; ne yapsa idi başına o kaza gelecekti; diyemezsiniz.

Sağlıklı yaşamazsanız, sağlık kontrollerine önem vermezseniz her türlü hastalık sizin için olasıdır.

Ezcümle, Allah’a sığınarak her işimizi bilim ve akıl dışı yaparak doğan sonuçları alın yazısı diye kabullenemezsiniz.

ALLAH BİZE AKIL BAHŞETMİŞ

Allah, insanlara en büyük serveti bahşetmiş. O da akıl ve vicdan duygusu. Bu ikisinden yararlanmazsanız Allah ne yapsın!

Allah, gelişmiş toplumlardaki insanların kaderini başka, gelişmemiş toplum bireylerinin kaderini başka niye belirlesin? Japonya’da kazalara ve belalara karşı alınan önlemleri Allah’ın verdiği aklı iyi kullanan Japonlar alıyor. Başkası değil.

EĞİTİM VE KÜLTÜR DEVRİMİ

Ülke olarak Atatürk’ün bize emanet ettiği Çağdaş Uygarlık Projesini başarmak ve ilerletmek için eğitimde devrim yapmalıyız. İnançlara ve hurafelere dayanan eğitim yerine sorgulayan, araştıran, aklını kullanan nesiller yetiştirmeliyiz.

Bu devrimleri yapmazsak ne ülkemizi koruyabilir ne de çağdaş bir toplum olabiliriz.

Allah ve dinle aldatanların kölesi ve evliyalar ve tarikatlar toplumu olmaya devam ederiz.

Allah korusun!

YORUMLAR

  • 0 Yorum