İş Bankası'ndaki Atatürk'ün hisseleri...
Mustafa  PAMUKOĞLU

Mustafa PAMUKOĞLU

Son Kale

İş Bankası'ndaki Atatürk'ün hisseleri kamulaştırılamaz

18 Mayıs 2020 - 16:47

İş Bankası’ndaki Atatürk’ün hisseleri kamulaştırılamaz
 

İktidar yıllardır Türkiye İş Bankası’ndaki Atatürk’ün kendi gelirleri ile ortak olduğu vasiyet yoluyla kurucusu olduğu partiye ve temettü gelirlerini (kar payları) Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu’na bağışladığı hisselere göz koymuş durumda.

Oysa bu hisselerin CHP açısından hiçbir ekonomik bir değeri yok. Bu hisseler CHP tarafından seçilmiş dört yönetim kurulu üyesi tarafından temsil edilmektedir. Yönetim Kurulu 11 kişi olup CHP’yi temsil eden üyelerin alınacak kararlarda görüş alışverişte bulunma etkisinden başka hiçbir etkisi yoktur.

İş Bankası’ndan CHP’nin işaret ettiği kişi ve kurumlara kredi dağıtarak pozitif ayrımcılık yapmak gibi yararlanmalar da söz konusu değildir.

Ve İş Bankası halka açık bir şirket olarak yüzlerce ortağı vardır.

Bütün bunlara rağmen Atatürk’ün hisselerine neden devlet el koymak istiyor? Neden CHP’nin kayyum pozisyonundan rahatsız olup Atatürk’ün varlığını kamu varlığı haline getirmek istiyor?

Bu sorunun tek ve net cevabı var: Önce İş Bankası’ndaki hisseleri Türkiye Varlık Fonu aktifi haline getirmek. Sonra da bu hisseleri ekonomik değere dönüştürmek. Çünkü İş Bankası Türkiye ekonomisine çok büyük katkı yapan bir banka.

BANKANIN KURULUŞU

İş Bankası web sayfasından aynen aktardığımız kuruluş öyküsü şöyle: “Cumhuriyet döneminin ilk ulusal bankası olan İş Bankası, Atatürk'ün direktifleriyle İzmir Birinci İktisat Kongresi'nde alınan kararlar doğrultusunda 26 Ağustos 1924 tarihinde kuruldu. İş Bankası ilk Genel Müdürü Celal Bayar'ın liderliğinde iki şube ve 37 personel ile hizmete başladı. Nominal sermayesi bir milyon TL'ydi. Bu sermayenin fiilen ödenen 250 bin TL'lik bölümü ise bizzat Atatürk tarafından karşılanmıştı. 

İlk kurucular, hissedarlar...

Bankamızın inşasının temel harcı niteliğinde olan 250 bin lirayı Atatürk koymuştu ama mütevazı bir bankanın kurulması için bile bu para yeterli değildi. Para bulmak için neler yapıldığını Celal Bayar şöyle anlatıyor:

"Sermaye bir milyondu. 250 bin lira hazırdı. O nispeten fazla para, dışardan on para yok. Müessis hissesi, bir hisse 1000 liraydı. Müessisler bulacağız ve meclis - i idareyi kuracağız. Hiç kimse yanaşmıyor. Diyorlar ki 'Ne kadar böyle bir işe girdiysek, hiçbirinin neticesi çıkmadı, bu da onların devamı'... Ecnebi bankalar nezdinde, Banque d'Athens var, İtalyanların bankaları var, Fransızların bankaları var. Onlar bizim Türklere, hatır için, Kızılay'a 1000 lira teberruda bulunur gibi, müessis hisselerini verdiler. Ben de şahsımı kullanarak, hatta Atatürk'ün nüfuzunu kullanarak 1000'er lirayı böyle topladım." (İş Dergisi, Sayı 240, Ekim 1986, s. 4).”

Görüldüğü gibi Atatürk’ün kuruluşta verdiği 250 bin lira sermaye bugün ki defter değeri 1.2 milyon TL’ye çıkmıştır.

MALİ GÜCÜ

2019 sonu itibarıyla banka 468 milyar TL aktif büyüklüğe sahip. Türk bankacılık sektörünün toplam aktif büyüklüğü 4.2 trilyon TL içinde bankanın nispi payı yüzde 11’dir.

Aralık 2019 itibarıyla finans, cam, telekomünikasyon ile sanayi ve hizmet ana gruplarında faaliyet gösteren 24 şirkette doğrudan ortaklığı bulunurken, doğrudan ve dolaylı olarak kontrol ettiği şirket sayısı 111’dir.​​

Türkiye ekonomisine verdiği kredi katkısı 270 milyar TL nakit kredi ve 93 milyar TL de gayrinakdi kredi olmak üzere toplam 363 milyar TL’dir. 296 milyar TL mevduat toplamıştır. Özvarlığı ise 58 milyar TL’dir.

Öz varlık değeri üzerinden Atatürk’ün hisselerinin değeri yaklaşık 16.2 milyar TL’dir.

2019 yılında net kar 6.1 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.

Görüldüğü gibi bankanın gücü Atatürk’ün hisselerine iştahı kabartmaktadır.

KAMULAŞTIRMA NEDEN YAPILAMAZ?

Kamulaştırma yapabilmek için temel olarak “kamu yararı” gözetilmelidir.

Kamu yararı teorisine göre kamu yararı kamu hizmetine sunulacak bir varlığın tamamıyla topluma bir fayda sunması, bir israfı önlemesi ve kaynakların rasyonel kullanımını sağlaması olarak tanımlanır.

Atatürk’ün hisselerini sadece temsil eden CHP’ye bir kazanç veya dolaylı da olsa fayda sağlamıyor. Karlar kamu yararı sağlayan kurumlara gidiyor. Üstelik bu hisseler ekonomik değerinden ziyade Atatürk’ün milli ekonomi uygulamalarını bize hatırlatan bir manevi değere sahip

Siz şimdi bu hisselere el koyarsanız hem Atatürk’ün hem Celal Bayar’ın kemiklerini sızlatırsınız.

Olacağı söyleyelim: TVF’na devredilecek hisseler ya teminat olarak dış borç kullanımında telef edilir, ya da daha sonra özelleştirilerek Katarlı veya başka bir dostumuzun özel varlığı haline gelir. Ve bir bakarsanız İş Bankası elden uçmuş!

YORUMLAR

  • 0 Yorum