Hazırlık yapmayan bir deprem ülkesiyiz
Reklam
Mustafa  PAMUKOĞLU

Mustafa PAMUKOĞLU

Son Kale

Hazırlık yapmayan bir deprem ülkesiyiz

30 Ocak 2020 - 21:33

 Hazırlık yapmayan bir deprem ülkesiyiz

Yine acılar içindeyiz. Elazığ depremi ile bir deprem ülkesi olduğumuz halde yeterli hazırlık yapmadığımız, tedbir almadığımız, inşaat sektörümüzü ve kentleşmemizi ona göre planlayıp yapılandırmadığımızı yeniden acı çekerek görüyoruz.

Türkiye toprakları, yüzde 98’i aktif ve çeşitli deprem kuşakları üzerinde yer alıyor. Son günlerde ülkemiz beşik gibi sallanıyor.

Deprem ülkesi olduğumuzu unutup betonlaşarak kentleşme ve başı bozuk inşaat sektöründe ısrar ediyoruz.

Doğa bizi zaman zaman uyarıyor; tedbirinizi alın, hazırlık yapın, diye. Ama biz bu uyarılara kulak asmayıp doğayı kızdırırcasına yapılaşmaya gidiyor ve kendimizi doğa hareketlerine hazırlamıyoruz. Vereceği zararları umursamıyoruz.

MARMARA DEPREMİNİ HATIRLAYALIM

Depremler hem insan kayıpları hem de yarattığı ekonomik ve sosyal maliyete sebep oluyor. 1999 Marmara Depremini hatırlayalım: Resmî raporlara göre 17 bin 480 ölüm, 23 bin 781 yaralanma oldu. 505 kişi sakat kaldı. 285 bin 211 ev, 42 bin 902 iş yeri hasar gördü. Resmî olmayan bilgilere göre ise yaklaşık 50 bin ölü, ağır-hafif 100 bine yakın yaralı olmuştur. Ayrıca 133 bin 683 çöken bina ile yaklaşık 600 bin kişi evsiz kalmıştır. Yaklaşık 16 milyon insan, depremden değişik düzeylerde etkilenmiştir.

DEPREM RİSKLERİ

Deprem risklerinden belli başlı olanlar şöyle belirtiliyor.

1-Binaların tasarım, malzeme, inşaat ve kullanım açısından yetersizliğine bağlı riskler.

2-Hayati riskler.

3-Yapısal olmayan durumlara bağlı riskler. (Eşyaların yanlış yerleşimi gibi)

4-Deprem sonucu oluşan yangınlar.

5-İlk müdahalenin yetersizliğine bağlı riskler olarak sıralanabilir.

DEPREM SONRASI TEDBİRLER

En önemli şey deprem öncesi depreme hazırlık yapmaktır. Uzmanlar yıllardır bu konuda uyarılar ve yüzlerce çalışma yapıyorlar.

Deprem sonrasında da neler yapılması gerektiğinin hep akılda tutulması can ve mal kayıplarının artmasını engelleyebilir.

Uzmanlar bazı önemli önerilerde bulunuyor:

Su ve Yiyecek Depolayın

Deprem sırasında su borularının kırılabileceği düşünülürse, deprem sonrasında evinizin sağlam kalması durumunda banyo küveti, lavabo su ile doldurarak yedek su kaynağı oluşturmak bir süreliğine su sorununuzu giderecektir. Evdeki her bir kişi için günlük dört litre su, diş fırçalama, kişisel hijyen, küçük bulaşıklar, yemek hazırlama amacıyla yeterli olacaktır.

Yiyecek depolarken ise uzun süre dayanacak yüksek kalorili yiyecekler seçilmeli.

Vanaları Kapatın

Elektrik şalteri, gaz ve su vanaları depremden sonra kapatılmalı. Böylece deprem sonrası gaz sızıntılarından kaynaklanabilecek yangın ve su sızıntılarının neden olabileceği su baskınlarının önüne geçmiş olursunuz. Tesisatların nasıl kapatıldığı, tüm aile üyelerinin öğrenmesi gereken bir konudur.

Deprem Çantası Hazırlayın

Depremden sonra eviniz hasar almasa da dışarıda kalmanız gerekebilir. Bu nedenle acil ihtiyaç duyabileceğiniz eşyalar için bir deprem çantası hazırlayabilirsiniz. Aynı çantadan arabanızın bagajında ve iş yerinizde de bulundurmanız fayda sağlayacaktır. Deprem çantanızda bulunması gereken öncelikli malzemeler şunlar olmalı:

DEPREMİN EKONOMİYE VERDİĞİ ZARAR

Geçtiğimiz Kasım ayında Türkiye’deki işletmeleri deprem, yangın, sel ve mülteci krizi başta olmak üzere doğal afetler ile karmaşık acil durumlara karşı hazırlamak üzere TÜRKONFED ve UNDP tarafından kurulan CBi Türkiye Platformu, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 20. yıl dönümü nedeniyle ‘KOBİ’lerde Dayanıklılık: Yeni Riskler, Yeni Öncelikler Raporu’nu açıkladı.

Bu raporda özetle şu vurgulanıyor:

Rapora göre 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nden büyük fabrikalar kadar ülkenin ve bölgenin bel kemiğini oluşturan KOBİ’ler etkilendi. Türkiye sanayisini kalbinden vuran depremde 30 binden fazla işletme zarar gördü ve bugünün parasıyla 200 milyar TL düzeyinde zarar oluştu. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nden bu yana yapılan çalışmaların ağırlıklı olarak can güvenliğinin sağlanmasına yönelik olduğunun belirtildiği rapora göre, firmalarda iş sürekliliğinin sağlanması ve ekonomik kayıpların azaltılması yönünde ise halen yapılması gereken çok şey var. Çünkü son 20 yılda, olası bir depremin ekonomi üzerinde yaratacağı risk, Türkiye ekonomisinin büyümesine paralel bir şekilde arttı.

ARTIK YETER!

Her deprem sonrası dilek ve temennilerde bulunmayı, dualarımız sizinle demeyi bırakarak, depremlere ciddi biçimde hazırlanalım.

Ülkemize geçmiş olsun. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara sağlıklar diliyoruz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum