Üniversiteye Giriş Sistemi Üzerine - YKS 2018
İbrahim Yalçın

İbrahim Yalçın

Büyüteç

Üniversiteye Giriş Sistemi Üzerine - YKS 2018

03 Temmuz 2018 - 21:48

 Üniversiteye Giriş Sistemi Üzerine - YKS 2018

Son yıllarda bir türlü dikiş tutturamayan sistemlerden biri olan üniversiteye giriş sistemi, 2017-2018 eğitim öğretim yılında bir kez daha değişti. Bu değişiklikle daha önce geniş bir süreye yayılan sınav iki günlük zaman dilimine sıkıştırılıp soru sayılarında da değişikliğe gidildi. Bende her sene yaptığım gibi bu sene de üniversiteye giriş sınavına girerek değişiklikleri gözlemleyip sizlere aktarmak istedim. Gelin birlikte yeni sınav sisteminin artılarını ve eksilerini beraber değerlendirelim.

İlk olarak sınav sisteminde Türkçe ve Matematik soru sayısında herhangi bir değişiklik olmadığını fakat Sosyal Bilimler ve Fen Bilimleri sorularının sayısının ise yarı yarıya azaldığını söyleyelim. Bu durumun olumsuz yansımasının Tarih, Coğrafya gibi Sosyal Bilimlerle ilgili sorulan soruların ve Fizik, Kimya, Biyoloji gibi Fen Bilimlerine ait soruların ölçme gücünün düşük olması. Her birinden 6-7 soru sorarak dört yıllık temel bilgi birikimini ölçmek pek kolay olmasa gerek.

Önceki senelerde Türkçe testinde çok uzun paragraf soruları soran ÖSYM’nin bu yıl bu tarz sorulardan vazgeçerek daha çok okuduğunu anlayıp algılamaya yönelik sorular sorduğuna şahit olmaktayız. Aslında bu tarz soruların yapılabilirlik durumu, gençlerin kitap okuma durumlarını gösteren önemli bir gösterge olduğu kanaatindeyim.

Matematik soruları ise geçmiş yıllara nazaran çok daha farklı bir konsept taşımaktaydı. Klasik işlem sorularının olmadığı, tamamının hikayeleştirilmiş paragraf sorularından oluştuğu soruların gençlerin okuduğunu anlama ve işlem kabiliyetini ölçebilmesi açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda ÖSYM'i tebrik ederim. Fakat buradaki en önemli konu gençlerin okullarda aldıkları eğitimin ve kitaplarda bulunan soruların bu tarz soruları çözebilme yeteneğini kazandırmadan uzak olması. Bu noktada hem öğretmenler kendilerini yenileyebilmeli ve geliştirmeli, hem de kitap evleri de çıkmış soruları baz alarak yeni sorular üzerinde çalışmalı ve geliştirme faaliyetlerinde bulunmalı. Zira eski çalışma sistemiyle yeni soruları çözmek pekte kolay gözükmüyor.

Tarih, Coğrafya gibi temel sosyal bilimlerin ve Fizik,Kimya,Biyoloji gibi temel Fen Bilimlerine ait bilgi birikimin 6-7 soru ile ölçülemeyeceği düşüncesindeyim. Öğrenciler hangi bölümü okuyacaksa okusun buradaki temel bilgileri bilmemesinin hayata karşı hazırlıkta hanesine eksi olarak yazılmasına neden olduğu kanaatindeyim. Bu anlamda bir önceki sistemin bu yönünü mevcuda göre daha ölçücü.

Sınavla ilgili değerlendirme yaparken söylenmesi gereken en önemli husus kitap okumak,kitap okumak ve kitap okumak. Eğer bir öğrenci düzenli olarak kitap okumuyorsa, okuduğunu algılamıyorsa yeni sınav sisteminde başarılı olması çok zor. Gençlere tavsiyem bol bol kitap okumaları ve makine gibi aynı soru tarzından 200 soru çözmeyip farklı soru tarzlarını görmeye çalışmaları yönünde. Unutmayın çözdüğünüz soru sayısından ziyade konuları derinlemesine anlamanız ve analiz etmeniz önemli.

 

Bütün öğrencilere başarılar dilerken her zaman destek olan ailelere de kolaylıklar dilerim.

 

Esen kalın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum