İKİNCİ DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA DOLARIN YÜKSELİŞİ
Mustafa  PAMUKOĞLU

Mustafa PAMUKOĞLU

Son Kale

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA DOLARIN YÜKSELİŞİ

24 Nisan 2020 - 14:58

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA DOLARIN YÜKSELİŞİ
 
İkinci dünya savaşının sonuna yaklaşırken hangi ülkelerin galip geleceği az çok belli idi. Savaşın sonunda yurttaşlarının fazla yoksulluk çekmediği ABD mutlak galipti.

Avrupa galipti ancak harap olmuştu.İşte savaşın yarattığı yıkımın telafisi dönemi olan 1945-1970 döneminde Keynesçi politikalar uygulanacaktı. ABD bu dönemde tam istihdamı sağlamıştı. Avrupa’nın yeniden inşası için ekonomisi çökmüş ülkelere yardım yapılması gerektiğine kani olmuştu. Bu nedenle ABD Marshall yardımlarını devreye soktu. Bu Keynes’in fikri idi. Harap olmuş Avrupa’ya yardım ABD’nin ihracatına katkı yapacaktı.Gerçekten de bu yardımlar işe yaradı ve Batı Avrupa bu dönemde 1950 öncesi zenginliğine döndü

ABD’NİN YÜKSELİŞİ
Savaştan hemen sonra en büyük altın rezervlerine sahip ABD savaş sonrasında dünya ekonomik düzeni ile ilgili hazırlıklar yapıyordu.
Çünkü 1929 ekonomik buhranda uygulanan korumacılıktan bunalan ülkeler ve kesimler serbest ticaret için bastırıyordu.
İşte bu tartışmalar ve arayışlar üzerine yeni para sistemlerini değerlendirmek için Bretton Woods konferansı yapıldı. Bu konferansta Birleşik Krallığı Keynes, ABD’yi Harry White temsil ediyordu. Diğer müttefik ülkelerin rolü önemsizdi.

KEYNES’İN ÖNERİLERİ
Keynes bu konferansta şu önerileri yaptı:
1-Tüm dünyada geçerli olacak bir para birimi yaratalım
2-Ticaret yapan tüm ülkelerin ticaret fazlalarını yatırılacağı bir bankacılık kurumu kuralım.
3-Bu bankada toplanacak paraları ticaret açığı veren ülkelere kredi olarak verelim.
Keynes bu önerileri yaparken geçmiş uygulamaların tekrar edeceğinden endişe ederekşu varsayımları yapıyordu:
1-Ticaret açığı veren ülkeler bu açığı kapatmak için ithalatı ve bunun için de ülke içi talebi azaltırlar.
2-İhracatı artırmak için de fiyatları düşürürler.

KEYNES’İN ÖNERİLERİ KABUL EDİLMEDİ
Keynes bu önerileri yapmıştı ama şunu ihmal etmişti. O dönemde ticaret fazlası veren tek ülke ABD idi.
ABD’nin ticaret fazlasını ticaret açığı veren ülkelere aktarılmasına boyunduruk altına gitmemek için razı olamazdı.
Bu nedenle Keynes’in önerileri kabul edilmedi.
Altın standardından vazgeçildi ve 1 dolar takas standardı getirildi Yani doların değeri altına çıpalandı. ABD 1.Dünya Savaşı sırasında İngiltere Bankası’nın yaptığı gibi onsu 35 dolar olarak belirledi.
Böylece sabit kurlara dayalı bir sistem getirilmiş oluyordu.Dolar da rezerv para birimi kabul edildi.
 
IMF’İN KURULUŞU
Bu sistemin kabulü iyiydi de kim bunu denetleyecekti. Bunu sağlamak için Uluslararası Para Fonu (International MonetaryFund)kuruldu.
IMF ödemeler dengesinde zorluk yaşayan ülkelere kredi açacaktı. Ama şu şartlarla bu gerçekleşecekti.
Ülkeler bütçe açıkları için ya deflasyona gidecekler eğer uç noktalara varılırsa devalüasyon yapacaklardı.
Artık dönem IMF’li dönemdi.

SABİT KUR SİSTEMİ
Doların değişim standardına bağlı sabit kur yapısı sermaye hareketlerine kısıtlama getirdi.
Keynes bundan memnundu. Çünkü bu korumacılık hem tam istihdamı hem de sermaye açığı yönünden oldukça yoksul hale gelen Britanya’ya bu açıdan da yarar sağlayacaktı. Nitekim öyle de oldu.
Bu kısıtlamalar ülkelerin kendi paraları üzerinde hâkimiyet kurma ve denetleme olanağı verdi. Aynı zamanda bütçe açıkları ve kamu borçlanması konusunda hükümetlerin elini güçlendiriyordu.
Gerçi sabit kur enflasyonu çözememişti ve sorun olarak ortada duruyordu. Ama bu sorun ülke içinde mücadele edilmesi haline gelen bir sorun olarak çok önemli görülmedi.
Ezcümle, devletlerekonomideki değişimlere göre pozisyon alabiliyor ve dur-kalk politikaları ile ekonomiyi idare ediyorlardı.

DÖNÜŞÜM YILI
Acaba bu böyle ne kadar sürecekti? İşte bu soru 1963 ile başlayan yıllarda yanıt bulacaktı.
ABD savaş sonrasında tam istihdamı sağlamış gayet güçlü bir büyüme dönemi geçiriyordu. Ta ki John Kennedy ve onun ölümü sonrası(22 Kasım 1963)  başkan seçilen LyndonB.Johnson dönemine kadar.
Johnson’un başkanlığı ile ABD resesyon dönemini yaşayacak ve bunun getirdiği gelişmeler para sisteminde ve ekonomik politikalarda değişikliklere gidilmesine yol açacaktı.
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum